Yargıtay 10. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2012/23316 K.2014/13258
Özet: Önceki 07/05/2010 kararında CMK 34/2 ve TCK 191/2 uyarınca “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış, ancak temyiz süresinin teyit edilmemesiyle kararın kesinleşmediği, 08/02/2012 kararının hukuki geçersizliği nedeniyle Yargıtay'ın kararına itirazlar 02/12/2014’te oybirliğiyle kabul edilmiş ve karar yeniden incelenmek üzere başsavcıya iadesi gerçekleştirilmiştir.
Mahkeme: Sulh Ceza Mahkemesi Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Karar: Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Sanığın yüzüne karşı verilen 07/05/2010 tarihli ilk kararda, CMK’nın 34. maddesinin 2. fıkrası ile aynı Kanun'un 232. maddesinin 6. fıkrasına aykırı olarak, temyiz süresinin "tefhimden" itibaren başlayacağının belirtilmemesi nedeniyle kararın kesinleşmediği anlaşılmakta olup; kesinleşmeyen söz konusu karara ilişkin infaz işlemlerinin ve bu aşamada verilen 08/02/2012 tarihli kararın, hukuki geçerlilikten yoksun olması karşısında; hükümlünün temyiz isteminin, 07/05/2010 tarihli ilk karara yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.03.2012 tarih ve 2011/785 - 2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “ denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili olarak gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 02/12/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Sanığın yüzüne karşı verilen 07/05/2010 tarihli ilk kararda, CMK’nın 34. maddesinin 2. fıkrası ile aynı Kanun'un 232. maddesinin 6. fıkrasına aykırı olarak, temyiz süresinin "tefhimden" itibaren başlayacağının belirtilmemesi nedeniyle kararın kesinleşmediği anlaşılmakta olup; kesinleşmeyen söz konusu karara ilişkin infaz işlemlerinin ve bu aşamada verilen 08/02/2012 tarihli kararın, hukuki geçerlilikten yoksun olması karşısında; hükümlünün temyiz isteminin, 07/05/2010 tarihli ilk karara yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.03.2012 tarih ve 2011/785 - 2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “ denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili olarak gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 02/12/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.