Yargıtay1. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2012/3163 K.2012/6803
Özet: Uyuşmazlık, mahkemenin sanık Reşat’ın “öldürmeye teşebbüs” suçundan yargılanırken zorunlu müdafii görevlendirmeden önce yazılı hüküm kurması ve bu usul hatasının temyiz dilekçelerinde ileri sürülmesidir. Mahkeme, 25/09/2012 tarihli kararında bu usul hatasını bozarak ilgili hükümlerin iptalini ve yeniden yargılanmasını emredmiştir.
Tebliğname No: 1 - 2011/336346
MAHKEMESİ: Elmalı Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO: 24/05/2011, 2010/364 (E) ve 2011/148 (K)
SUÇ: Kasten Öldürmeye Kalkışma, Kasten yaralama ve Kasten yaralamaya teşebbüs, Hakaret, 6136
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Temyiz edenlerin sıfatları ve dilekçelerinin içeriklerine göre temyiz incelemesi, sanık Hüseyin'in "mağdur Taner'i öldürmeye teşebbüs", "mağdurlar Kenan, Ramazan, Cevat ve Turgut'u kasten yaralama"; sanık Reşat'ın "mağdur Taner'i öldürmeye teşebbüs", "mağdurlar Kenan, Ramazan, Cevat ve Turgut'u kasten yaralama", "mağdurlar Ramazan, Turgut, Taner ve Cevat'a karşı hakaret" ve "6136 sayılı kanuna muhalefet" suçlarından kurulan hükümler yönünden yapılmıştır.
2- Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren "öldürmeye teşebbüs" suçundan yargılanan sanık Reşat'ın, 07.04.2011 tarihli Mahkemeye verdiği dilekçesiyle müdafiini azlettiği, bu iradesini aynı tarihte yapılan duruşmada da sözlü beyanı ile yinelediği ve yeni bir avukat tutmak için süre talep ettiği, ancak 24.05.2011 tarihindeki karar duruşmasına kadar kendisine yeni bir müdafii tayin etmediği, Mahkemece de sanığa zorunlu müdafii görevlendirilmeden yazılı biçimde hüküm kurulduğu anlaşılmakla;
CMK'nun 150/3 ve 188/1. maddeleri uyarınca, sanığa baro tarafından zorunlu müdafii görevlendirilmesinin sağlanması, savunmada oluşan boşluk ve kısıtlılığın bu şekilde giderilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Usul ve Kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiş, sanık Reşat ile sanık Hüseyin müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede ileri sürdüğü temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden, bağlantı nedeni ile de diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, öncelikle bu sebeple, tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 25/09/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
25/09/2012 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Hasan ...., huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar H.. G.., R.. K.. müdafii Avukat ..., yokluğunda 27/09/2012 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.
MAHKEMESİ: Elmalı Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO: 24/05/2011, 2010/364 (E) ve 2011/148 (K)
SUÇ: Kasten Öldürmeye Kalkışma, Kasten yaralama ve Kasten yaralamaya teşebbüs, Hakaret, 6136
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Temyiz edenlerin sıfatları ve dilekçelerinin içeriklerine göre temyiz incelemesi, sanık Hüseyin'in "mağdur Taner'i öldürmeye teşebbüs", "mağdurlar Kenan, Ramazan, Cevat ve Turgut'u kasten yaralama"; sanık Reşat'ın "mağdur Taner'i öldürmeye teşebbüs", "mağdurlar Kenan, Ramazan, Cevat ve Turgut'u kasten yaralama", "mağdurlar Ramazan, Turgut, Taner ve Cevat'a karşı hakaret" ve "6136 sayılı kanuna muhalefet" suçlarından kurulan hükümler yönünden yapılmıştır.
2- Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren "öldürmeye teşebbüs" suçundan yargılanan sanık Reşat'ın, 07.04.2011 tarihli Mahkemeye verdiği dilekçesiyle müdafiini azlettiği, bu iradesini aynı tarihte yapılan duruşmada da sözlü beyanı ile yinelediği ve yeni bir avukat tutmak için süre talep ettiği, ancak 24.05.2011 tarihindeki karar duruşmasına kadar kendisine yeni bir müdafii tayin etmediği, Mahkemece de sanığa zorunlu müdafii görevlendirilmeden yazılı biçimde hüküm kurulduğu anlaşılmakla;
CMK'nun 150/3 ve 188/1. maddeleri uyarınca, sanığa baro tarafından zorunlu müdafii görevlendirilmesinin sağlanması, savunmada oluşan boşluk ve kısıtlılığın bu şekilde giderilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Usul ve Kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiş, sanık Reşat ile sanık Hüseyin müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede ileri sürdüğü temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden, bağlantı nedeni ile de diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, öncelikle bu sebeple, tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 25/09/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
25/09/2012 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Hasan ...., huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar H.. G.., R.. K.. müdafii Avukat ..., yokluğunda 27/09/2012 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.