‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2008/16008 K.2010/8159

Esas No: 2008/16008 · Karar No: 2010/8159 · Karar Tarihi: 08.07.2010
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların 2002 ve 2003 yıllarında kamu görevlisi olarak resmi belgede sahteciliği ve dolandırıcılık suçlarından hüküm giymesi üzerine yapılan temyiz itirazlarıdır. Mahkeme, temyiz itirazlarını reddederek, ilgili suçlar için hapis cezası, adli para cezaları ve beraat kararlarının iptali veya kaldırılması kararı almıştır.
MAHKEMESİ: Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ: Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği, Dolandırıcılık

HÜKÜM: ...: 765 s.y. TCK'nın 504/7,522,59,647 s.y.6. mad.ge.2 kez 9 ay 20 gün hapis ve her bir eylemi için aynı zamanda 905 YTL ve 3.430 YTL adli para cezasına ilişkin.,
..., ...., ...: Beraat

Sanıklar ..., ... ve ... haklarında 2003 yılı doğrudan gelir desteğine esas olmak üzere sahte muvafakatname düzenleme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Sanıklar ..., ... ve ... haklarında 2002 yılı doğrudan gelir desteğine esas olmak üzere sahte muvafakatname düzenleme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanıklara yüklenen “resmi evrakta sahtecilik” suçunun sübutu halinde eylemin “sahte şahadetname düzenletmek” suçunu oluşturacağı göz önüne alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen “resmi belgede sahtecilik suçunun değişen suç vasfına göre şahadetnamede sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 Sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 26.09.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 Sayılı CMUK.nun 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddeleri gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA,

3-Katılan vekilinin sanık ... ı hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK.nun 231. maddesi uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının" takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?