Yargıtay1. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/4985 K.2011/1379
Özet: (1) Uyuşmazlık, çocuk yaşta Gülden Seğmen’i tabanca ile yaralayıp hayati tehlike yaratmaya teşebbüs eden sanığın 16 yıl hapis cezasına çarptırılması ve bu kararın Yargıtay tarafından duruşmalı olarak incelenmesiyle ilgili. (2) Mahkeme, suçun niteliğini kabul ederek, zarar ve tehlikenin ağırlığını dikkate alarak 16 yıl hapis cezası verdi ve sanığın temyiz dilekçesini reddederek kararını sürdürdü.
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/179793
Çocuk yaştaki Gülden Seğmen'i öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (...) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16/11/2009 gün ve 227/226 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1) Sanığın mağduru, sol göğüs yan kısmında koltuk altının yaklaşık 10 cm.altında ve sağ ayak üst yan kısmında olacak şekilde tabanca ile yaraladığı, sol akciğerde hemopnomotoraksa, diyafram solda laserasyona, mide, karaciğer ve pankreasta yaralanmaya, sol 6.kostada açık parçalı kırığa, sağ ayak cuneiforme kemikte açık nondeplase kırığa neden olan yaralanması nedeniyle mağdurun hayati tehlike geçirdiği, yaralanmasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (4.) derecede etkileyecek nitelikte olduğu anlaşılmakla, teşebbüs nedeniyle 5237 sayılı TCK. nun 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 35.maddesi uyarınca yapılan uygulama sırasında, zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak üst sınırdan ceza verilmesi yerine 16 yıl hapis cezası verilerek eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kasten çocuk öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ve müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede eksik inceleme ile karar verildiğine, suç vasfına,
delillerin takdirinde hata yapıldığına, teşebbüs nedeniyle cezada teşdit uygulanmasının hatalı olduğuna, tahrikin varlığına, CMK.nun 231.maddesinin uygulanması gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), ceza miktarı ve tutuklulukta kalınan süre nazara alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin reddine, 09/03/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
09/03/2011 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ... 'ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Avukatlar ...ile ....'in yokluklarında 10/03/2011 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.
Çocuk yaştaki Gülden Seğmen'i öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (...) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16/11/2009 gün ve 227/226 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1) Sanığın mağduru, sol göğüs yan kısmında koltuk altının yaklaşık 10 cm.altında ve sağ ayak üst yan kısmında olacak şekilde tabanca ile yaraladığı, sol akciğerde hemopnomotoraksa, diyafram solda laserasyona, mide, karaciğer ve pankreasta yaralanmaya, sol 6.kostada açık parçalı kırığa, sağ ayak cuneiforme kemikte açık nondeplase kırığa neden olan yaralanması nedeniyle mağdurun hayati tehlike geçirdiği, yaralanmasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (4.) derecede etkileyecek nitelikte olduğu anlaşılmakla, teşebbüs nedeniyle 5237 sayılı TCK. nun 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 35.maddesi uyarınca yapılan uygulama sırasında, zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak üst sınırdan ceza verilmesi yerine 16 yıl hapis cezası verilerek eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kasten çocuk öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ve müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede eksik inceleme ile karar verildiğine, suç vasfına,
delillerin takdirinde hata yapıldığına, teşebbüs nedeniyle cezada teşdit uygulanmasının hatalı olduğuna, tahrikin varlığına, CMK.nun 231.maddesinin uygulanması gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), ceza miktarı ve tutuklulukta kalınan süre nazara alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin reddine, 09/03/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
09/03/2011 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ... 'ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Avukatlar ...ile ....'in yokluklarında 10/03/2011 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.