Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2008/11875 K.2011/543
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın dolandırıcılık suçundan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca hapis ve adli para cezası ile hak yoksunluğu uygulanmasıdır. Mahkeme, sanığa 1 yıl 8 ay hapis, 2075 TL adli para cezası ve hak yoksunluğunu (koşullu salıverilme tarihine kadar) hükümle belirleyerek kararını onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: 5237 Sayılı TCK'nun 157,62,53/1 maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 2.083 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına
Suçtan önce kasıtlı bir başka suçtan mahkûmiyeti bulunması nedeniyle hakkında 5728 sayılı Yasayla değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 7. ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-5237 sayılı TCK.nun 61/8. maddesi uyarınca, temel adli para cezasının tayininde esas alınacak tam gün birim sayısı üzerinden artırım ve indirimler yapıldıktan sonra belirlenen sonuç gün ile bir gün karşılığı takdir edilen miktarın çarpılması suretiyle sonuç adli para cezasının tayini gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla adli para cezasına hükmolunması,
2-Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin uygulanmaması,
3-5237 sayılı TCK’nun 52. maddesi uyarınca, adli para cezası belirlenirken uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK.nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan hapis cezası yanında takdir edilen birim gün sayısının adli para cezasına çevrilmeye ilişkin 2. paragrafla, 2500,00 ve 2083,00 TL.nın çıkartılarak TCK.nun 61/8. maddesine göre tayin olunan 100 tam gün birim sayısının TCK. nun 62. maddesi ile 1/6 oranında indirilerek 83 tam gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Yasanın 52/2. maddesi uyarınca, beher günü sanığın sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak günlüğü 25,00 TL den paraya çevrilerek neticeten 2075,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve “sanığın 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki haklarından koşullu salıverilme tarihine, kadar yoksun bırakılmasına” ibaresi hak yoksunluğuna ilişkin bölüm sonuna eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: 5237 Sayılı TCK'nun 157,62,53/1 maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 2.083 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına
Suçtan önce kasıtlı bir başka suçtan mahkûmiyeti bulunması nedeniyle hakkında 5728 sayılı Yasayla değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 7. ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-5237 sayılı TCK.nun 61/8. maddesi uyarınca, temel adli para cezasının tayininde esas alınacak tam gün birim sayısı üzerinden artırım ve indirimler yapıldıktan sonra belirlenen sonuç gün ile bir gün karşılığı takdir edilen miktarın çarpılması suretiyle sonuç adli para cezasının tayini gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla adli para cezasına hükmolunması,
2-Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin uygulanmaması,
3-5237 sayılı TCK’nun 52. maddesi uyarınca, adli para cezası belirlenirken uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK.nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan hapis cezası yanında takdir edilen birim gün sayısının adli para cezasına çevrilmeye ilişkin 2. paragrafla, 2500,00 ve 2083,00 TL.nın çıkartılarak TCK.nun 61/8. maddesine göre tayin olunan 100 tam gün birim sayısının TCK. nun 62. maddesi ile 1/6 oranında indirilerek 83 tam gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Yasanın 52/2. maddesi uyarınca, beher günü sanığın sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak günlüğü 25,00 TL den paraya çevrilerek neticeten 2075,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve “sanığın 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki haklarından koşullu salıverilme tarihine, kadar yoksun bırakılmasına” ibaresi hak yoksunluğuna ilişkin bölüm sonuna eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.