Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2008/21079 K.2012/4133
Özet: Uyuşmazlık, Posof ilçesinde kamu inşaatı müteahhitlerinin resmi belgede sahtecilik yaparak kamu kurumuna dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıdır. Mahkeme, sanıkları 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırmış ve kararın gerekçesini eksik bulup itirazları bozmuştur.
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
**HÜKÜM:** 1- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ...: Lehe olduğu değerlendirilerek, 765 sayılı TCK'nun 342/1, 80. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına
2- Sanık ... .... Lehe olduğu değerlendirilerek,765 sayılı TCK'nun 342/1, 80. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Ankara 14. Sulh Ceza Mahkemesinin 1997/1389 esas, 1998/1528 karar sayılı ilamıyla verilen erteli cezasının 765 sayılı TCK'nun 95/2. maddeleri uyarınca aynen infazına.,
Hükmolunan cezanın süresine göre koşulları oluşmadığından, sanıklar ..., ... ve ... müdafii Av. ...'ın incelemenin duruşmalı olarak yapılması isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 318. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir
1-)20.06.2003 tarih ve 2003/835-485-160 sayılı iddianame ile Posof İlçesinde devam eden kamu inşaatlarının müteahhitleri olan sanıkların, kum ihtiyaçlarını Posof çayı üzerinde kurulu bulunan Posof Belediyesine ait kum işletmesinden aldıkları halde, 232 km mesafedeki Aras Nehrinden temin etmiş gibi düzenlenen hak ediş bedellerini almak suretiyle kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddiasından ibaret olayda; hükmün konusu iddianamede gösterilen eylemden ibaret olup, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ve Dairemizin yerleşik içtihatlarında açıklandığı üzere; “bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan söz edilmesi, o olay hakkında da dava açıldığını” göstermeyeceği cihetle, iddianame konusu yapılmayıp, dolandırıcılık suçunun anlatımı sırasında sahte belge düzenlenmesi eyleminden bahsedilmediği gibi dolandırıcılık suçunun resmi belgede sahtecilik suçuna da dönüşmeyeceği gözetilmeden ve resmi belgede sahtecilik suçundan ek iddianame düzenlenmesi de sağlanmadan, sanıkların eylemlerinin dolandırıcılık suçunu değil,
resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağının kabulüyle, iddianame konusu yapılmayan resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 225. maddesine (1412 sayılı CMUK.nun 150 ve 257. maddeleri) aykırı davranılması,
2-)Kabule göre de;
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca kararın gerekçe bölümünde, 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesindeki cezanın 2 yıldan 8 yıla kadar hapis, sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesinde öngörülen cezanın ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olduğu da gözetilerek temel cezaların tespitinden sonra olaya ilişkin tüm hükümlerin uygulanması suretiyle kişiselleştirilen cezaların ve birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerekirken, üst sınırına göre lehe olan 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesine göre temel cezanın ne kadar verileceği de karar yerinde gösterilmeden, 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesinin lehe olduğunun kabulüyle temel cezanın 4 yıl hapis olarak takdir ve tayin edilerek denetime olanak vermeyecek biçimde ve gerekçesiz olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan idare vekili ile sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 26.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
**HÜKÜM:** 1- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ...: Lehe olduğu değerlendirilerek, 765 sayılı TCK'nun 342/1, 80. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına
2- Sanık ... .... Lehe olduğu değerlendirilerek,765 sayılı TCK'nun 342/1, 80. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Ankara 14. Sulh Ceza Mahkemesinin 1997/1389 esas, 1998/1528 karar sayılı ilamıyla verilen erteli cezasının 765 sayılı TCK'nun 95/2. maddeleri uyarınca aynen infazına.,
Hükmolunan cezanın süresine göre koşulları oluşmadığından, sanıklar ..., ... ve ... müdafii Av. ...'ın incelemenin duruşmalı olarak yapılması isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 318. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir
1-)20.06.2003 tarih ve 2003/835-485-160 sayılı iddianame ile Posof İlçesinde devam eden kamu inşaatlarının müteahhitleri olan sanıkların, kum ihtiyaçlarını Posof çayı üzerinde kurulu bulunan Posof Belediyesine ait kum işletmesinden aldıkları halde, 232 km mesafedeki Aras Nehrinden temin etmiş gibi düzenlenen hak ediş bedellerini almak suretiyle kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddiasından ibaret olayda; hükmün konusu iddianamede gösterilen eylemden ibaret olup, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ve Dairemizin yerleşik içtihatlarında açıklandığı üzere; “bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan söz edilmesi, o olay hakkında da dava açıldığını” göstermeyeceği cihetle, iddianame konusu yapılmayıp, dolandırıcılık suçunun anlatımı sırasında sahte belge düzenlenmesi eyleminden bahsedilmediği gibi dolandırıcılık suçunun resmi belgede sahtecilik suçuna da dönüşmeyeceği gözetilmeden ve resmi belgede sahtecilik suçundan ek iddianame düzenlenmesi de sağlanmadan, sanıkların eylemlerinin dolandırıcılık suçunu değil,
resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağının kabulüyle, iddianame konusu yapılmayan resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 225. maddesine (1412 sayılı CMUK.nun 150 ve 257. maddeleri) aykırı davranılması,
2-)Kabule göre de;
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca kararın gerekçe bölümünde, 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesindeki cezanın 2 yıldan 8 yıla kadar hapis, sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesinde öngörülen cezanın ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olduğu da gözetilerek temel cezaların tespitinden sonra olaya ilişkin tüm hükümlerin uygulanması suretiyle kişiselleştirilen cezaların ve birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerekirken, üst sınırına göre lehe olan 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesine göre temel cezanın ne kadar verileceği de karar yerinde gösterilmeden, 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesinin lehe olduğunun kabulüyle temel cezanın 4 yıl hapis olarak takdir ve tayin edilerek denetime olanak vermeyecek biçimde ve gerekçesiz olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan idare vekili ile sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 26.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.