Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2011/553 K.2011/5594
Özet: (1) Sanık, kasten resmi nikahlı eşini öldürme suçundan yargılanırken, mahkeme tasarlayarak öldürme suçunun da kabul edilmesi gerektiğini iddia etti. (2) Mahkeme, tasarlayarak öldürme hükmünü kaldırıp yalnızca “kasten resmi nikahlı eşi kasten öldürmek” suçundan hüküm kurarak kararını bozdu ve düzeltildi.
Karısı ...'nu tasarlayarak öldürmekten sanık ...'nun yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (KARS) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14/10/2008 gün ve 158/233 sayılı hüküm re'sen temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın "kasten resmi nikahlı eşini öldürmek" suçunun sübutu kabul, cezayı azaltıcı haksız tahrik ve takdiri indirim nedeninin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
Dosya kapsamına göre; sanığın aralarında geçimsizlik bulunan ve müşterek konutu terk ederek Kars ilinde ailesi ile kalan maktüle eşi ile konuşmak ve barışmak için Kars iline geldiği, çocuklarını görmek isteyen maktüleye çocukları Dikme Köyündeki bir arkadaşına bıraktığını söyleyerek yanlarına tanık ...'yi de alarak taksi ile Dikme Köyüne hareket ettikleri, yolun kapalı olması nedeniyle olay yerinde durdukları sanığın taksiden inip çocukların buraya getirileceğini söyleyerek taksiciyi olay yerinden gönderdiği, telefon ederek çocuklarını getirmelerini istediği, daha sonra tanık ...'den eşi ile özel konuşacağını söyleyerek biraz uzaklaşmasını söylediği, maktulenin evi neden terk ettiği konusunda konuşmaya başladıkları, sanığın maktuleye doğruyu söyletebilmek için silahını maktulenin kafasına dayadığı, maktulenin bağırması üzerine tanık ...'nin, olaya müdahale ederek sanığı ve elindeki silah tutarak çekiştirdiği, sanığın bunun üzerine silahtaki mermileri çıkartarak yere attığı, tanık ...'nin bu merrnileri toplayarak aldığı, maktule ile olay yerinden uzaklaşmaya çalıştıkları, sanığın peşlerinden giderek maktuleye sarılıp bir daha olmayacağı yolunda konuşarak barışmaya çalıştığı, maktulenin sadece çocuklarını görmek istediğini, başka bir şey istemediğini söylemesi üzerine sanığın maktulenin kafasına bir el ateş ederek öldürdüğü olayda; öldürme suçunun tasarlanarak işlendiğinin kabulü için sanığın, soğukkanlı ve koşulsuz olarak maktuleyi önceden öldürmeye karar vermesi, bu kararında sebat ve ısrar göstermesi, bu kararından dönmeyerek onu öldürmesi gerektiği, oysa somut olayda suçun tasarlanarak işlendiğini gösterir her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın sadece, kasten resmi nikahlı eşini öldürmek suçundan cezalandırılması ile yetinilmesi gerekirken tasarlayarak öldürme suçundan da hüküm kurulması yasaya aykırı olduğundan hükmün BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında yer alan "resmi nikahlı eşi olan maktule ...'nu tasarlayarak öldürmek suçundan eylemine uyan TCK'nun 82/1-a-d maddesi gereğince "ibaresi çıkartılarak yerine "resmi nikahlı eşi olan maktule ...'nu kasten öldürmek suçundan eylemine uyan TCK'nun 82/l-d maddesi gereğince" ibaresi eklenmek suretiyle DÜZELTlLEN hümün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA) 29.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın "kasten resmi nikahlı eşini öldürmek" suçunun sübutu kabul, cezayı azaltıcı haksız tahrik ve takdiri indirim nedeninin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
Dosya kapsamına göre; sanığın aralarında geçimsizlik bulunan ve müşterek konutu terk ederek Kars ilinde ailesi ile kalan maktüle eşi ile konuşmak ve barışmak için Kars iline geldiği, çocuklarını görmek isteyen maktüleye çocukları Dikme Köyündeki bir arkadaşına bıraktığını söyleyerek yanlarına tanık ...'yi de alarak taksi ile Dikme Köyüne hareket ettikleri, yolun kapalı olması nedeniyle olay yerinde durdukları sanığın taksiden inip çocukların buraya getirileceğini söyleyerek taksiciyi olay yerinden gönderdiği, telefon ederek çocuklarını getirmelerini istediği, daha sonra tanık ...'den eşi ile özel konuşacağını söyleyerek biraz uzaklaşmasını söylediği, maktulenin evi neden terk ettiği konusunda konuşmaya başladıkları, sanığın maktuleye doğruyu söyletebilmek için silahını maktulenin kafasına dayadığı, maktulenin bağırması üzerine tanık ...'nin, olaya müdahale ederek sanığı ve elindeki silah tutarak çekiştirdiği, sanığın bunun üzerine silahtaki mermileri çıkartarak yere attığı, tanık ...'nin bu merrnileri toplayarak aldığı, maktule ile olay yerinden uzaklaşmaya çalıştıkları, sanığın peşlerinden giderek maktuleye sarılıp bir daha olmayacağı yolunda konuşarak barışmaya çalıştığı, maktulenin sadece çocuklarını görmek istediğini, başka bir şey istemediğini söylemesi üzerine sanığın maktulenin kafasına bir el ateş ederek öldürdüğü olayda; öldürme suçunun tasarlanarak işlendiğinin kabulü için sanığın, soğukkanlı ve koşulsuz olarak maktuleyi önceden öldürmeye karar vermesi, bu kararında sebat ve ısrar göstermesi, bu kararından dönmeyerek onu öldürmesi gerektiği, oysa somut olayda suçun tasarlanarak işlendiğini gösterir her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın sadece, kasten resmi nikahlı eşini öldürmek suçundan cezalandırılması ile yetinilmesi gerekirken tasarlayarak öldürme suçundan da hüküm kurulması yasaya aykırı olduğundan hükmün BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında yer alan "resmi nikahlı eşi olan maktule ...'nu tasarlayarak öldürmek suçundan eylemine uyan TCK'nun 82/1-a-d maddesi gereğince "ibaresi çıkartılarak yerine "resmi nikahlı eşi olan maktule ...'nu kasten öldürmek suçundan eylemine uyan TCK'nun 82/l-d maddesi gereğince" ibaresi eklenmek suretiyle DÜZELTlLEN hümün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA) 29.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.