Yargıtay10. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/15317 K.2023/11368
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundan hüküm giymiş sanığın, Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesi kararının istinaf aşamasında İstinaf Çalışma Hükmüne itiraz etmesi konusu takdîr edilmiştir. Mahkeme, istemlerin esastan reddiyle hükmün onanmasına karar verip, 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezasını sürdürmüştür.
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/3524 E., 2023/876 K. SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2020 tarihli ve 2018/529 Esas, 2020/96 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 19.04.2021 tarihli ve 2020/2989 Esas, 2021/1202 Karar kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın değişen suç niteliğine göre suç delillerini gizleme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 281 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararının, Cumhuriyet savcısı (sanık aleyhine) tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.10.2022 tarihli ve 2021/16313 Esas, 2022/10253 Karar sayılı kararı ile;"... Olay tutanağı içeriğine ve dosya kapsamına göre; 16.07.2018 tarihinde saat 21:00 sıralarında kolluk görevlilerini gören diğer sanık Lezgin’in elindeki poşeti sanığa vererek “kaçmasını” söylemesi üzerine, sanığın kaçmaya başladığı ve bu esnada yere attığı diğer sanık Lezgin’den aldığı poşetin içerisinde suç konusu eroinin ele geçirildiği anlaşılmakla, uyuşturucu maddenin miktarı, ele geçirildiği yer ve zaman ile ele geçiriliş biçimi dikkate alınarak sanığın eyleminin “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun niteliği yanlış değerlendirilerek “suç delillerini gizleme” suçundan sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi." nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. D. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 10.04.2023 tarihli ve 2022/3524 Esas, 2023/876 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Bölge Adliye Mahkemesince, olay tutanağı içeriğine ve dosya kapsamına göre; 16.07.2018 tarihinde saat 21.00 sıralarında kolluk görevlilerini gören ve hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet hükmü verilen temyiz dışı sanık Lezgin Aşkın'ın elindeki poşeti sanığa vererek “kaçmasını” söylemesi üzerine, sanığın kaçmaya başladığı ve bu esnada yere attığı temyiz dışı sanık Lezgin’den aldığı poşetin içerisinde suç konusu eroinin ele geçirildiği anlaşılmakla, uyuşturucu maddenin miktarı, ele geçirildiği yer ve zaman ile ele geçiriliş biçimi dikkate alınarak sanığın eyleminin “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu oluşturduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş: hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 10.04.2023 tarihli ve 2022/3524 Esas, 2023/876 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/3524 E., 2023/876 K. SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2020 tarihli ve 2018/529 Esas, 2020/96 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 19.04.2021 tarihli ve 2020/2989 Esas, 2021/1202 Karar kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın değişen suç niteliğine göre suç delillerini gizleme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 281 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararının, Cumhuriyet savcısı (sanık aleyhine) tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.10.2022 tarihli ve 2021/16313 Esas, 2022/10253 Karar sayılı kararı ile;"... Olay tutanağı içeriğine ve dosya kapsamına göre; 16.07.2018 tarihinde saat 21:00 sıralarında kolluk görevlilerini gören diğer sanık Lezgin’in elindeki poşeti sanığa vererek “kaçmasını” söylemesi üzerine, sanığın kaçmaya başladığı ve bu esnada yere attığı diğer sanık Lezgin’den aldığı poşetin içerisinde suç konusu eroinin ele geçirildiği anlaşılmakla, uyuşturucu maddenin miktarı, ele geçirildiği yer ve zaman ile ele geçiriliş biçimi dikkate alınarak sanığın eyleminin “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun niteliği yanlış değerlendirilerek “suç delillerini gizleme” suçundan sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi." nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. D. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 10.04.2023 tarihli ve 2022/3524 Esas, 2023/876 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Bölge Adliye Mahkemesince, olay tutanağı içeriğine ve dosya kapsamına göre; 16.07.2018 tarihinde saat 21.00 sıralarında kolluk görevlilerini gören ve hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet hükmü verilen temyiz dışı sanık Lezgin Aşkın'ın elindeki poşeti sanığa vererek “kaçmasını” söylemesi üzerine, sanığın kaçmaya başladığı ve bu esnada yere attığı temyiz dışı sanık Lezgin’den aldığı poşetin içerisinde suç konusu eroinin ele geçirildiği anlaşılmakla, uyuşturucu maddenin miktarı, ele geçirildiği yer ve zaman ile ele geçiriliş biçimi dikkate alınarak sanığın eyleminin “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu oluşturduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş: hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 10.04.2023 tarihli ve 2022/3524 Esas, 2023/876 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.