Yargıtay10. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2011/86 K.2011/4387
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanıklar Fasih, Vehbi, Mehmet Ç., Mehmet Sıddık ve Çetin’in temyiz talepleri üzerine Mahkeme, 04.05.2010 tarihli mahkumiyet kararını inceleyerek, Fasih ve Vehbi’nin duruşmalı olarak incelenmesini ve diğer sanıkların duruşmasız olarak değerlendirilmesini talep etti; Mahkeme, 05.05.2011 tarihinde oybirliğiyle bu temyiz taleplerini kabul ederek, ilgili mahkumiyet kararlarını bozdu.
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanıklar Fasih, Vehbi, Mehmet Ç., Mehmet Sıddık ve Çetin hakkında (Diyarbakır Beşinci Ağır Ceza Mahkemesi)'nce yapılan yargılama sonucu, 04.05.2010 tarihinde 2009/455 esas ve 2010/330 karar sayı ile kurulan mahkumiyet hükümlerinin sanıkların müdafileri ile sanıklar Fasih, Vehbi ve Çetin tarafından temyiz edildiği, sanıklar Fasih ve Vehbi müdafilerinin incelemenin duruşmalı olarak yapılmasını istedikleri, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı lığ ı'nca sanıklar Mehmet Ç., Mehmet Sıddık ve Çetin hakkındaki hükümlerinin onanması, sanıklar Fasih ve Vehbi hakkındaki hükümlerin bozulması isteğini içeren tebliğname ekinde dava dosyasının 12.01.2011 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya sanık Fasih hakkında duruşmalı, sanıklar Mehmet Ç., Mehmet Sıddık, Çetin ve yöntemine uygun davetiye tebliğine rağmen müdafii duruşmaya gelmeyen sanık Vehbi yönünden duruşmasız olarak incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Hükme dayanak yapılan iletişim tespit tutanaklarının getirtilerek sanıklara okunması ve gerektiğinde ses kayıtlarının dinletilerek diyeceklerinin sorulması, görüşmelerin kendilerine ait olmadığını belirtmeleri halinde ses örneklerinin alınması ve ses kayıtlarının sanıklara ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nde veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması; görüşmelerin sanıklara ait olduğunun belirlenmesi halinde ise her sanığın telefon konuşması ayrı ayrı irdelenip değerlendirilerek, hükme esas alınanların açıkça belirtilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Sanıklar hakkında gün para cezası tayin edilirken, cezanın rakamla "6.000, yazı ile "dört bin" gün olarak belirlenmesi; yine TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının uygulanması sırasında, sanıkların sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından sınırlama getirildikten sonra ayrıca altsoy dışındakileri de kapsayacak biçimde koşullu salıverilme tarihine kadar TCK'nm 53/1-c maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesi suretiyle hükmün karıştırılması,
3- Sanıklar Fasih ve Vehbi hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması sırasında, tekerrüre esas alınan mahkumiyet hükümlerinin denetime olanak sağlayacak biçimde karar yerinde gösterilmemesi,
Yasaya aykırı, sanıkların müdafileri ile sanıklar Fasih, Vehbi ve Çetin'in temyiz itirazları ile sanık Fasih müdafiinin duruşmadaki sözlü savunması bu nedenle yerinde olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün (BOZULMASINA), 05.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Hükme dayanak yapılan iletişim tespit tutanaklarının getirtilerek sanıklara okunması ve gerektiğinde ses kayıtlarının dinletilerek diyeceklerinin sorulması, görüşmelerin kendilerine ait olmadığını belirtmeleri halinde ses örneklerinin alınması ve ses kayıtlarının sanıklara ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nde veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması; görüşmelerin sanıklara ait olduğunun belirlenmesi halinde ise her sanığın telefon konuşması ayrı ayrı irdelenip değerlendirilerek, hükme esas alınanların açıkça belirtilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Sanıklar hakkında gün para cezası tayin edilirken, cezanın rakamla "6.000, yazı ile "dört bin" gün olarak belirlenmesi; yine TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının uygulanması sırasında, sanıkların sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından sınırlama getirildikten sonra ayrıca altsoy dışındakileri de kapsayacak biçimde koşullu salıverilme tarihine kadar TCK'nm 53/1-c maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesi suretiyle hükmün karıştırılması,
3- Sanıklar Fasih ve Vehbi hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması sırasında, tekerrüre esas alınan mahkumiyet hükümlerinin denetime olanak sağlayacak biçimde karar yerinde gösterilmemesi,
Yasaya aykırı, sanıkların müdafileri ile sanıklar Fasih, Vehbi ve Çetin'in temyiz itirazları ile sanık Fasih müdafiinin duruşmadaki sözlü savunması bu nedenle yerinde olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün (BOZULMASINA), 05.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.