Yargıtay10. Hukuk Dairesiİş Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2011/6469 K.2012/9970
Özet: Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali talebine ilişkin olarak davacının eşi tarafından tebliğ alındı belgesinin tarihinin yanlış kabul edilmesiyle 7 günlük hak düşürücü sürenin geçildiği iddiasıdır; Mahkeme, temyiz itirazlarını kabul ederek önceki reddi bozmuş ve kararını iptal etmiştir.
Mahkemesi: İş Mahkemesi
No:483-197
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünülüp aşağıdaki karar tespit edilmiştir.
Mahkeme tarafından davanın 7 günlük hak düşürücü sürede açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin hükmü eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalıdır.
506 sayılı SSK m. 80 hükmüne göre; Kurumun süresinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun uygulanır. 6183 sayılı AATUHK 58. maddesi ise, Kurum alacakları yönünden tebliğ edilen ödeme emrine karşı dava açma hakkını 7 gün ile sınırlandırmıştır. İtiraz davası için öngörülen 7 günlük süre hak düşürücü nitelikte olup, mahkeme tarafından re'sen incelenmesi gerekir.
Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında dava değerlendirildiğinde; PTT yurtiçi gönderi sorgulamasından ve tebliğ alındı belgesinden de anlaşılacağı üzere, 19.06.2009 tarih ve 7409043 sayılı, 2009/1534 takip nolu ödeme emrinin, davacının eşi tarafından 26.06.2009 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ alındığı ve davanın 03.07.2009 tarihinde süresinde açıldığı anlaşılmakla, Mahkemece, işin esasına girilerek inceleme yapılması gerektiği halde, tebliğ alındı belgesinin üst kısmında yazılı olan 19.06.2009 (ödeme emrinin üzerinde yazılı olan tarih) tarihinin tebliğ tarihi olarak kabulü ile, davanın 7 günlük hak düşürücü süre geçirildikten sonra açılmış olması sebebiyle reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 29.05.2010 gününde oy birliğiyle karar verildi.
No:483-197
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünülüp aşağıdaki karar tespit edilmiştir.
Mahkeme tarafından davanın 7 günlük hak düşürücü sürede açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin hükmü eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalıdır.
506 sayılı SSK m. 80 hükmüne göre; Kurumun süresinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun uygulanır. 6183 sayılı AATUHK 58. maddesi ise, Kurum alacakları yönünden tebliğ edilen ödeme emrine karşı dava açma hakkını 7 gün ile sınırlandırmıştır. İtiraz davası için öngörülen 7 günlük süre hak düşürücü nitelikte olup, mahkeme tarafından re'sen incelenmesi gerekir.
Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında dava değerlendirildiğinde; PTT yurtiçi gönderi sorgulamasından ve tebliğ alındı belgesinden de anlaşılacağı üzere, 19.06.2009 tarih ve 7409043 sayılı, 2009/1534 takip nolu ödeme emrinin, davacının eşi tarafından 26.06.2009 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ alındığı ve davanın 03.07.2009 tarihinde süresinde açıldığı anlaşılmakla, Mahkemece, işin esasına girilerek inceleme yapılması gerektiği halde, tebliğ alındı belgesinin üst kısmında yazılı olan 19.06.2009 (ödeme emrinin üzerinde yazılı olan tarih) tarihinin tebliğ tarihi olarak kabulü ile, davanın 7 günlük hak düşürücü süre geçirildikten sonra açılmış olması sebebiyle reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 29.05.2010 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.