‹ Ana sayfa
Yargıtay1. Hukuk DairesiAile Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/90 K.2011/982

Esas No: 2011/90 · Karar No: 2011/982 · Karar Tarihi: 07.02.2011
Özet: Uyuşmazlık konusu, davacıların 31 ada, 65 parselindeki narenciye bahçesinin 3194 sayılı İmar Yasası’nın 18. maddesi uyarınca belediyeye terk edilip son imar uygulamasıyla ifraz edilen parsellerin hukuka aykırı olduğuna dair iddiasıdır. Mahkeme, imar işlemlerinin idari nitelikte olduğunu ve kadastral parsele ihyanın idari işlem iptaline bağlı olmadığını belirterek davayı reddetti.
MAHKEMESİ: ERDEMLİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 09/09/2002

NUMARASI: 2000/683-2002/534

Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, dava konusu 31 ada, 65 parselde müştereken malik olduklarını, narenciye bahçesi olan yerin İmar Yasasının 18. maddesi uyarınca yeşil alan, yol ve park olarak bedelsiz belediyeye terk edilerek imar parsellerine dönüştürüldüğü halde 20/09/2000 tarihli son imar uygulaması ile 293 ada, 1-2-3 ve 168 ada, 2 ve 3 parsellere ifraz edilerek, davalılar adına tescil edildiğini, bir kısmının da yol olarak ihdas edildiğini, son imar uygulamasının haklı ve geçerli bir hukuki nedeninin olmadığını ileri sürerek, imar uygulaması ile oluşan parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile 31 ada, 65 parsel olarak adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece; 3194 Sayılı İmar Yasasının 18. maddesi uyarınca belediyeler tarafından gerçekleştirilen işlemlerin idari nitelik taşıdığı, idari işlem iptal edilmedikçe, kadastral parsele ihyanın istenemeyeceği, imar uygulamasının iptaline ilişkin dava sonuçlandıktan sonra eldeki davanın dinlenebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacılar; çekişme konusu narenciye bahçesi vasfındaki, paylı mülkiyet üzere malik oldukları 31 ada, 65 parseli de kapsayan alanda 3194 sayılı yasanın 18. maddesi uyarınca yapılan imar uygulaması sonucunda bir kısım yerin “yeşil alan, yol ve park alanı olarak” belediyeye terkedildiğini, 20.09.2000 tarihli son imar uygulaması ile de bir kısmı yol olarak ayrılırken bir kısmının da beş parçaya ifraz edildikten sonra davalılar adına tescil edilerek imar parsellerinin oluşturulduğunu, son imar uygulamasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, imar parsellerinin iptali ile 31 ada, 5 parsel olarak adlarına tesciline karar verilmesi isteğinde bulunmuşlar, mahkemece de davanın reddine karar verilmiştir.

İddianın ileri sürülüş biçimi ve açıklanan niteliği itibariyle sonuçta davanın; kadastral parsele dönüş isteğini içerdiği kuşkusuzdur. Öte yandan somut olayda davacıların imar uygulamasının iptali için idari yargı yerinde dava açtıkları ve halen bu davanın derdest olduğu görülmektedir. Anılan davanın kabulü halinde davalılar adına oluşturulan sicilin illetten yoksun duruma geleceği ve yolsuz tescil niteliğini alacağı böylesi bir durumda da davacıların (eski kayıt maliklerinin) T.M.K.’nun 1025. maddesi uyarınca tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilecekleri tartışmasızdır. Her nekadar, henüz sözü edilen biçimde bir dava açma olanağı yok ise de bu amaçla açılan davanın usul ekonomisi açısından yalnızca bu nedenden ötürü dava reddedilmemeli, idari yargı yerinde açılan dava bekletici sorun sayılarak, o davada verilecek sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulmalıdır.

Davacıların, bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 07.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?