Yargıtay10. Hukuk Dairesiİş Hukuku
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2011/9213 K.2012/17543
... adına Av. ... ile 1- ...’ı temsilen vasisi ... adına Av. ..., 2- ... Otelcilik ve Turizm Ltd. Şti. aralarındaki dava hakkında İstanbul 7. İş Mahkemesi'nden verilen 25.11.2009 günlü ve 93 / 819 sayılı hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
1- Her ne kadar davalılardan ...’ı temsilen vasisi ...’a gıyabi hüküm ilanen tebliğ edilmiş ise de; anılan davalının kendisini avukatla temsil ettirdiği anlaşıldığından 7201 sayılı Kanunun 11’inci maddesinin vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağına dair hükmü uyarınca, gıyabi hüküm ...’ı temsilen vasisi ... vekiline yöntemince tebliğ edilerek, temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3’üncü maddesi gereğince uygulanan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra;
2- 7201 sayılı Tebligat Kanununun 12 ve 13’üncü maddelerine göre, tüzel kişilere tebligat yetkili temsilcilerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Tebliğ yapılacak bu kişiler herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacakları bir halde oldukları takdirde, bu durum belirtilerek, tebliğ orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birisine yapılır. Dosyadaki belgelerden, davalılardan ... Otelcilik ve Turizm Ltd. Şti. ne dava dilekçesinin, davacı Kurum tarafından bildirilen adreste “çalışan Bülent Mazı” imzasına tebliğ edildiği ve yetkili temsilcilerin işyerinde bulunup bulunmadıkları veya evrakı bizzat alamayacakları bir halde olup olmadıklarına ilişkin herhangi bir kayda yer verilmeden tebliğ edildiği anlaşıldığından, aynı adreste gıyabi hükmün Tebligat Kanununun 35’inci maddesi hükmü uyarınca tebliği geçersizdir.
Bu nedenle; şirketin bağlı bulunduğu Ticaret Sicil Memurluğundan, şirketin adresi ve yetkili mümessillerinin isimleri sorularak, Tebligat Kanununu 12, 13 ve gerektiğinde 35’inci maddesi hükümleri gözetilerek gıyabi hüküm yöntemince tebliğ edilerek, temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun Geçici 3. maddesinde yer alan 1086 sayılı Yasanın temyize ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin düzenleme gereğince) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3’üncü maddesi gereğince uygulanan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra, dosyanın incelenmek üzere gönderilmesi için mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 12.10.2012 günü oybirliği ile karar verildi.
1- Her ne kadar davalılardan ...’ı temsilen vasisi ...’a gıyabi hüküm ilanen tebliğ edilmiş ise de; anılan davalının kendisini avukatla temsil ettirdiği anlaşıldığından 7201 sayılı Kanunun 11’inci maddesinin vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağına dair hükmü uyarınca, gıyabi hüküm ...’ı temsilen vasisi ... vekiline yöntemince tebliğ edilerek, temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3’üncü maddesi gereğince uygulanan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra;
2- 7201 sayılı Tebligat Kanununun 12 ve 13’üncü maddelerine göre, tüzel kişilere tebligat yetkili temsilcilerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Tebliğ yapılacak bu kişiler herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacakları bir halde oldukları takdirde, bu durum belirtilerek, tebliğ orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birisine yapılır. Dosyadaki belgelerden, davalılardan ... Otelcilik ve Turizm Ltd. Şti. ne dava dilekçesinin, davacı Kurum tarafından bildirilen adreste “çalışan Bülent Mazı” imzasına tebliğ edildiği ve yetkili temsilcilerin işyerinde bulunup bulunmadıkları veya evrakı bizzat alamayacakları bir halde olup olmadıklarına ilişkin herhangi bir kayda yer verilmeden tebliğ edildiği anlaşıldığından, aynı adreste gıyabi hükmün Tebligat Kanununun 35’inci maddesi hükmü uyarınca tebliği geçersizdir.
Bu nedenle; şirketin bağlı bulunduğu Ticaret Sicil Memurluğundan, şirketin adresi ve yetkili mümessillerinin isimleri sorularak, Tebligat Kanununu 12, 13 ve gerektiğinde 35’inci maddesi hükümleri gözetilerek gıyabi hüküm yöntemince tebliğ edilerek, temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun Geçici 3. maddesinde yer alan 1086 sayılı Yasanın temyize ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin düzenleme gereğince) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3’üncü maddesi gereğince uygulanan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra, dosyanın incelenmek üzere gönderilmesi için mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 12.10.2012 günü oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.