Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/6434 K.2011/1318
Özet: (1) Aliye Arıoğlu’nun haksız tutuklama ve yakalama nedeniyle, tutuklu kaldığı günler için maddi‑manevi tazminat talebinin incelenmesi; (2) Mahkeme, davacının lehine yazılı miktarda maddi‑manevi tazminata hükmetti, tahliye tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını kararlaştırdı ve temyiz itirazlarını reddetti.
TEBLİĞNAME: 1-B/2010/188039
Adam öldürmek suçundan sanık olarak (...) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılanması sonunda, beraatine karar verilen Aliye (...) Arıoğlu'nun tutuklu kaldığı günler için 466 sayılı yasa uyarınca vaki tazminat isteği üzerine (...) Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesince yapılan incelemede; dosyada miktarı yazılı maddi-manevi tazminatın davalı hazineden alınarak adıgeçen davacıya ödenmesine dair ittihaz olunan 01/06/2010 gün ve 389/176 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı hazine vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-) Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.09.2005 gün ve 88/98 sayılı kararında açıklandığı üzere, haksız tutuklama ve yakalama tazminatına istem halinde zararı doğuran fiil ya da işlem gününden başlayarak yasal faiz yürütülmesi gerektiğinden, tutuklama tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi talep edildiği halde, tutuklama tarihi yerine tahliye tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
2-) Toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaatine, takdirine ve dosya münderecatına göre davacının tutuklu kaldığı günler için lehine yazılı miktarda maddi ve manevi tazminata hükmolunmasında eleştiri nedeni dışında yasaya aykırı bir husus bulunmadığından, davalı hazine vekilinin davanın süre yönünden reddine karar verilmesi ve reddolunan miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine, hükmolunan tazminat miktarının fahiş olduğuna vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), 08/03/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Adam öldürmek suçundan sanık olarak (...) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılanması sonunda, beraatine karar verilen Aliye (...) Arıoğlu'nun tutuklu kaldığı günler için 466 sayılı yasa uyarınca vaki tazminat isteği üzerine (...) Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesince yapılan incelemede; dosyada miktarı yazılı maddi-manevi tazminatın davalı hazineden alınarak adıgeçen davacıya ödenmesine dair ittihaz olunan 01/06/2010 gün ve 389/176 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı hazine vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-) Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.09.2005 gün ve 88/98 sayılı kararında açıklandığı üzere, haksız tutuklama ve yakalama tazminatına istem halinde zararı doğuran fiil ya da işlem gününden başlayarak yasal faiz yürütülmesi gerektiğinden, tutuklama tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi talep edildiği halde, tutuklama tarihi yerine tahliye tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
2-) Toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaatine, takdirine ve dosya münderecatına göre davacının tutuklu kaldığı günler için lehine yazılı miktarda maddi ve manevi tazminata hükmolunmasında eleştiri nedeni dışında yasaya aykırı bir husus bulunmadığından, davalı hazine vekilinin davanın süre yönünden reddine karar verilmesi ve reddolunan miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine, hükmolunan tazminat miktarının fahiş olduğuna vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), 08/03/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.