Yargıtay10. Hukuk Dairesiİş Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2011/19085 K.2012/18071
Özet: Uyuşmazlık, davacı şirketin davalının yalancı tanık kullanarak lehine hüküm kurulmasını sağladığını ve beyanı esas alınan davacı tanığın yalan tanıklık yaptığını iddia etmesiyle ilgilidir. Mahkeme, yargılamanın yenilenmesini kabul ederek önceki kararın iptalini, işyerinde asgari ücretle çalışılan gün sayısını tespit etti ve temyiz itirazlarını reddederek vekâlet ücretinin davalıdan alınmasını onayladı.
Mahkemesi: İş Mahkemesi
No: 4-512
Dava, davacı şirket tarafından daha önceden kendisi aleyhine dava açan davalının yalancı tanık kullanarak lehine hüküm kurulmasını sağladığı ve bu davada beyanı esas alınan davacı tanığının kesinleşmiş ceza mahkumiyeti ile yalan tanıklık yaptığının sabit olması nedeniyle süresi içerisindeki yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle, Yargılamanın iadesinin kabulü ile, mahkemenin daha önceden kesinleşen 2004/870 E - 2006/1047 K sayılı 25/12/2006 tarihli kararının iptali ile;
Davacı ... 'un davalı işveren ... Madencilik Kereste İnşaat Nakliye Sanayi Ltd Şti. 'ne ait 1071324.35 no.lu işyerinde, 02/06/1997 - 02/12/1999 ve 22/08/2001 - 12/07/2004 tarihleri arasında asgari ücretle 1851 gün çalıştığı, 1614 günlük çalışmasının kuruma bildirildiği, 237 günlük çalışmasının bildirilmediğinin tespitine, karar verilmiştir.
Hükmün, davalı kurum ve davalı ... avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin Süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekili ve diğer davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkemece verilen hükmün; önceden açılan ve kesinleşen karara, bu davanın davacısının talebine ve temyiz eden Kurum sıfatına göre kısmi kabul niteliğinde olduğu anlaşılmakla, avukatla temsil edilen Kurum lehine, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca red sebebinin ortak olduğu da gözetilerek vekâlet ücretine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, vekalet ücretine hükmedilmemesi ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:
1- Hüküm fıkrasının, 4. Bendinden sonra gelmek üzere “ 5- Kısmen Kabule göre Karar tarihi itibariyle AAÜT. uyarınca hesaplanan 1.100,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,” cümlesinin eklenmesine ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalı ...'dan alınmasına, 08.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
No: 4-512
Dava, davacı şirket tarafından daha önceden kendisi aleyhine dava açan davalının yalancı tanık kullanarak lehine hüküm kurulmasını sağladığı ve bu davada beyanı esas alınan davacı tanığının kesinleşmiş ceza mahkumiyeti ile yalan tanıklık yaptığının sabit olması nedeniyle süresi içerisindeki yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle, Yargılamanın iadesinin kabulü ile, mahkemenin daha önceden kesinleşen 2004/870 E - 2006/1047 K sayılı 25/12/2006 tarihli kararının iptali ile;
Davacı ... 'un davalı işveren ... Madencilik Kereste İnşaat Nakliye Sanayi Ltd Şti. 'ne ait 1071324.35 no.lu işyerinde, 02/06/1997 - 02/12/1999 ve 22/08/2001 - 12/07/2004 tarihleri arasında asgari ücretle 1851 gün çalıştığı, 1614 günlük çalışmasının kuruma bildirildiği, 237 günlük çalışmasının bildirilmediğinin tespitine, karar verilmiştir.
Hükmün, davalı kurum ve davalı ... avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin Süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekili ve diğer davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkemece verilen hükmün; önceden açılan ve kesinleşen karara, bu davanın davacısının talebine ve temyiz eden Kurum sıfatına göre kısmi kabul niteliğinde olduğu anlaşılmakla, avukatla temsil edilen Kurum lehine, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca red sebebinin ortak olduğu da gözetilerek vekâlet ücretine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, vekalet ücretine hükmedilmemesi ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:
1- Hüküm fıkrasının, 4. Bendinden sonra gelmek üzere “ 5- Kısmen Kabule göre Karar tarihi itibariyle AAÜT. uyarınca hesaplanan 1.100,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,” cümlesinin eklenmesine ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalı ...'dan alınmasına, 08.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.