Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2008/20433 K.2012/3252
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın resmi belge düzenlenmesi sırasında memura kimlik bilgisi hakkında yalan beyanda bulunmasıdır; (2) Mahkeme, 765 sayılı TCK’nun 343/2. maddesine göre sanığa iki yıl hapis cezası verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgenin düzenlenmesi sırasında memura kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak
HÜKÜM: 765 sayılı TCK'nun 343/2. maddesi gereği 2 yıl hapis cezası
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçların uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
I-) Sevk ve idaresindeki ... plakalı sağ ön far kısmından hasarlı araç şüphe üzerine durdurulup kimlik bilgileri sorulduğunda, başka suçlar nedeniyle yakalaması olduğu için aranan sanığın, kendi ismini gizleyip amcasının oğlu olan ...'in kimlik bilgilerini vermesinden ibaret olayda; sanığın her hangi bir suç isnadı ile yakalanmayıp, şüphe üzerine durdurularak kimlik sorgulaması yapılmış olması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun 268. maddesindeki suçun unsurlarının oluşmayacağı, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 343/2. maddesindeki suçu oluşturan eyleminin 5237 sayılı TCK.daki karşılığının 206/1. maddesindeki “resmi belgenin düzenlenmesi sırasında memura kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak” suçunu oluşturacağı gözetilerek, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı T.C. K. nun olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanarak, cezaların kişiselleştirilmesinden sonra sonuç cezalar birbirleriyle karşılaştırılıp, lehe yasanın tespiti gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
II-) Kabule göre de;
1-Temel cezanın belirlenmesi sırasında teşdit gerekçelerinin somut olaya uygun ve denetime olanak verecek biçimde gösterilmemesi,
2-Beraat kararı verilip de, temyiz edilmeksizin kesinleşen hırsızlık suçunun mağduru olarak davaya katılma hakkı bulunan müşteki şirketin, mahkumiyet hükmü kurulan “resmi belgenin düzenlenmesi sırasında memura kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak” suçundan doğrudan doğruya zarar görmediğinden bu suçtan davaya katılma hakkı bulunmadığı gözetilmeden, “memura yalan beyanda bulunmak” suçundan açılan kamu davasını da kapsayacak biçimde müdahilliğine karar verilmesi ve buna bağlı olarak lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUY.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgenin düzenlenmesi sırasında memura kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak
HÜKÜM: 765 sayılı TCK'nun 343/2. maddesi gereği 2 yıl hapis cezası
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçların uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
I-) Sevk ve idaresindeki ... plakalı sağ ön far kısmından hasarlı araç şüphe üzerine durdurulup kimlik bilgileri sorulduğunda, başka suçlar nedeniyle yakalaması olduğu için aranan sanığın, kendi ismini gizleyip amcasının oğlu olan ...'in kimlik bilgilerini vermesinden ibaret olayda; sanığın her hangi bir suç isnadı ile yakalanmayıp, şüphe üzerine durdurularak kimlik sorgulaması yapılmış olması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun 268. maddesindeki suçun unsurlarının oluşmayacağı, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 343/2. maddesindeki suçu oluşturan eyleminin 5237 sayılı TCK.daki karşılığının 206/1. maddesindeki “resmi belgenin düzenlenmesi sırasında memura kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak” suçunu oluşturacağı gözetilerek, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı T.C. K. nun olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanarak, cezaların kişiselleştirilmesinden sonra sonuç cezalar birbirleriyle karşılaştırılıp, lehe yasanın tespiti gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
II-) Kabule göre de;
1-Temel cezanın belirlenmesi sırasında teşdit gerekçelerinin somut olaya uygun ve denetime olanak verecek biçimde gösterilmemesi,
2-Beraat kararı verilip de, temyiz edilmeksizin kesinleşen hırsızlık suçunun mağduru olarak davaya katılma hakkı bulunan müşteki şirketin, mahkumiyet hükmü kurulan “resmi belgenin düzenlenmesi sırasında memura kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak” suçundan doğrudan doğruya zarar görmediğinden bu suçtan davaya katılma hakkı bulunmadığı gözetilmeden, “memura yalan beyanda bulunmak” suçundan açılan kamu davasını da kapsayacak biçimde müdahilliğine karar verilmesi ve buna bağlı olarak lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUY.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.