Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2008/11252 K.2011/23670
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın kendi çocuğunu sahte doğum tutanağıyla “kardeşi” olarak tanımlayarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddelerine göre yalan beyanda bulunmasıdır; (2) Mahkeme, bu eylemin suç oluşturduğunu kabul ederek sanığa 2 yıl 1 ay hapis cezası ve hak yoksunluğu hükmü verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK 204/1, 43/1, 62/1, 53, maddelerine göre 2 yıl 1 ay hapis cezası, hak yoksunluğu
Bozmaya uyulmak suretiyle yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın, suç kastı olmadığına, suçu işlediğine dair delilin bulunmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1- 5237 sayılı TCK' nun 43. maddesinde, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK' nun 80. maddesinden farklı olarak "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında; aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından, sanığın gerçekte kendi çocuğu olan...'yi kardeşininkiymiş gibi 03.01.2001 tarihinde sahte içerikli mernis doğum tutanağı düzenlenmesini sağlayıp aynı tarihte nüfusa tescil ettirdiğinin anlaşılması karşısında; olayda 765 sayılı Yasanın aksine, 5237 sayılı Yasanın zincirleme suça ilişkin hükmünün uygulanamayacağı göz önüne alınıp buna göre kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
2- Sanık hakkında kurulan 06.03.2001 gün ve 2002/10 esas sayılı ilk hükmün salt sanık lehine temyiz edilmiş olması nedeniyle ilk hükümde sanığın aldığı hapisten çevrilen para cezasının kazanılmış hak oluşturduğu halde, bozmadan sonra kurulan hükümde 1412 sayılı CMUK' nun 326/ son maddesine aykırı davranılarak sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK' nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 19.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK 204/1, 43/1, 62/1, 53, maddelerine göre 2 yıl 1 ay hapis cezası, hak yoksunluğu
Bozmaya uyulmak suretiyle yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın, suç kastı olmadığına, suçu işlediğine dair delilin bulunmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1- 5237 sayılı TCK' nun 43. maddesinde, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK' nun 80. maddesinden farklı olarak "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında; aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından, sanığın gerçekte kendi çocuğu olan...'yi kardeşininkiymiş gibi 03.01.2001 tarihinde sahte içerikli mernis doğum tutanağı düzenlenmesini sağlayıp aynı tarihte nüfusa tescil ettirdiğinin anlaşılması karşısında; olayda 765 sayılı Yasanın aksine, 5237 sayılı Yasanın zincirleme suça ilişkin hükmünün uygulanamayacağı göz önüne alınıp buna göre kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
2- Sanık hakkında kurulan 06.03.2001 gün ve 2002/10 esas sayılı ilk hükmün salt sanık lehine temyiz edilmiş olması nedeniyle ilk hükümde sanığın aldığı hapisten çevrilen para cezasının kazanılmış hak oluşturduğu halde, bozmadan sonra kurulan hükümde 1412 sayılı CMUK' nun 326/ son maddesine aykırı davranılarak sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK' nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 19.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.