Yargıtay1. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2011/1080 K.2011/1098
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanık …’ın 2005 yılında işlediği olası kasıtla öldürme, kasten yaralama, izinsiz silah taşıma ve resmi belge düzenlemede yalan beyan suçlarından dolayı yapılan ceza mahkemesi kararının Yargıtay tarafından incelenmesiyle ilgili; (2) Mahkeme, sanığın suçlarının sübuta dayalı olarak kabul edilmesini, tahrik hükmünün uygulanmasını, 2005 tarihli suçların zamanaşımı ve temyiz haklarını değerlendirerek, olası kasıtla öldürme ve kasten yaralama suçlarından verilen cezaları onaylayıp bazı hükümlerde düzenleme yaparak kararını kesinleştirdi.
TEBLİĞNAME: 1-B/2011/33397
...'u olası kastla öldürmekten, ...'i de silahla yaralamaktan, izinsiz silah taşımaktan ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçlarından sanık ...'nin yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (İSTANBUL) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09/10/2008 gün ve 395/393 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-) Sanığın mağdur ...’a ateş etmesi eylemiyle ilgili olarak dava zamanaşımı süresi içerisinde kamu davası açılması ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçu yönünden ikinci suç tarihi olan 12.08.2005 tarihinin gerekçeli karar başlığına mahallinde yazılması mümkün görülmüştür.
2-) Resmî Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyanda Bulunma suçundan verilen para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmü, 21.7.2004 tarihli 5219 sayılı Kanunla değişik CMUK’nun 305/1. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin bu suçların vasfına yönelik olmayan temyiz isteminin CMUK’nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
3-) Maktul ...’i Olası Kasıtla Öldürme ve mağdur ...’i Kasten Yaralama suçlarından kurulan hükümlerde; maktul ...’den ve mağdur ...’den kaynaklanan sanığa yönelik tahrik oluşturacak her hangi bir haksız söz veya eylem bulunmadığı anlaşıldığı halde tahrik hükmü uygulanılarak eksik ceza tayini yasaya aykırı ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
4-) Sanık ... hakkında Olası Kasıtla Öldürme ve mağdur ...’i Kasten Yaralama suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ve eleştiri nedeni saklı kalmak kaydıyla tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri, düzeltme ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin eksik incelemeye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A-) Olası Kasıtla Öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden; hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulandığı bendin, “Sanığın, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen haklarından, mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 1- c bendindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” olarak değiştirilmesine karar verilmek suretiyle CMUK.nun 322. maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak DÜZELTİLEN ve diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B-a) Mağdur ...’i Kasten Yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın, işyeri içerisinde bulunan mağdur ...’ın bulunduğu yere doğru işyerinin dışından tabancayla birden fazla el ateş ettiği sırada, ...’ın yakınındaki kişi veya kişilerin de isabet alarak yaralanabileceklerini ve ölebileceklerini öngördüğü halde atışlarına devam etmesi sonucu, işyeri içerisinde bulunan kişilerden kendi arkadaşı ...’in isabet alarak öldüğü, mağdur ...’in ise sol ön koldan isabet alarak arter yaralanması sonucu hayati tehlike geçirdiği olayda; mağdur ...’e yönelik eylemin de olası kasıt altında gerçekleştiği anlaşıldığı halde, 5237 sayılı TCK.nun 21/2. maddesi kapsamında Olası Kasıtla Yaralama suçundan hüküm kurulması yerine, Kasten Yaralama suçundan yazılı şekilde karar verilmesi,
b) 6136 sayılı Yasaya aykırılık (suç tarihi:13.06.2005 ve 12.08.2005) suçundan kurulan hükümler yönünden;
Sanığın 13.06.2005 tarihinde öldürme ve yaralama suçlarında kullandığı ele geçirilemeyen ve 9 mm. çaplı olduğu anlaşılan tabancayla ilgili olarak 31.10 2005 tarihli iddianame ile hakkında 6136 sayılı Yasaya Aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, ancak anılan kamu davası açılmadan önce 12.08.2005 tarihinde yakalandığı sırada 7,65 mm. çaplı başka bir tabancanın daha ele geçirildiği anlaşıldığından, hukuki kesinti oluşmadığı gözetilerek 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan tek bir hüküm kurulması yerine, iki ayrı suçun varlığının kabulüyle yazılı şekilde iki ayrı hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebilğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 01/03/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
...'u olası kastla öldürmekten, ...'i de silahla yaralamaktan, izinsiz silah taşımaktan ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçlarından sanık ...'nin yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (İSTANBUL) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09/10/2008 gün ve 395/393 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-) Sanığın mağdur ...’a ateş etmesi eylemiyle ilgili olarak dava zamanaşımı süresi içerisinde kamu davası açılması ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçu yönünden ikinci suç tarihi olan 12.08.2005 tarihinin gerekçeli karar başlığına mahallinde yazılması mümkün görülmüştür.
2-) Resmî Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyanda Bulunma suçundan verilen para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmü, 21.7.2004 tarihli 5219 sayılı Kanunla değişik CMUK’nun 305/1. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin bu suçların vasfına yönelik olmayan temyiz isteminin CMUK’nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
3-) Maktul ...’i Olası Kasıtla Öldürme ve mağdur ...’i Kasten Yaralama suçlarından kurulan hükümlerde; maktul ...’den ve mağdur ...’den kaynaklanan sanığa yönelik tahrik oluşturacak her hangi bir haksız söz veya eylem bulunmadığı anlaşıldığı halde tahrik hükmü uygulanılarak eksik ceza tayini yasaya aykırı ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
4-) Sanık ... hakkında Olası Kasıtla Öldürme ve mağdur ...’i Kasten Yaralama suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ve eleştiri nedeni saklı kalmak kaydıyla tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri, düzeltme ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin eksik incelemeye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A-) Olası Kasıtla Öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden; hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulandığı bendin, “Sanığın, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen haklarından, mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 1- c bendindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” olarak değiştirilmesine karar verilmek suretiyle CMUK.nun 322. maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak DÜZELTİLEN ve diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B-a) Mağdur ...’i Kasten Yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın, işyeri içerisinde bulunan mağdur ...’ın bulunduğu yere doğru işyerinin dışından tabancayla birden fazla el ateş ettiği sırada, ...’ın yakınındaki kişi veya kişilerin de isabet alarak yaralanabileceklerini ve ölebileceklerini öngördüğü halde atışlarına devam etmesi sonucu, işyeri içerisinde bulunan kişilerden kendi arkadaşı ...’in isabet alarak öldüğü, mağdur ...’in ise sol ön koldan isabet alarak arter yaralanması sonucu hayati tehlike geçirdiği olayda; mağdur ...’e yönelik eylemin de olası kasıt altında gerçekleştiği anlaşıldığı halde, 5237 sayılı TCK.nun 21/2. maddesi kapsamında Olası Kasıtla Yaralama suçundan hüküm kurulması yerine, Kasten Yaralama suçundan yazılı şekilde karar verilmesi,
b) 6136 sayılı Yasaya aykırılık (suç tarihi:13.06.2005 ve 12.08.2005) suçundan kurulan hükümler yönünden;
Sanığın 13.06.2005 tarihinde öldürme ve yaralama suçlarında kullandığı ele geçirilemeyen ve 9 mm. çaplı olduğu anlaşılan tabancayla ilgili olarak 31.10 2005 tarihli iddianame ile hakkında 6136 sayılı Yasaya Aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, ancak anılan kamu davası açılmadan önce 12.08.2005 tarihinde yakalandığı sırada 7,65 mm. çaplı başka bir tabancanın daha ele geçirildiği anlaşıldığından, hukuki kesinti oluşmadığı gözetilerek 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan tek bir hüküm kurulması yerine, iki ayrı suçun varlığının kabulüyle yazılı şekilde iki ayrı hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebilğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 01/03/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.