Yargıtay10. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2013/3239 K.2016/4121
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 10 ay hapis cezası ve tedavi‑denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasıdır; mahkeme, bu kararın temyiz edilmeden kesinleştiğini ve denetimli serbestlik şartlarını yerine getirmediği gerekçesiyle infaz kararı vermiştir. Mahkemenin sonucu olarak, sanığın hapis cezası 6000 TL adli para cezasına çevrilmiş ve ilgili kararın itiraz yolu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na iadesi yapılmıştır.
Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Suç Tarihi: 04.10.2009
Hüküm: Mahkûmiyet Temyiz Edenler: Hükümlü Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: 06/04/2010 tarihinde 2009/.. esas 2010/.. karar sayı ile sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, hükmün temyiz edilmeden 18/05/2010 tarihinde kesinleştiği; Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü'nün 17/02/2012 tarihli yazısı üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 07/03/2012 tarihli yazısı ile hükümlünün denetimli serbestlik tedbirine uymadığı bildirilmesi üzerine duruşma açılarak aynen infaz kararı verilmesi gerekirken 08/11/2012 tarihinde sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 50. maddesi gereğince hapis cezasının 6000 TL adlî para cezasına çevrilmesine karar verildiği anlaşılmış ve hükümden sonra 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca uyarlama yapılması mümkün görülmüştür.5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 98 ve 101. maddeleri uyarınca infaza yönelik olarak verilen Bakırköy 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 08/11/2012 tarih 2009/... esas 2010/... karar sayılı kararının 5275 sayılı Kanun’un 101/3. maddesi uyarınca temyiz yasa yoluna değil, itiraz yasa yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 13/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Hüküm: Mahkûmiyet Temyiz Edenler: Hükümlü Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: 06/04/2010 tarihinde 2009/.. esas 2010/.. karar sayı ile sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, hükmün temyiz edilmeden 18/05/2010 tarihinde kesinleştiği; Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü'nün 17/02/2012 tarihli yazısı üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 07/03/2012 tarihli yazısı ile hükümlünün denetimli serbestlik tedbirine uymadığı bildirilmesi üzerine duruşma açılarak aynen infaz kararı verilmesi gerekirken 08/11/2012 tarihinde sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 50. maddesi gereğince hapis cezasının 6000 TL adlî para cezasına çevrilmesine karar verildiği anlaşılmış ve hükümden sonra 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca uyarlama yapılması mümkün görülmüştür.5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 98 ve 101. maddeleri uyarınca infaza yönelik olarak verilen Bakırköy 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 08/11/2012 tarih 2009/... esas 2010/... karar sayılı kararının 5275 sayılı Kanun’un 101/3. maddesi uyarınca temyiz yasa yoluna değil, itiraz yasa yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 13/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.