‹ Ana sayfa
Yargıtay10. Hukuk Dairesiİş Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/6221 K.2012/8357

Esas No: 2012/6221 · Karar No: 2012/8357 · Karar Tarihi: 09.05.2012
Özet: (1) Davacı, 10.11.2010‑31.12.2010 tarihleri arasında işveren yanında çalıştığını iddia ederek hizmet tespiti talep etti; (2) Mahkeme, temyiz itirazını kabul ederek önceki hükmü bozdu ve davanın yeniden incelenmesine karar verdi.
Mahkemesi: İş Mahkemesi
No:8-116

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davalılardan Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Davanın yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 56. maddesidir.

Davacı, 10.11.2010-31.12.2010 tarihleri arasında davalı işveren yanında geçen çalışmalarının tespitini talep etmiştir. Sigortalı statüsünde bulunmayan bir kimsenin sigortalılık süresinden söz edilemez. Olağan olarak sigortalılık niteliği, hizmet akdinin kurulması ve çalışmaya başlanması ile edinilir. Sigortalılığın zorunlu, kişiye bağlı, devredilemez niteliği gereğince bu tür davaların kamu düzenine ilişkin olduğu açık ve özel bir duyarlılıkla çözümlenmesi zorunludur. Yöntemince düzenlenip süresinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe alındığını gösteren yazılı delil niteliğinde ise de, fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından tek başına yeterli kabul edilemez. Sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur ve fiili çalışma saptanmadıkça, sadece hizmet akdine dayanılması halinde dahi sigortalılık söz konusu olamaz. Bu kapsamda fiili çalışmanın varlığının hangi kanıt ve olgularla belirleneceği üzerinde durulmalıdır. Çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı hak düşürücü sürenin geçirilip geçirilmediği, aynı çevrede iş yeri olan işveren veya bu işverenlerin çalıştırdığı kişiler yöntemince saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, Kurum'dan işyeri dosyası getirtilerek işverenin niteliği, kapsamı belirlenip sonucuna göre, Ticaret Sicil Memurluğu ile şayet tacir ise Ticaret Oda kayıtları, Vergi Dairesinden işverene ilişkin belgeler ile Vergi Yoklama Memurlarınca yapılan denetim raporları getirtilip, faaliyetin devam edip etmediği ve süreleri belirlendikten sonra çalışma olgusu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde yöntemince araştırılarak, elde edilen bilgi ve belgelerin tanık anlatımlarında belirtilen olgularla örtüşüp örtüşmediği de irdelenip sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular araştırılmaksızın, eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurum vekilinin, temyiz itirazlarının bu itibarla kabulü ile hükmün bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.05.2012 gününde, oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?