Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/4800 K.2011/1136
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, N.. A.’nın adam öldürme suçundan verilen hükmün, 5237 sayılı TCK yürürlüğe girmesiyle yeniden duruşma açılarak yapılan uyarlama sonucunda hâkimliğin hatalı savunma hakkı ve lehe yasa değerlendirmesinde yasal hükümler dikkate alınmadığı iddiasıdır. (2) Mahkeme, bu eksiklikleri gözeterek hükmü bozup yeniden duruşma açmayı kararlaştırmış, böylece karar oybirliğiyle iptal edilmiştir.
TEBLİĞNAME: 1-B/2010/151410
MAHKEMESİ: (ANKARA) Dokuzuncu Ağır Ceza Mah
TARİHİ VE NO:21/04/2010 - 73/190
SUÇ: Adam öldürmek
Adam öldürmek suçundan N.. A.. hakkında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma açılarak TCK.nun 87/4,29/1 maddeleri gereğince hükümlülüğüne dair (ANKARA) Dokuzuncu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21/04/2010 gün ve 73/190 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hükümlü N.. A.. hakkında 765 Sayılı TCK. gereğince kurulup, Yargıtay 1. Ceza Dairesince ONANMAK suretiyle kesinleşen hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca yeniden duruşma açılarak yapılan uyarlama sonucu kurulan hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmediğinden, hükümlü müdafiinin bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
1) Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 18/03/2010 tarihli yazısından sanığın Antalya E Tipi Kapalı Cezaevinde bulunduğu anlaşıldığı halde, hükümlü duruşmada hazır bulundurulmadan, müdafii huzurunda uyarlama yargılaması yapılması suretiyle CMK.nun 193/1 ve 196/1 madde ve fıkralarına muhalefet edilerek savunma hakkının kısıtlanması,
2) Kabule göre ise;
Hükümlü sanığın eylemi silahtan sayılan bıçakla işlediği anlaşıldığından, 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve 5237 sayılı Yasanın 7/2 maddesi gereğince yapılacak lehe yasa değerlendirmesinde 5237 sayılı TCK.nun 87/4 maddesinin ikinci cümlesinin esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı olduğundan, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 01/03/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
MAHKEMESİ: (ANKARA) Dokuzuncu Ağır Ceza Mah
TARİHİ VE NO:21/04/2010 - 73/190
SUÇ: Adam öldürmek
Adam öldürmek suçundan N.. A.. hakkında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma açılarak TCK.nun 87/4,29/1 maddeleri gereğince hükümlülüğüne dair (ANKARA) Dokuzuncu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21/04/2010 gün ve 73/190 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hükümlü N.. A.. hakkında 765 Sayılı TCK. gereğince kurulup, Yargıtay 1. Ceza Dairesince ONANMAK suretiyle kesinleşen hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca yeniden duruşma açılarak yapılan uyarlama sonucu kurulan hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmediğinden, hükümlü müdafiinin bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
1) Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 18/03/2010 tarihli yazısından sanığın Antalya E Tipi Kapalı Cezaevinde bulunduğu anlaşıldığı halde, hükümlü duruşmada hazır bulundurulmadan, müdafii huzurunda uyarlama yargılaması yapılması suretiyle CMK.nun 193/1 ve 196/1 madde ve fıkralarına muhalefet edilerek savunma hakkının kısıtlanması,
2) Kabule göre ise;
Hükümlü sanığın eylemi silahtan sayılan bıçakla işlediği anlaşıldığından, 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve 5237 sayılı Yasanın 7/2 maddesi gereğince yapılacak lehe yasa değerlendirmesinde 5237 sayılı TCK.nun 87/4 maddesinin ikinci cümlesinin esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı olduğundan, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 01/03/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.