‹ Ana sayfa
Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2009/5889 K.2011/8629

Esas No: 2009/5889 · Karar No: 2011/8629 · Karar Tarihi: 29.12.2011
Özet: (1) Özgür'ün ölümüne sebep olan kasten öldürmeye teşebbüs eylemi ve sanık Ahmet'in bu eyleme yardım ettiği iddiası; (2) Mahkeme, Ahmet’in suçlu bulunduğunu ancak yazılı hükümde fazla ceza verildiğini tespit ederek kararın bozulmasına karar verdi.
TEBLİĞNAME: 1-B/09/107582

MAHKEMESİ: SAMSUN İkinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO:02.12.2008 - 102/331
SUÇ: Kasten öldürmeye teşebbüs

Ö.. A..'ı kasten öldürmeye teşebbüsten sanık A.. S..'in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (SAMSUN) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02.12.2008 gün ve 102/331 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Sanık hakkında, toplanan deliller karar yerinde incelendiğinde;
1- Sanığın olayın başından beri istikrarlı bir şekilde olay yerinde bulunmadığını ve atılı suçu işlemediğini savunmuş olması, tanıklar Arzu, Soner ve mağdur Özgür'ün fotoğraftan sanığı teşhis edemedikleri, aynı zamanda ifadelerinin, kendi içinde ve birbirlerine göre aşırı çelişkili bulunduğu, olay yerinde elde edilen fiziki bulgulara göre olayda tek silah kullanıldığı ve bunu başka bir olay nedeniyle ölen E.. E..'un kullanıldığının saptandığı, sanığın bu kişiye silah verdiğinin kesin olarak belirlenemediği, sarf ettiği iddia olunan "vur onu" sözünü sonraki değişik ve çelişkili beyanlarda geliştirilmiş olduğu, dolayısıyla sanık Ahmet'in eyleme yardım eden olarak katıldığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde kanıtlamadığından kuşkudan sanık yararlanır ilkesi gereğince, atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi,
2- Kabule göre; eylemin faili E.. E.. ile mağdur Özgür arasında öldürmeyi gerektirir bir husumetin bulunmaması, olayın mağdurun bu kişiye nezaket kuralları gereğince selam vermemesinden kaynaklandığı, öldüğü için hakkında dava açılamayan bu kişinin, yakın mesafeden seçme imkanı var iken yaşamsal bölgeyi hedef almayarak mağdurun bacaklarına ateş etmesi ve eylemine kendiliğinden son vermiş olması değerlendirildiğinde, failin eyleminin yaralama niteliğinde bulunduğu, TCK.nun 40. Maddesinde tanımlandığı gibi bağlılık kuralı gereğince yardım ettiği kabul edilen sanık
Ahmet'in yaralama suçuna katılma eyleminden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanığa fazla ceza verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?