Yargıtay10. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2017/453 K.2019/9263
Mahkeme: KOCAELİ 2. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm: Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın uyuşturucu madde sattığına ilişkin edinilen bilgiler üzerine, alıcı görevlinin 11.07.2013 tarihinde 20 TL verip sanıktan 2 gram esrar, 13.07.2013 tarihinde 20 TL verip 1 gram esrar aldığı, alıcı görevlinin değişik tarihlerdeki satın alma işlemlerinin, suç delillerini elde etmeye yönelik çalışmalar kapsamında düşünülmesi gerektiği, dolayısıyla alıcı görevlilere yapılan uyuşturucu madde satışlarının zincirleme suç çatısı altında değerlendirilemeyeceği, sanığın hareketlerinin bütünüyle “satmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanığın birden fazla uyuşturucu madde sattığı kabul edilerek hakkında zincirleme suçla ilgili TCK'nın 43. maddesinin uygulanması,
2- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 30/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm: Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın uyuşturucu madde sattığına ilişkin edinilen bilgiler üzerine, alıcı görevlinin 11.07.2013 tarihinde 20 TL verip sanıktan 2 gram esrar, 13.07.2013 tarihinde 20 TL verip 1 gram esrar aldığı, alıcı görevlinin değişik tarihlerdeki satın alma işlemlerinin, suç delillerini elde etmeye yönelik çalışmalar kapsamında düşünülmesi gerektiği, dolayısıyla alıcı görevlilere yapılan uyuşturucu madde satışlarının zincirleme suç çatısı altında değerlendirilemeyeceği, sanığın hareketlerinin bütünüyle “satmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanığın birden fazla uyuşturucu madde sattığı kabul edilerek hakkında zincirleme suçla ilgili TCK'nın 43. maddesinin uygulanması,
2- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 30/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.