‹ Ana sayfa
Yargıtay10. Ceza DairesiCeza Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2011/9330 K.2011/11944

Esas No: 2011/9330 · Karar No: 2011/11944 · Karar Tarihi: 29.11.2011
Özet: Uyuşmazlık, davacıların 545 ve 546 parsel sayılı taşınmazları üzerinde davalının haksız kullanımı nedeniyle elatmanın önlenmesini talep etmeleridir; mahkeme müdahale olgusunu kabul ederek dava kararını onaylamış, ancak temyiz itirazlarını da kabul ederek kararın bozulması ve ilgili masrafların geri ödenmesi yönünde hüküm vermiştir.
MAHKEMESİ: KOZAN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 17/02/2011

NUMARASI: 2010/221-2011/73

Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, kayden maliki oldukları 545 ve 546 parsel sayılı taşınmazları davalının haksız olarak kullanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemişlerdir.

Davalı, davaya yanıt vermemiştir.

Mahkemece, müdahale olgusunun sabit olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davalı vekilince süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 29.11.2011 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat .... geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilenler vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; dava konusu 545 parselin davacı N., 546 parselin ise diğer davacı F. adına kayıtlı olduğu, davacıların anılan taşınmazları davalının haksız işgal ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açtıkları anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere; T.M.K.'nun 683. maddesine dayalı elatmanın önlenmesi istekli davaların konusunu haksız eyleme dayalı tasarrufların oluşturduğu kuşkuzdur. Eylem kimin tarafından yapılırsa, davanın ona yönelik olarak açılması ve sonucundan onun sorumlu tutulması asıldır. Taşınmazın bir başkası tarafından da tasarruf edilmesi ya da kullanıma sunulması o yeri haklı ve geçerli bir nedene dayalı olmaksızın tasarruf edenin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı da açıktır.

Ancak, somut olayda, taşınmazları davalının tasarruf ettiği yönünde hükme yeterli bir araştırma yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.

Hal böyle olunca, çekişmeli yerin kimin kullanımında olduğunun açıklıkla saptanması, bu konuda tüm taraf delillerinin toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.

Davalının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı yasanın geçici 3 maddesi delaleti ile 1086 sayılı HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 825.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 29.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?