‹ Ana sayfa
Yargıtay10. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/16499 K.2025/1092

Esas No: 2023/16499 · Karar No: 2025/1092 · Karar Tarihi: 04.02.2025
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi

**SAYISI:** 2013/661 E., 2014/625 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU

**KARAR:** Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi, aynı Kanun'un 62/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği,
hükmün, temyiz edilmeksizin 01.12.2014 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 26.07.2023 tarihli ve 2023/12410 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90160 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90160 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre; sanığın Uşak Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunduğu sırada kapalı ziyaret görüşmesi kapsamında annesi olan inceleme dışı sanık ... ile online olarak kullanılan telefonla konuşurken kendisine evde uyuşturucu madde bulunduğunu ve bu maddeleri saklamasını söylemesi nedeniyle ikametinde kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurduğundan bahisle hakkında kamu davası açılmasını müteakip, Mahkemece yapılan yargılama sonunda, her ne kadar, müsnet suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 26/02/2020 tarihli ve 2019/3929 esas, 2020/1238 karar sayılı ilamında yer alan, "... sanığın..., kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen ve uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanamayan sanığın savunmasının aksine, maddî bulgularla desteklenmeyen mağdurun soyut beyanı dışında, kuşku sınırlarını aşan mahkumiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden;...kanun yararına BOZULMASINA," şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Somut dosya kapsamında, sanığın 01/10/2013 tarihinde savcılıkta alınan ifadesinde üzerine atılı suçlamayı kabul etmesine ve inceleme dışı sanık ...'ün ise 13/06/2014 tarihli beyanında sanık ile yaptığı telefon görüşmesini doğrulamasına karşın, soruşturma ve kovuşturma aşamasında sanığa ait herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilemediği gibi, bu maddeleri kullandığına ilişkin tıbbi bir bulguya da ulaşılamadığı; böylelikle, sanığın soyut ikrarı ile inceleme dışı sanık ...'ün soyut beyanı dışında, sanığın kullanmak için uyuşturucu ya da uyarıcı madde bulundurduğunu somut bir olgu olarak ortaya koyan, her türlü şüpheden uzak, yasal ve yeterli herhangi bir kanıtın bulunmadığı anlaşılmakla, atılı suçtan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 20.06.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 10.10.2013 tarihli ve 2013/6130 Soruşturma, 2013/3651 Esas, 2013/1371 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
B. Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.10.2014 tarihli ve 2013/661 Esas, 2014/625 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi, aynı Kanun'un 62/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği ve kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Dosya kapsamına göre, kendisinde ya da ikamette yapılan aramada herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilmeyen, olayı müteakip kamu davası açılmadan önce uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanmayan sanığın, maddî bulgularla desteklenmeyen soyut beyanlar dışında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğini somut bir olgu olarak ortaya koyan, her türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı ve telefon görüşmesinde bahsedilen maddelerin ele geçmemesi nedeniyle, niteliklerinin belirlenmesi mümkün olmadığından uyuşturucu madde olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi;
"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2014 tarihli ve 2013/661 Esas, 2014/625 Karar sayılı
kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;
Hüküm fıkrasının; "Sanığın üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2. fıkrasının (e) bendi uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle BERAATİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?