Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2011/4425 K.2011/3576
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, kardeşi …'yı öldürmekten sanık …'nın bozma üzerine yapılan yargılanmasıdır; (2) Mahkeme, sanığın 24.08.2010 tarihli temyiz başvurusunu kabul ederek, re’sen inceleme yapmış ve 06/06/2011 tarihinde oy birliğiyle karar vererek hükmün onaylanmasını ve tahliye isteminin reddini kesinleştirmiştir.
Kardeşi ...'yı öldürmekten sanık ...'nın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (...) Altıncı Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19/08/2010 gün ve 284/163 sayılı hüküm re'sen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanık müdafii yasal süresi içerisinde 24.08.2010 tarihli dilekçe ile temyiz başvurusunda bulunduğu ve sanığın 23.08.2010 tarihli dilekçesi ile hakkındaki cezanın onaylanmasını talep ettiği anlaşılmış ise de; Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 07.04.2009 gün ve 2008/9-271 Esas, 2009/92 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, CMUK.nun 295. maddesinde yasa yolu başvuru hakkından vazgeçme ve geri alma müesseseleri birlikte düzenlenmiş iken, CMK.nun 266. maddesinde yalnızca geri alma hakkının kabul edildiği dikkate alınarak, sanığın cezanın onaylanması yönündeki talebi, bu tarih itibariyle henüz gerçekleşmiş bir temyiz istemi bulunmadığından temyiz isteminden vazgeçme niteliğinde kabul edilemeyeceği, yasa yolu başvurusundan feragat niteliğinde kabul edilebilecek bu istemin, CMK.nun 266. maddesinin açık hükmü uyarınca sanık müdafiinin 24.08.2010 tarihli dilekçe ile süresinde yaptığı ve geçerli olan temyiz başvurusu üzerine temyiz incelemesi yapılmasına engel oluşturmayacağı gözetilerek sanık müdafiinin temyiz istemi üzerine ve re’sen de yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı tahrik ve takdiri indirim sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin 765 sayılı TCK'nun hükümlerinin daha lehe olduğuna, ağır haksız tahrik bulunduğuna, sübuta, eksik incelemeye vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), ceza miktarına ve tutuklulukta geçen süreye göre sanığın tahliye isteminin reddine, 06/06/2011 gününde oy birliği ile karar verildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanık müdafii yasal süresi içerisinde 24.08.2010 tarihli dilekçe ile temyiz başvurusunda bulunduğu ve sanığın 23.08.2010 tarihli dilekçesi ile hakkındaki cezanın onaylanmasını talep ettiği anlaşılmış ise de; Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 07.04.2009 gün ve 2008/9-271 Esas, 2009/92 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, CMUK.nun 295. maddesinde yasa yolu başvuru hakkından vazgeçme ve geri alma müesseseleri birlikte düzenlenmiş iken, CMK.nun 266. maddesinde yalnızca geri alma hakkının kabul edildiği dikkate alınarak, sanığın cezanın onaylanması yönündeki talebi, bu tarih itibariyle henüz gerçekleşmiş bir temyiz istemi bulunmadığından temyiz isteminden vazgeçme niteliğinde kabul edilemeyeceği, yasa yolu başvurusundan feragat niteliğinde kabul edilebilecek bu istemin, CMK.nun 266. maddesinin açık hükmü uyarınca sanık müdafiinin 24.08.2010 tarihli dilekçe ile süresinde yaptığı ve geçerli olan temyiz başvurusu üzerine temyiz incelemesi yapılmasına engel oluşturmayacağı gözetilerek sanık müdafiinin temyiz istemi üzerine ve re’sen de yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı tahrik ve takdiri indirim sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin 765 sayılı TCK'nun hükümlerinin daha lehe olduğuna, ağır haksız tahrik bulunduğuna, sübuta, eksik incelemeye vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), ceza miktarına ve tutuklulukta geçen süreye göre sanığın tahliye isteminin reddine, 06/06/2011 gününde oy birliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.