Yargıtay1. Hukuk DairesiGayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/15845 K.2013/3692
Özet: (1) Davacı, 36 parsel sayılı taşınmazdaki 6/84, 7/84 ve 3/84 hissesinin ilgili kişilere gaiplik ve tescilini talep etti; (2) Mahkeme, iddianın sabit olmadığını belirterek davayı reddetti.
MAHKEMESİ: ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: GAİPLİK, TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, dava konusu 36 parsel sayılı taşınmazın kızı ... adına kayıtlı olan 6/84 hissenin, ... kızı adına kayıtlı olan 7/84 hissenin ve... adına kayıtlı olan 3/84 hissenin idaresi için kayyım tayin edilerek 10 yıl süre ile resmen idare edildiğini ileri sürerek, adı geçenlerin gaipliklerine ve hisselerinin ... adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddianın sabit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava; Türk Medeni Kanununun 588. maddesine dayalı gaiplik, iptal ve tescil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, gaipliği istenen kişinin açık kimliğinin belli olduğu ve gaip olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 107 ada 36 parsel sayılı taşınmazın , ... adlarına kayıtlı 16/84 hissesinin 1997 yılından beri kayyım ile yönetildiği, davanın ... olarak görülüp karara bağlandığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, kayyımın atanması, görev ve sorumluluklarını düzenleyen Türk Medeni Kanunundaki ilgili hükümleri ile 3561 sayılı yasa hükümleri dikkate alındığında; ilgililerin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla iptal - tescil isteğini içeren bu tür davaların kayyıma yöneltilmesinde zorunluluk bulunduğu açıktır. Bu durumda husumetin kayyıma yöneltilmediği, yargılamanın görülebilirlik koşulu olan taraf teşkilinin sağlanmadığı gözetilmek suretiyle davanın reddinin gerektiği kuşkusuzdur. Yerel mahkeme kararı bu nedenle yerinde olup sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan gerekçe ile ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 18.3.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
DAVA TÜRÜ: GAİPLİK, TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, dava konusu 36 parsel sayılı taşınmazın kızı ... adına kayıtlı olan 6/84 hissenin, ... kızı adına kayıtlı olan 7/84 hissenin ve... adına kayıtlı olan 3/84 hissenin idaresi için kayyım tayin edilerek 10 yıl süre ile resmen idare edildiğini ileri sürerek, adı geçenlerin gaipliklerine ve hisselerinin ... adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddianın sabit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava; Türk Medeni Kanununun 588. maddesine dayalı gaiplik, iptal ve tescil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, gaipliği istenen kişinin açık kimliğinin belli olduğu ve gaip olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 107 ada 36 parsel sayılı taşınmazın , ... adlarına kayıtlı 16/84 hissesinin 1997 yılından beri kayyım ile yönetildiği, davanın ... olarak görülüp karara bağlandığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, kayyımın atanması, görev ve sorumluluklarını düzenleyen Türk Medeni Kanunundaki ilgili hükümleri ile 3561 sayılı yasa hükümleri dikkate alındığında; ilgililerin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla iptal - tescil isteğini içeren bu tür davaların kayyıma yöneltilmesinde zorunluluk bulunduğu açıktır. Bu durumda husumetin kayyıma yöneltilmediği, yargılamanın görülebilirlik koşulu olan taraf teşkilinin sağlanmadığı gözetilmek suretiyle davanın reddinin gerektiği kuşkusuzdur. Yerel mahkeme kararı bu nedenle yerinde olup sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan gerekçe ile ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 18.3.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.