Yargıtay1. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2016/469 K.2017/775
Özet: Uyuşmazlık, sanık …'ın kasten öldürme suçundan 15 yıl hapis cezasına çarptırılması ve vekilinin duruşamalı inceleme talebinin CMUK’nun 318. maddesi uyarınca reddedilmesiyle ilgilidir. Mahkeme, suçun niteliğini, haksız tahrik ve takdiri indirim sebeplerini göz önünde bulundurarak 15 yıl hapis cezasını onaylayarak vekil talebini reddetmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kasten öldürme
HÜKÜM: TCK.nun 81/1, 29, 62/1, 63. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası,
Katılan ...'in hak ve yetkisi olmadığından vekilinin duruşmalı inceleme talebinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
Katılan ...'in kendisini vekil ile temsil ettirdiği, hükümde lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, ancak, temyiz dilekçesinde vekalet ücreti talep etmediği, bu hususun talebe bağlı olduğu anlaşıldığından bu yöndeki tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'ın maktul ...'ı kasten öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun niteliği tayin, cezayı azaltıcı haksız tahrik ve takdiri indirim sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde düzeltme nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan ... vekilinin delillerin değerlendirilmesine, haksız tahrik indirimine, sanık müdafiinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ceza miktarına, eksik incelemeye, vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında mahkemenin sanık hakkında bu madde ile yaptığı uygulama ve bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılması yasaya aykırı ise de, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün "Anayasa Mahkemesinin iptal kararındaki hususlar gözetilerek 5237 sayılı TCK'nun 53/1-2-3. maddelerinin tatbikine" şeklinde, yine hüküm fıkrasının mahsus bölümüne bozma sonrası yapılan yargılaam giderlerinin hesap edilerek toplam miktara eklenmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak ONANMASINA, 13/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
13/03/2017 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Avukat ...'ın yokluğunda 16/03/2017 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.
SUÇ: Kasten öldürme
HÜKÜM: TCK.nun 81/1, 29, 62/1, 63. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası,
Katılan ...'in hak ve yetkisi olmadığından vekilinin duruşmalı inceleme talebinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
Katılan ...'in kendisini vekil ile temsil ettirdiği, hükümde lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, ancak, temyiz dilekçesinde vekalet ücreti talep etmediği, bu hususun talebe bağlı olduğu anlaşıldığından bu yöndeki tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'ın maktul ...'ı kasten öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun niteliği tayin, cezayı azaltıcı haksız tahrik ve takdiri indirim sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde düzeltme nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan ... vekilinin delillerin değerlendirilmesine, haksız tahrik indirimine, sanık müdafiinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ceza miktarına, eksik incelemeye, vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında mahkemenin sanık hakkında bu madde ile yaptığı uygulama ve bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılması yasaya aykırı ise de, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün "Anayasa Mahkemesinin iptal kararındaki hususlar gözetilerek 5237 sayılı TCK'nun 53/1-2-3. maddelerinin tatbikine" şeklinde, yine hüküm fıkrasının mahsus bölümüne bozma sonrası yapılan yargılaam giderlerinin hesap edilerek toplam miktara eklenmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak ONANMASINA, 13/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
13/03/2017 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Avukat ...'ın yokluğunda 16/03/2017 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.