‹ Ana sayfa
Yargıtay1. Hukuk DairesiGayrimenkul ve Emlak Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2009/7251 K.2009/8564

Esas No: 2009/7251 · Karar No: 2009/8564 · Karar Tarihi: 16.07.2009
Özet: (1) Taraflar arasında, 3621 Sayılı Yasa kapsamında taşınmazın tapu iptali ve sicilin kütükten terkine ilişkin bir davadır; (2) Tuzla Asliye Hukuk Mahkemesi, 12.07.2007 tarihli kararını bozmaya ve 1.04.2009 tarihli onama kararı ortadan kaldırarak, hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu kabul ederek davayı reddetmiştir.
MAHKEMESİ: TUZLA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 12/07/2007

NUMARASI: 2005/268-2007/595


Taraflar arasındaki davadan dolayı Tuzla Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 12.7.2007 gün ve 268-595 sayılı  hükmün Onanmasına ilişkin olan 1.4.2009 gün ve  669-4030 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacı Hazine vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:


Dava 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali ve sicilin kütükten terkini isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, Dairece onanmıştır.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu taşınmazların ilk tesisinin 3.10.1979 tarihinde hükmen tescil edilen 1483 parsel sayılı taşınmaz olduğu, 25.2.2009 tarihinde kabul edilip 14.3.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasanın 2.maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 12.maddesinin 3.fıkrasına eklenen bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır ve 3.maddesi ile eklenen geçici 10.maddesinin bu kanunun 12.maddesinin 3.fıkrası hükmü devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır şeklindeki hükmü gözetildiğinde, kadastro tespitine itiraz sonucu verilen karar gereğince tescil tarihi olan 3.10.1979 ile davanın açıldığı 30.3.2005 tarihi arasında 3402 Sayılı Yasanın 12.maddesinde sözü edilen 10 yıllık hakdüşürücü sürenin geçmiş olduğu anlaşılmaktadır.

O halde davanın hak düşürücü süre yönünden reddi ile buna bağlı olarak kendisine vekille temsil ettiren davalılar yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2.maddesi uyarınca maktu vekalet ücreti tayin ve takdiri gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Anılan bu husus karar düzeltme isteği üzerine yeniden yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından davacı Hazinenin karar düzeltme isteğinin HUMK.'nun 440.maddesi uyarınca kabulü ile, Dairenin 1.4.2009 tarih 669-4030 Sayılı Onama Kararının ortadan kaldırılmasına, yerel mahkemenin 12.7.2007 tarih, 2005/268 Esas, 2007/595 Sayılı Kararının yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü bir karar verilmek üzere HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 16.7.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


 

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?