Yargıtay10. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2016/596 K.2016/774
Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenlerin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen sanık ...'in kendisinde ele geçirilen suç konusu esrarı sanıktan satın aldığına ilişkin soyut beyanı dışında aleyhinde delil bulunmadığı aşamada, Mehmet'e esrar sattığını söyleyerek, arama kararı olmadığı halde evindeki 18 paketçikte esrarı kolluk görevlilerine teslim ederek ve evinin üst katında ele geçirilen esrarın kendisine ait olduğunu söyleyerek kendi suçunun ortaya çıkmasına, yardım eden sanık hakkında etkin pişmanlıkla ilgili TCK'nın 192. maddesinin 3.fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre; hükümden sonra 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA; 14/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenlerin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen sanık ...'in kendisinde ele geçirilen suç konusu esrarı sanıktan satın aldığına ilişkin soyut beyanı dışında aleyhinde delil bulunmadığı aşamada, Mehmet'e esrar sattığını söyleyerek, arama kararı olmadığı halde evindeki 18 paketçikte esrarı kolluk görevlilerine teslim ederek ve evinin üst katında ele geçirilen esrarın kendisine ait olduğunu söyleyerek kendi suçunun ortaya çıkmasına, yardım eden sanık hakkında etkin pişmanlıkla ilgili TCK'nın 192. maddesinin 3.fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre; hükümden sonra 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA; 14/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.