Yargıtay 10. Hukuk Dairesi İş Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/594 K.2024/1663
2 kez atıf aldı 2 bozma bağlamı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşturma il prima facie asgari sigortanın başlangıç tarihinin 15.04.1988 olduğuna ilişkin davacı vekili kabul, davalı kurum vekili rahatsızlık ifade etmiş, ilkel derece mahkemesi davası kabul cezalandırarak decidir. Mahkeme, ilk derece mahkemesinin kararını bozmuş, dosyayı geri gönderip yeni yargılama için hüküm vermiş ve sonuçta sigorta başlangıç tarihinin 15.04.1988 olarak tespitini kabul etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2023/25 E., 2023/109 K.
KARAR: Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sigortalılık başlangıç tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 15.04.1988 tarihinin sigorta başlangıcı olarak tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2018 tarihli ve 2018/47 E. 2018/217 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi 17.01.2019 tarih ve 2019/52 E-2019/87 K sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 16.05.2019 tarihli ve 2019/2075 E. 2019/4461 K. sayılı ilamında; "... Dosya kapsamından, Mahkemece, talebe konu tarihe ilişkin resen çalışan bordrolu tanık dinlenmediği, tanıkların hizmet döküm cetvellerinin celp edilerek beyanlarının denetlenmediği, eksik inceleme sonucunda karar verildiği anlaşılmakta olup Mahkemece, özellikle dava dışı işyeri ile husumeti bulunmayan, işyerinde davacının çalışmalarını bilebilecek talebe konu tarih yönünden resen tespit edilecek bordro tanıkları dinlenilmeli, dinlenen bordro tanıklarının hizmet döküm cetveleri celp edilerek beyanları denetlenmeli, aynı şekilde talebe konu bordro tanığının bulunmadığı tarih yönünden, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler re’sen saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı; bozmadan önce dinlenen tanıklar ile bozmadan sonra dinlenecek tanık beyanları arasında çelişki olursa giderilmeli böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesi, 13.01.2022 tarihli ve 2019/162 E-2022/11 K sayılı kararıyla; davanın reddine karar vermiş; karara karşı davacı tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Dairemizin 31.10.2022 tarihli ve 2022/11843E. 2022/13338 K. sayılı ilamında; ".... Mahkemece, öncelikle dava dışı Sarayönü Halk Eğitim Müdürlüğünden, ismi geçen ... Konfeksiyon ile varsa yapılan sözleşme, davacı ile ilgili kayıtların celp edilmesine, talebe konu tarihe ilişkin davacıdan hangi bordro tanıklarıyla çalıştığı sorularak resen çalışan bordro tanıkları dinlenilmeli, dinlenen bordro tanıklarının hizmet döküm cetveleri celp edilerek beyanları denetlenmeli, bozmadan önce dinlenen tanıklar ile bozmadan sonra dinlenecek tanık beyanları arasında çelişki olursa giderilmeli böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerekir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davanın kabulüne, davacının 15.04.1998 tarihi itibariyle 1 gün süre ile Sarayönü Halk Eğitim Müdürlüğüne bağlı iş yerinde asgari ücret üzerinden çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigortalılık başlangıç tespitine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 2, 6, 7, 9, 108 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
2. Eldeki davada, davacı adına Sarayönü Halk Eğitim Merkezinin 42413 sicil sayılı iş yerinden 15.04.1998 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği, anılan iş yerinden verilen 1998/1-3 üncü dönem bordrolarının dosyaya gönderildiği, davacının bildirilen kişiler arasında yer almadığı, Sarayönü Halk Eğitim Merkezinin Mahkemeye verdiği müzekkere cevabında davacının 21.11.1994 tarihinde biçki-dikiş kursunda kursiyer olarak eğitim aldığını bildirdiği, belediye aracılığıyla yaptırışlan komşu işyeri araştırması sırasında tutulan tutanakta dava dışı ... Teks. Ltd. Şti. Ortaklarından ... ile yapılan görüşmede 01.10.1997 tarihinde Sarayönü İlçe Kaymakamlığı, Halk Eğitim Merkezi ile ... Teks. Ltd. Şti. arasındaki iş birliği ile konfeksiyon işletme atölyeleri açmak ve işletmek için aralarında protokol örneği olarak 01.10.1997 tarihli protokol örneğini sunduğu daha sonra Mahkemece aynı yönde yapılan 15.02.1999 ve 18.11.1999 tarihli protokol örneklerinin de dosya içine alındığı, bu kapsamda davacının bildirdiği tanıklar olan ... ile ...'ın dinlendiği, ...'nın dava konusu dönemde hiç sigortalılığının olmadığı, ...'nin ise ... Teks. Ltd. Şti. işyerinden 1998/1-2001/3 arasında sigortalılığının olduğu öte yandan davacının işe giriş bildirgesinin verildiği ... sicil sayılı işyerinin 1998 /1 inci döneminden bildirilen 18 kişiden sadece ...'ın dinlendiği onun da davacıyı hatırlamadığı anılan dönem bordrosunda davacının çalışmasını bilebilecek başkaca bordrolu çalışan dinlenmeden, böylelikle bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden eksik incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
3. Buna göre Mahkemece, öncelikle 42413 sicil sayılı işyerinin dava konusu dönemde verilmiş 1998/1 inci dönem bordrosunda adı geçen ve Mahkemece dinlenmemiş çalışanlar bordro tanığı olarak dinlenmeli, bozma öncesi ve sonrası dinlenen tanık beyanları arasında çelişki oluşması halinde beyanlar arasındaki çelişkiler de giderilmek suretiyle, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çalışma olgusunun varlığı hususu tereddütsüz şekilde ortaya konularak karar verilmelidir.
4.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve Kanun'a aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.02. 2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SAYISI: 2023/25 E., 2023/109 K.
KARAR: Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sigortalılık başlangıç tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 15.04.1988 tarihinin sigorta başlangıcı olarak tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2018 tarihli ve 2018/47 E. 2018/217 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi 17.01.2019 tarih ve 2019/52 E-2019/87 K sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 16.05.2019 tarihli ve 2019/2075 E. 2019/4461 K. sayılı ilamında; "... Dosya kapsamından, Mahkemece, talebe konu tarihe ilişkin resen çalışan bordrolu tanık dinlenmediği, tanıkların hizmet döküm cetvellerinin celp edilerek beyanlarının denetlenmediği, eksik inceleme sonucunda karar verildiği anlaşılmakta olup Mahkemece, özellikle dava dışı işyeri ile husumeti bulunmayan, işyerinde davacının çalışmalarını bilebilecek talebe konu tarih yönünden resen tespit edilecek bordro tanıkları dinlenilmeli, dinlenen bordro tanıklarının hizmet döküm cetveleri celp edilerek beyanları denetlenmeli, aynı şekilde talebe konu bordro tanığının bulunmadığı tarih yönünden, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler re’sen saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı; bozmadan önce dinlenen tanıklar ile bozmadan sonra dinlenecek tanık beyanları arasında çelişki olursa giderilmeli böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesi, 13.01.2022 tarihli ve 2019/162 E-2022/11 K sayılı kararıyla; davanın reddine karar vermiş; karara karşı davacı tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Dairemizin 31.10.2022 tarihli ve 2022/11843E. 2022/13338 K. sayılı ilamında; ".... Mahkemece, öncelikle dava dışı Sarayönü Halk Eğitim Müdürlüğünden, ismi geçen ... Konfeksiyon ile varsa yapılan sözleşme, davacı ile ilgili kayıtların celp edilmesine, talebe konu tarihe ilişkin davacıdan hangi bordro tanıklarıyla çalıştığı sorularak resen çalışan bordro tanıkları dinlenilmeli, dinlenen bordro tanıklarının hizmet döküm cetveleri celp edilerek beyanları denetlenmeli, bozmadan önce dinlenen tanıklar ile bozmadan sonra dinlenecek tanık beyanları arasında çelişki olursa giderilmeli böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerekir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davanın kabulüne, davacının 15.04.1998 tarihi itibariyle 1 gün süre ile Sarayönü Halk Eğitim Müdürlüğüne bağlı iş yerinde asgari ücret üzerinden çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigortalılık başlangıç tespitine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 2, 6, 7, 9, 108 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
2. Eldeki davada, davacı adına Sarayönü Halk Eğitim Merkezinin 42413 sicil sayılı iş yerinden 15.04.1998 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği, anılan iş yerinden verilen 1998/1-3 üncü dönem bordrolarının dosyaya gönderildiği, davacının bildirilen kişiler arasında yer almadığı, Sarayönü Halk Eğitim Merkezinin Mahkemeye verdiği müzekkere cevabında davacının 21.11.1994 tarihinde biçki-dikiş kursunda kursiyer olarak eğitim aldığını bildirdiği, belediye aracılığıyla yaptırışlan komşu işyeri araştırması sırasında tutulan tutanakta dava dışı ... Teks. Ltd. Şti. Ortaklarından ... ile yapılan görüşmede 01.10.1997 tarihinde Sarayönü İlçe Kaymakamlığı, Halk Eğitim Merkezi ile ... Teks. Ltd. Şti. arasındaki iş birliği ile konfeksiyon işletme atölyeleri açmak ve işletmek için aralarında protokol örneği olarak 01.10.1997 tarihli protokol örneğini sunduğu daha sonra Mahkemece aynı yönde yapılan 15.02.1999 ve 18.11.1999 tarihli protokol örneklerinin de dosya içine alındığı, bu kapsamda davacının bildirdiği tanıklar olan ... ile ...'ın dinlendiği, ...'nın dava konusu dönemde hiç sigortalılığının olmadığı, ...'nin ise ... Teks. Ltd. Şti. işyerinden 1998/1-2001/3 arasında sigortalılığının olduğu öte yandan davacının işe giriş bildirgesinin verildiği ... sicil sayılı işyerinin 1998 /1 inci döneminden bildirilen 18 kişiden sadece ...'ın dinlendiği onun da davacıyı hatırlamadığı anılan dönem bordrosunda davacının çalışmasını bilebilecek başkaca bordrolu çalışan dinlenmeden, böylelikle bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden eksik incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
3. Buna göre Mahkemece, öncelikle 42413 sicil sayılı işyerinin dava konusu dönemde verilmiş 1998/1 inci dönem bordrosunda adı geçen ve Mahkemece dinlenmemiş çalışanlar bordro tanığı olarak dinlenmeli, bozma öncesi ve sonrası dinlenen tanık beyanları arasında çelişki oluşması halinde beyanlar arasındaki çelişkiler de giderilmek suretiyle, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çalışma olgusunun varlığı hususu tereddütsüz şekilde ortaya konularak karar verilmelidir.
4.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve Kanun'a aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.02. 2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.