‹ Ana sayfa
Yargıtay1. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2012/2007 K.2012/5622

Esas No: 2012/2007 · Karar No: 2012/5622 · Karar Tarihi: 09.07.2012
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

İnsan öldürmek suçundan sanık ...'in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 82/l-d, 29, 31/2, 62. maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Kayseri 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2011 tarihli ve 2011/265-352 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi;
Kayden 24.07.1996 doğumlu olup, suçun işlendiği 21.07.2011 tarihinde 15 yaşını doldurmayan sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 82/1­d ve 29. maddeleri gereğince hükmedilen 20 yıl hapis cezasından, aynı kanunun 31/2. Maddesine göre yapılacak indirim sonucunda verilecek hapis cezasının 7 yıldan fazla olamayacağı gözetilmeksizin, 10 yıl hapis cezasına ve netice olarak 5 yıl 10 ay hapis cezası yerine 8 yıl 4 ay hapis cezasına hükmedilmesinde isabet görülmediğinden söz edilerek, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 17.022012 tarih ve 10208 sayılı istemlerine dayanılarak anılan kararın, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulmasına ilişkin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2012 tarih ve 2012/59543 sayılı tebliğnamesine bağlı dosyası Dairemize gönderilmekle okundu, gereği konuşulup düşünüldü;

TÜRK MİLLETİ A DI N A
1.) O lay : Hükümlü ... hakkındaki dosya içeriğinden:
Hükümlünün, 21.07.2011 tarihinde işlediği insan öldürmek suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 82/l-d, 29, 31/2, 62. maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
II.) Kanun yararına bozma istemine ilişkin uyuşmazlığın kapsamı:
Kanun yararına bozma isteminin kapsamı, 5237 sayılı TCK'nun 31/2-son maddesindeki "bu halde her fiil için verilecek hapis cezası 7 yıldan fazla olamaz" hükmü gözardı edilip sonuç olarak 5 yıl 10 ay hapis cezası yerine sanığın aleyhine olacak şekilde 8 yıl 4 ay hapis cezasına karar verilmesinde isabet bulunmadığına ilişkindir.
III.) Hukuksal değerlendirme:
5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinde, temyiz incelemesi yapılmaksızın kesinleşen karar veya hükümlere karşı "kanun yararına bozma" isteminde bu1unulabileceği öngörülmüştür. Aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendinde ise "hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder" denilmiştir.
5237 sayılı TCK' nun 31/2. maddesi şu hükmü içermektedir: "1- Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler hakkında, ceza kovuşturması yapılamaz; ancak, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
2- Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması halinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. İşlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı halinde, bu kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan onbir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların yarısı indirilir ve bu halde her fiil için verilecek hapis cezası yedi yıldan fazla olamaz."
Bu yasal düzenlemeler ışığında kanun yararına bozma isteminin konusu somut olay değerlendirildiğinde, 5237 sayılı TCK'nun 82/l-d, 29, 31/2, 62. maddeleri gereğince yapılan uygulama sonucunda 5 yıl 10 ay hapis cezası yerine 8 yıl 4 ay hapis cezasına hükmedilmesi yerinde olmadığından bozulmasına karar verilmesi ve 5271 sayılı CMK'nun 309/4-d maddesi gereğince de uygulama yapılması gerekmiştir.
IV.) Sonuç ve karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi yerinde görüldüğünden, Kayseri 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2011 tarihli ve 2011/265-352 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bozma nedeni yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5271 sayılı CMK'nun 309/4-d maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK'nun 82/l-d, 29, 31/2. maddeleri uyarınca yapılan uygulamadan sonra gelmek üzere "5237 sayılı TCK nun 31/2. madde son cümlesi gereğince sanığa verilebilecek ceza 7 yıldan fazla olamayacağından sanığın 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesine, 5237 sayılı TCK nun 62. maddesi ile belirlenen" 8 yıl 4 ay hapis cezasının" "5 yıl 10 ay hapis cezası" olarak değiştirilmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLMESİNE, karardaki diğer hususların aynen bırakılmasına ve infazına, dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09/07/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?