Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2008/9183 K.2011/24194
Özet: (1) Sanık Bozkurt’un, resmi belgede sahteciliği ve memura yalan beyanda bulunma suçlarından dolayı açılan davada, noter senedinde sahtecilik suçu kanıtlanmıştır. (2) Mahkeme, 5237 sayılı TCK’nun ilgili maddeleri uyarınca sanığa 45 yeni kuruş adli para cezası ve erteleme kararı vererek hükmü kesinleştirir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK.nın 204/1-3, 43/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 307/4, 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddeleri gereği 45 Yeni Kuruş adli para cezası, erteleme
Sanık hakkında memura yalan beyanda bulunmak suçundan açılan kamu davasında Bozkurt Asliye Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine bozmaya uyulmak suretiyle görevsizlik kararı verilerek İnebolu Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen dosyada yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen “noter senedinde sahtecilik” suçunun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçları denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre lehe kabul edilerek uygulanan 5237 sayılı TCK'nun 204/1-3 maddeleri uyarınca sonuç hapis cezasının miktar itibariyle erteleme şartları dışında kaldığı ancak kazanılmış hakkın saklı tutulduğu Bozkurt Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2002 tarih 2002/6 esas, 2002/30 sayılı kararında sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün paraya çevrildikten sonra 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelendiği bu nedenle mahkemece 647 sayılı Yasanın 6. maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün ve 47/43 sayılı kararında açıklandığı üzere sanığın daha önce bir kez tanınmış olan atıfetin genişletilmesi suretiyle hakkaniyete aykırı, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacak biçimde önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan ikinci kez mahkûmiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasının mümkün bulunmadığı bu nedenle gerçekte tayin olunması gereken ceza miktarı itibari ile 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231/5. maddesinden yararlanamayacağı anlaşılmış olduğundan, sanık müdafiinin eksik araştırmayla mahkumiyet kararı verildiğine, müvekkili sanığın vekaletnamedeki yetkilerinden azledildiğinden haberi olmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK.nın 204/1-3, 43/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 307/4, 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddeleri gereği 45 Yeni Kuruş adli para cezası, erteleme
Sanık hakkında memura yalan beyanda bulunmak suçundan açılan kamu davasında Bozkurt Asliye Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine bozmaya uyulmak suretiyle görevsizlik kararı verilerek İnebolu Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen dosyada yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen “noter senedinde sahtecilik” suçunun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçları denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre lehe kabul edilerek uygulanan 5237 sayılı TCK'nun 204/1-3 maddeleri uyarınca sonuç hapis cezasının miktar itibariyle erteleme şartları dışında kaldığı ancak kazanılmış hakkın saklı tutulduğu Bozkurt Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2002 tarih 2002/6 esas, 2002/30 sayılı kararında sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün paraya çevrildikten sonra 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelendiği bu nedenle mahkemece 647 sayılı Yasanın 6. maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün ve 47/43 sayılı kararında açıklandığı üzere sanığın daha önce bir kez tanınmış olan atıfetin genişletilmesi suretiyle hakkaniyete aykırı, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacak biçimde önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan ikinci kez mahkûmiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasının mümkün bulunmadığı bu nedenle gerçekte tayin olunması gereken ceza miktarı itibari ile 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231/5. maddesinden yararlanamayacağı anlaşılmış olduğundan, sanık müdafiinin eksik araştırmayla mahkumiyet kararı verildiğine, müvekkili sanığın vekaletnamedeki yetkilerinden azledildiğinden haberi olmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.