Yargıtay1. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2012/486 K.2012/1582
Özet: (1) Sanığın demir çubukla mağdurun kafasına vurup ciddi yaralanma ve ölüm tehdidi yaratması nedeniyle kasten yaralama suçundan hüküm kurulması; (2) Mahkeme, sanığın hapis cezasının infazı süresince velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini yoksun bırakmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararını bozdu.
Tebliğname No : 3 - 2011/384023
MAHKEMESİ: Gebze Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 07/10/2011, 2009/35 (E) ve 2011/292 (K)
SUÇ : Yaralama
TÜRK MİLLETİ ADINA
A-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, tahrike ilişen cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçeler ile reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde, bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suçun sübutuna, suç vasfına, yasal savunmaya, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaısı gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1-Sanığın, demir çubukla, mağdurun kafasına şiddetli bir şekilde vurarak sol parietalde çökme kırığına, beyin lezyonuna neden olup yaşamsal tehlike geçirmesine ve mağdurda iyileşme olanağı bulunmayan hastalığa sebebiyet verdiği, olay yerinde bayılan mağdurun yoldan geçen tanıklarca tesadüfen bulunup hastaneye kaldırıldığı olayda; sanığın kastının mağduru öldürmeye yönelik olduğu gözetilmeden, sanık hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen haklarından, mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 1-c bendindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar
yoksun bırakılmasına, karar verilmesi gerektiği halde, velayet ,vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından şartla salıverilme tarihine kadar getirilen kısıtlamanın yalnızca kendi altsoyu açısından geçerli olduğunun diğer şahıslar açısından ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi suretiyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sanık hakkında kurulan hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmadığından, CMUK.nun 326/son maddesi gereğince ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına (BOZULMASINA), 07/03/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
MAHKEMESİ: Gebze Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 07/10/2011, 2009/35 (E) ve 2011/292 (K)
SUÇ : Yaralama
TÜRK MİLLETİ ADINA
A-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, tahrike ilişen cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçeler ile reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde, bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suçun sübutuna, suç vasfına, yasal savunmaya, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaısı gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1-Sanığın, demir çubukla, mağdurun kafasına şiddetli bir şekilde vurarak sol parietalde çökme kırığına, beyin lezyonuna neden olup yaşamsal tehlike geçirmesine ve mağdurda iyileşme olanağı bulunmayan hastalığa sebebiyet verdiği, olay yerinde bayılan mağdurun yoldan geçen tanıklarca tesadüfen bulunup hastaneye kaldırıldığı olayda; sanığın kastının mağduru öldürmeye yönelik olduğu gözetilmeden, sanık hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen haklarından, mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 1-c bendindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar
yoksun bırakılmasına, karar verilmesi gerektiği halde, velayet ,vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından şartla salıverilme tarihine kadar getirilen kısıtlamanın yalnızca kendi altsoyu açısından geçerli olduğunun diğer şahıslar açısından ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi suretiyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sanık hakkında kurulan hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmadığından, CMUK.nun 326/son maddesi gereğince ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına (BOZULMASINA), 07/03/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.