Yargıtay10. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/7493 K.2025/1663
**MAHKEMESİ:**Ceza Dairesi
**SAYISI:** 2024/1581 E., 2024/1629 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1- Sanık ... hakkında temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanması
2- Sanık ... hakkında bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Küçükçekmece 7. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçta ve cezada şahsilik ilkesinin uygulanmasının gerektiğine,
2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
4. Hukuka aykırı olarak yapılan arama neticesinde elde edilen delilin hükme esas alınamayacağına,
5. Uyuşturucu madde ticareti suçunu işlemediğine, kullanıcı olduğuna,
6. Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, hükme esas alınamayacağına,
7. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
8. Şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı olarak karar verildiğine,
9. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanması gerektiğine,
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Tanık Ferhat'ın beyanlarının baskı altında alındığına, tutarsız ve çelişkili olduğuna,
2. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlemediğine, kullanıcı olduğuna,
3. Yeterli delil bulunmadığına, tanık beyanının esas alınmaması gerektiğine,
4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu, hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazıldığı, kanıtların tartışılarak değerlendirildiği, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin belirtildiği ve bu fiillerin nitelendirilmesinin yapılması suretiyle hüküm kurulduğu, arama kararında hukuka aykırılık bulunmadığına, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanıklar hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uygulanırken 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin gözetilmemesi,
C. Hüküm fıkrasının, adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında, sanıklara verilen adli para cezasının aylık taksitler halinde ödenmesine karar verildikten sonra taksitlerden birinin ödenmemesi halinde kalan cezanın tamamının tahsiline ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği kararı verilmesi yerine, infazda tereddüt yaratacak şekilde “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilerek 5275 Sayılı Kanunun 106/3. maddesindeki usul çerçevesinde infaz edileceğinin sanığa ihtarına, ..." ibareleri yazılmak suretiyle 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; bu her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın
302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
1. Hüküm fıkrasının, sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında, “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilerek 5275 Sayılı Kanunun 106/3. maddesindeki usul çerçevesinde infaz edileceğinin sanığa ihtarına, ..." ibaresinin çıkartılarak yerine “ taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanıklara ayrı ayrı ihtarına” ibaresinin eklenmesi,
2. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümünün hükümden çıkartılarak yerine; "Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler gözetilerek sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-2-3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına," ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Küçükçekmece 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.02.2025 tarihinde karar verildi.
**SAYISI:** 2024/1581 E., 2024/1629 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1- Sanık ... hakkında temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanması
2- Sanık ... hakkında bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Küçükçekmece 7. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçta ve cezada şahsilik ilkesinin uygulanmasının gerektiğine,
2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
4. Hukuka aykırı olarak yapılan arama neticesinde elde edilen delilin hükme esas alınamayacağına,
5. Uyuşturucu madde ticareti suçunu işlemediğine, kullanıcı olduğuna,
6. Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, hükme esas alınamayacağına,
7. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
8. Şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı olarak karar verildiğine,
9. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanması gerektiğine,
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Tanık Ferhat'ın beyanlarının baskı altında alındığına, tutarsız ve çelişkili olduğuna,
2. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlemediğine, kullanıcı olduğuna,
3. Yeterli delil bulunmadığına, tanık beyanının esas alınmaması gerektiğine,
4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu, hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazıldığı, kanıtların tartışılarak değerlendirildiği, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin belirtildiği ve bu fiillerin nitelendirilmesinin yapılması suretiyle hüküm kurulduğu, arama kararında hukuka aykırılık bulunmadığına, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanıklar hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uygulanırken 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin gözetilmemesi,
C. Hüküm fıkrasının, adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında, sanıklara verilen adli para cezasının aylık taksitler halinde ödenmesine karar verildikten sonra taksitlerden birinin ödenmemesi halinde kalan cezanın tamamının tahsiline ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği kararı verilmesi yerine, infazda tereddüt yaratacak şekilde “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilerek 5275 Sayılı Kanunun 106/3. maddesindeki usul çerçevesinde infaz edileceğinin sanığa ihtarına, ..." ibareleri yazılmak suretiyle 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; bu her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın
302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
1. Hüküm fıkrasının, sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında, “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilerek 5275 Sayılı Kanunun 106/3. maddesindeki usul çerçevesinde infaz edileceğinin sanığa ihtarına, ..." ibaresinin çıkartılarak yerine “ taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanıklara ayrı ayrı ihtarına” ibaresinin eklenmesi,
2. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümünün hükümden çıkartılarak yerine; "Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler gözetilerek sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-2-3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına," ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Küçükçekmece 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.02.2025 tarihinde karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.