Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/13573 K.2012/1547
Özet: (1) Davacı, 23 ada 9 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer olduğu gerekçesiyle tapusunun iptali talep etti; (2) Mahkeme, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davayı reddetti.
MAHKEMESİ: ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ-TERKİN
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalı adına kayıtlı 23 ada 9 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, çekişme konusu taşınmazın tapusunun iptali ile tescil harici bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, hak düşürücü sürenin geçtiğini, kesin hüküm bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 5841 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 12. maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, çekişme konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı iddiası ile açılan tapu iptal, terkin isteğine ilişkindir.
Mahkemece, 5841 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Kanunun 12. maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar, Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarih 2009/31 esas 2011/77 karar sayılı kararı ile 5841 sayılı Yasanın bir kısım hükümleri iptal edilmiş ve karar Resmi Gazetede yayımlanarak iptal hükmü yürürlüğe girmiş olması karşısında, davanın hak düşürücü süreden dolayı reddedilmesi doğru değil ise de, çekişme konusu taşınmazın öncesini oluşturan 23 ada 3 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak Abana Kadastro Mahkemesinin 29.03.1991 tarih ve 1990/111 esas 1991/124 karar sayılı kararı ile kıyı kenar çizgisi saptanmak suretiyle tespit gibi tescile karar verilmiştir. Hazinenin taraf olduğu güçlü delil niteliğindeki bu kararın, davacı ... bağlayacağı kuşkusuz olup, davanın reddi bu gerekçeyle ve sonucu itibariyle doğrudur.
Davacı Hazinenin temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 16.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ-TERKİN
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalı adına kayıtlı 23 ada 9 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, çekişme konusu taşınmazın tapusunun iptali ile tescil harici bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, hak düşürücü sürenin geçtiğini, kesin hüküm bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 5841 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 12. maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, çekişme konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı iddiası ile açılan tapu iptal, terkin isteğine ilişkindir.
Mahkemece, 5841 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Kanunun 12. maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar, Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarih 2009/31 esas 2011/77 karar sayılı kararı ile 5841 sayılı Yasanın bir kısım hükümleri iptal edilmiş ve karar Resmi Gazetede yayımlanarak iptal hükmü yürürlüğe girmiş olması karşısında, davanın hak düşürücü süreden dolayı reddedilmesi doğru değil ise de, çekişme konusu taşınmazın öncesini oluşturan 23 ada 3 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak Abana Kadastro Mahkemesinin 29.03.1991 tarih ve 1990/111 esas 1991/124 karar sayılı kararı ile kıyı kenar çizgisi saptanmak suretiyle tespit gibi tescile karar verilmiştir. Hazinenin taraf olduğu güçlü delil niteliğindeki bu kararın, davacı ... bağlayacağı kuşkusuz olup, davanın reddi bu gerekçeyle ve sonucu itibariyle doğrudur.
Davacı Hazinenin temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 16.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.