Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2008/7306 K.2012/1244
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların sahte belgeler düzenleyip araçlar üzerindeki hacizleri kaldırmak için Trafik Şube Müdürlüğüne başvurmalarıdır; mahkeme bu eylemleri sahtecilik suçuna tabi tutmuştur. Mahkeme kararıyla sanıklar 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştır.
MAHKEMESİ: Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahtecilik
HÜKÜM: Sanıkların 765 sayılı TCK.nun 342/1, 80, 59 ve 31. maddeleri gereğince 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması
Araçlar üzerindeki hacizlerin hangi kurumlar tarafından hangi araçlar üzerinde yapıldığına ve kaldırılmalarına ilişkin belgelerin dosya içerisinde denetime olanak sağlayacak şekilde mevcut olması, iddianamedeki anlatım ve nitelendirmeye göre sanıkların İcra Müdürlüğü ve SSK İl Müdürlüğü ile Mahkeme kaşe ve mührünü kullanarak taklit imzayla anılan sahte belgeleri düzenleyip, araçlar üzerindeki hacizleri kaldırmak için Trafik Şube Müdürlüğüne sunduklarının iddia edilmesi karşısında tebliğnamenin 1 ve 2. maddelerindeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine ve incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan gerekçeden yoksun olarak denetime olanak vermeyecek şekilde soyut ifadelerle ve temel ceza tayini sırasında teşdit sebebi tespit edilemediğinden cezaların alt sınırdan verilmesi öngörülerek 765 sayılı Yasa hükümlerinin lehe olduğu kabul edildiği halde, hüküm fıkrasında alt sınırdan uzaklaşarak, çelişkiye düşülmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 08.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Sahtecilik
HÜKÜM: Sanıkların 765 sayılı TCK.nun 342/1, 80, 59 ve 31. maddeleri gereğince 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması
Araçlar üzerindeki hacizlerin hangi kurumlar tarafından hangi araçlar üzerinde yapıldığına ve kaldırılmalarına ilişkin belgelerin dosya içerisinde denetime olanak sağlayacak şekilde mevcut olması, iddianamedeki anlatım ve nitelendirmeye göre sanıkların İcra Müdürlüğü ve SSK İl Müdürlüğü ile Mahkeme kaşe ve mührünü kullanarak taklit imzayla anılan sahte belgeleri düzenleyip, araçlar üzerindeki hacizleri kaldırmak için Trafik Şube Müdürlüğüne sunduklarının iddia edilmesi karşısında tebliğnamenin 1 ve 2. maddelerindeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine ve incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan gerekçeden yoksun olarak denetime olanak vermeyecek şekilde soyut ifadelerle ve temel ceza tayini sırasında teşdit sebebi tespit edilemediğinden cezaların alt sınırdan verilmesi öngörülerek 765 sayılı Yasa hükümlerinin lehe olduğu kabul edildiği halde, hüküm fıkrasında alt sınırdan uzaklaşarak, çelişkiye düşülmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 08.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.