Yargıtay1. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2011/166 K.2011/1133
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/269082
...'yu kasten öldürmekten sanık ... Ülder'in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne, diğer sanıklar ... ile ...'ın beraatlerine ilişkin (İSTANBUL) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04.03.2010 gün ve 487/68 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık ... müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Müdahilin “6136 sayılı Kanuna Muhalefet” suçundan açılan kamu davasına katılma ve kurulan hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, vekilinin bu suç yönünden kurulan hükme yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
2-a) Sanık ...’ın “kasten öldürme” suçu yönünden, haksız tahrik nedeniyle temel cezadan 1/2‘den 2/3 oranına kadar ceza indirimi öngören 765 sayılı TCK’nun 51/2. maddesiyle yapılan uygulama sırasında maktulden kaynaklanan haksız hareketlerin ulaştığı boyut dikkate alınarak, 448. madde uyarınca belirlenen 24 yıl hapis cezası üzerinden 1/2 oranında indirim yapılıp 12 yıl hapis cezasına hükmedilerek yapılan uygulama, haksız tahrikin derecesi dikkate alındığında, 12 ila 18 yıl aralığında hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK’nun 29. maddesiyle yapılacak uygulamaya göre daha lehe sonuçlar doğurduğundan, tebliğnamenin 5237 sayılı TCK’nun 29. maddesine göre en alt sınır olan 12 yıl hapis cezası verilmesi durumunda ve ceza miktarlarının eşit olması halinde 765 sayılı TCK’nun 31, 33. maddelerine göre daha lehe olan 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesi gözönüne alınıp, buna göre 765 sayılı TCK ve 5237 TCK arasında somut karşılaştırma yapılarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğine ilişkin,
b) Sanık ...’ın, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2001 tarih ve 431/339 sayılı ilamı ile, 765 sayılı TCK’nun 497/1, 55/3, 59, 33. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum olduğu, mahkumiyet kararının 25.09.2002 tarihinde kesinleştiği, suç tarihine kadar cezanın infaz edilmediği ve tekerrür hükümlerinin uygulama şartları oluşmadığı anlaşılmakla, tebliğnamenin, sanık hakkında 765 sayılı TCK’nun 81/2. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin,
Bozma öneren düşünceleri benimsenmemiştir.3-A) Sanık ...’in, “suç delillerini gizleme ”suçu yönünden,
Sanığın eylemine uyan suça isnat edilen zamanaşımı süresinin, 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e maddesine göre lehe olan TCK’nun 102 ve 104. maddesi gereğince 5 yıl olduğu, zamanaşımını son kesen sebep olan mahkemedeki sorgu tarihi olan 23.06.2005 tarihinden itibaren bu sürenin geçtiği, hakkında verilen beraat kararının dava zamanaşımı süresini kesmediği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmekle, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının, CMUK’nun 322. maddesi uyarınca, zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA,
B) Sanıklar Serkan ve Beşir’in, “öldürme” suçları yönünden,
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...’ın, “kasten öldürme” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı haksız tahrik ve takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık ...’in “öldürmeye azmettirme” suçu yönünden, elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık ... müdafiinin, sübuta; müdahil vekilinin suçun niteliğine, cezayı azaltıcı sebeplerin bulunmadığına, sanık ...’in de cezalandırılması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 01.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
...'yu kasten öldürmekten sanık ... Ülder'in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne, diğer sanıklar ... ile ...'ın beraatlerine ilişkin (İSTANBUL) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04.03.2010 gün ve 487/68 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık ... müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Müdahilin “6136 sayılı Kanuna Muhalefet” suçundan açılan kamu davasına katılma ve kurulan hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, vekilinin bu suç yönünden kurulan hükme yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
2-a) Sanık ...’ın “kasten öldürme” suçu yönünden, haksız tahrik nedeniyle temel cezadan 1/2‘den 2/3 oranına kadar ceza indirimi öngören 765 sayılı TCK’nun 51/2. maddesiyle yapılan uygulama sırasında maktulden kaynaklanan haksız hareketlerin ulaştığı boyut dikkate alınarak, 448. madde uyarınca belirlenen 24 yıl hapis cezası üzerinden 1/2 oranında indirim yapılıp 12 yıl hapis cezasına hükmedilerek yapılan uygulama, haksız tahrikin derecesi dikkate alındığında, 12 ila 18 yıl aralığında hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK’nun 29. maddesiyle yapılacak uygulamaya göre daha lehe sonuçlar doğurduğundan, tebliğnamenin 5237 sayılı TCK’nun 29. maddesine göre en alt sınır olan 12 yıl hapis cezası verilmesi durumunda ve ceza miktarlarının eşit olması halinde 765 sayılı TCK’nun 31, 33. maddelerine göre daha lehe olan 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesi gözönüne alınıp, buna göre 765 sayılı TCK ve 5237 TCK arasında somut karşılaştırma yapılarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğine ilişkin,
b) Sanık ...’ın, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2001 tarih ve 431/339 sayılı ilamı ile, 765 sayılı TCK’nun 497/1, 55/3, 59, 33. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum olduğu, mahkumiyet kararının 25.09.2002 tarihinde kesinleştiği, suç tarihine kadar cezanın infaz edilmediği ve tekerrür hükümlerinin uygulama şartları oluşmadığı anlaşılmakla, tebliğnamenin, sanık hakkında 765 sayılı TCK’nun 81/2. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin,
Bozma öneren düşünceleri benimsenmemiştir.3-A) Sanık ...’in, “suç delillerini gizleme ”suçu yönünden,
Sanığın eylemine uyan suça isnat edilen zamanaşımı süresinin, 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e maddesine göre lehe olan TCK’nun 102 ve 104. maddesi gereğince 5 yıl olduğu, zamanaşımını son kesen sebep olan mahkemedeki sorgu tarihi olan 23.06.2005 tarihinden itibaren bu sürenin geçtiği, hakkında verilen beraat kararının dava zamanaşımı süresini kesmediği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmekle, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının, CMUK’nun 322. maddesi uyarınca, zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA,
B) Sanıklar Serkan ve Beşir’in, “öldürme” suçları yönünden,
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...’ın, “kasten öldürme” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı haksız tahrik ve takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık ...’in “öldürmeye azmettirme” suçu yönünden, elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık ... müdafiinin, sübuta; müdahil vekilinin suçun niteliğine, cezayı azaltıcı sebeplerin bulunmadığına, sanık ...’in de cezalandırılması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 01.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.