Danıştay9. DaireVergi Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 9. Daire E.2024/1865 K.2024/7821
T.C. DANIŞTAY DOKUZUNCU DAİRE
Esas No: 2024/1865
Karar No: 2024/7821
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Defterdarlığı- ...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Bilgisayar Temizlik Gıda Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ... sayılı ödeme emri yönünden; anılan ödeme emri içeriğinde yer alan vergi borçlarının asıl borçlu şirket tarafından 7256 ve 7326 sayılı Kanunlar kapsamında yapılandırılmasıyla birlikte, alacakların nitelik değiştirip yeni bir borç haline geldiği anlaşıldığından yapılandırma tarihlerinde ve sonraki tarihlerde asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olmayan davacı adına anılan alacakların tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu ... sayılı ödeme emri yönünden; davacının 05/12/2016 ila 06/03/2017 tarihleri arasında asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olduğu, ödeme emri içeriğinde yer alan 2017/Şubat, Mart dönemlerine ilişkin kesilen vergi ziyaı cezalarının kanuni süresinden sonra verilen katma değer vergisi düzeltme beyannamesinden kaynaklandığı, düzeltme beyannamelerinin verildiği tarihte kanuni temsilci sıfatı bulunmayan davacının, bu tarihten sonra gerçekleştirilen düzeltme işleminden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığından anılan amme alacağının tahsili için davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu ... sayılı ödeme emri yönünden ise; anılan ödeme emri içeriğinde yer alan vergi borçlarının asıl borçlu şirketin 2016 yılına ilişkin defter ve belgelerinin ibraz edilmemesi üzerine katma değer vergisi indirimlerinin reddinden kaynaklandığı, defter ve belgelerin istenildiği tarihte şirketle ilgisi bulunmayan davacının anılan borçlardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emirleri içeriği borçların asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun kesinleştirildiği, yapılandırmanın ihlali üzerine yapılan takip işlemlerinin kaldığı yerden devam edeceği, şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan bu borçların tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
... Gıda Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı ifade edilmiştir.
17/11/2020 tarih ve 31307 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 3. maddesinin 6. fıkrasında, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği, aynı maddenin 8. fıkrasında ise bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği hükme bağlanmıştır.
09/06/2021 tarih ve 31506 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 9. maddesinin 6. fıkrasında, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği, aynı maddenin 8. fıkrasında ise bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği hükme bağlanmıştır.
Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7326 Sayılı Kanun Genel Tebliğinin (Seri no:1) “VIII-Ortak Hükümler” Ana Başlığının Altında Yer Alan B-Kanun Hükümlerinin İhlali Halinde Alacakların Takibi” başlıklı kısmında; 7326 sayılı Kanunun 9. maddesinin sekizinci fıkrasında “Bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar. Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam eder." hükmünün yer aldığı, bu hükme göre, Kanun kapsamında yapılandırıldığı halde Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların, yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılacak ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği, dolayısıyla, alacakların Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle yapılandırılması bu alacakların niteliğini değiştirmediğinden, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak, daha önce yapılan takip işlemleri yenilenmeksizin, bu işlemlere kaldığı yerden devam edileceği, diğer taraftan, alacağın ödenmesinden sorumlu olan diğer kişiler (213 ve 6183 sayılı Kanunlar ile diğer kanunlarda yer alan sorumluluk düzenlemeleri nedeniyle mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi amme borçlusu sayılan kişiler) hakkında yapılan takip işlemlerine de Kanunun 3 üncü maddesinin sekizinci fıkrasına göre kaldığı yerden devam edilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu 17/08/2022 tarih ve 2022081766aBL0000003,4 sayılı ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup davalı idare tarafından ileri sürülen temyiz iddiaları, kararın belirtilen kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu 17/08/2022 tarih ve 2022081766aBL0000002 sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin incelenmesinden ise;
Önceki yapılandırma kanunlarından farklı olarak 7256, 7326, 7440 sayılı Kanunlarla, kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemlerinin ilgili mevzuat kapsamında yapılacağı ve kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği yönünde hüküm getirildiği, bu hüküm dikkate alındığında 7256 ve 7326 sayılı Kanunlar uyarınca yapılandırılıp koşulları ihlal edilen kamu alacaklarının yeniden takibi sırasında yapılandırma öncesi yapılan işlemlerin geçerliliğini koruduğu ve takibin, hangi aşamada kaldıysa o aşamadan devam edeceği hususunun açıkça belirtildiği görülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden; kanuni temsilcisi olduğu ... Temizlik Gıda Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına ödeme emirleri düzenlendiği, ödeme emirlerine konu borçlar için asıl borçlu şirket tarafından, 29/11/2020 tarihinde 7256 sayılı Kanun, 29/07/2021 tarihinde ise 7326 sayılı Kanun uyarınca taksitlendirme talebinde bulunulduğu, ödeme yapılmaması nedeniyle oluşturulan tecilin kaldırıldığı, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan borçlar için 05/12/2016 ila 06/03/2017 tarihleri arasında kanuni temsilci olan davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Vergi Mahkemesince, ödeme emirleri içeriği borçların asıl borçlu şirket tarafından 7256 ve 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılmadan önce kanuni temsilciliği sona eren davacının anılan borçlardan sorumlu tutulması mümkün olmadığından davacı adına tanzim edilen dava konusu ... sayılı ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle anılan ödeme emri yönünden verilen kabul kararına yönelik davalı idare istinaf istemi Bölge İdare Mahkemesi tarafından reddedilmişse de; yapılandırma şartlarının ihlali nedeniyle tecil dosyasının iptali üzerine 7256 ve 7326 sayılı Kanunların yayımı öncesinde başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceğinden anılan kararda hukuka uyarlık bulunmamakla birlikte, dava konusu ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan vergi borçlarının 14/11/2019 tarihinde verilen katma değer vergisi düzeltme beyannamelerinden kaynaklandığı, düzeltme beyannamesinin verildiği ve söz konusu borçların vade tarihlerinde davacının anılan şirketin kanuni temsilcisi olmadığı, dolayısıyla söz konusu borçlardan sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından, ... sayılı ödeme emri yönünden davanın kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı idare istinaf istemini reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, ... sayılı ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, ... sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasının ise yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 19/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2024/1865
Karar No: 2024/7821
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Defterdarlığı- ...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Bilgisayar Temizlik Gıda Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ... sayılı ödeme emri yönünden; anılan ödeme emri içeriğinde yer alan vergi borçlarının asıl borçlu şirket tarafından 7256 ve 7326 sayılı Kanunlar kapsamında yapılandırılmasıyla birlikte, alacakların nitelik değiştirip yeni bir borç haline geldiği anlaşıldığından yapılandırma tarihlerinde ve sonraki tarihlerde asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olmayan davacı adına anılan alacakların tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu ... sayılı ödeme emri yönünden; davacının 05/12/2016 ila 06/03/2017 tarihleri arasında asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olduğu, ödeme emri içeriğinde yer alan 2017/Şubat, Mart dönemlerine ilişkin kesilen vergi ziyaı cezalarının kanuni süresinden sonra verilen katma değer vergisi düzeltme beyannamesinden kaynaklandığı, düzeltme beyannamelerinin verildiği tarihte kanuni temsilci sıfatı bulunmayan davacının, bu tarihten sonra gerçekleştirilen düzeltme işleminden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığından anılan amme alacağının tahsili için davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu ... sayılı ödeme emri yönünden ise; anılan ödeme emri içeriğinde yer alan vergi borçlarının asıl borçlu şirketin 2016 yılına ilişkin defter ve belgelerinin ibraz edilmemesi üzerine katma değer vergisi indirimlerinin reddinden kaynaklandığı, defter ve belgelerin istenildiği tarihte şirketle ilgisi bulunmayan davacının anılan borçlardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emirleri içeriği borçların asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun kesinleştirildiği, yapılandırmanın ihlali üzerine yapılan takip işlemlerinin kaldığı yerden devam edeceği, şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan bu borçların tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
... Gıda Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı ifade edilmiştir.
17/11/2020 tarih ve 31307 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 3. maddesinin 6. fıkrasında, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği, aynı maddenin 8. fıkrasında ise bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği hükme bağlanmıştır.
09/06/2021 tarih ve 31506 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 9. maddesinin 6. fıkrasında, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği, aynı maddenin 8. fıkrasında ise bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği hükme bağlanmıştır.
Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7326 Sayılı Kanun Genel Tebliğinin (Seri no:1) “VIII-Ortak Hükümler” Ana Başlığının Altında Yer Alan B-Kanun Hükümlerinin İhlali Halinde Alacakların Takibi” başlıklı kısmında; 7326 sayılı Kanunun 9. maddesinin sekizinci fıkrasında “Bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar. Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam eder." hükmünün yer aldığı, bu hükme göre, Kanun kapsamında yapılandırıldığı halde Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların, yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılacak ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği, dolayısıyla, alacakların Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle yapılandırılması bu alacakların niteliğini değiştirmediğinden, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak, daha önce yapılan takip işlemleri yenilenmeksizin, bu işlemlere kaldığı yerden devam edileceği, diğer taraftan, alacağın ödenmesinden sorumlu olan diğer kişiler (213 ve 6183 sayılı Kanunlar ile diğer kanunlarda yer alan sorumluluk düzenlemeleri nedeniyle mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi amme borçlusu sayılan kişiler) hakkında yapılan takip işlemlerine de Kanunun 3 üncü maddesinin sekizinci fıkrasına göre kaldığı yerden devam edilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu 17/08/2022 tarih ve 2022081766aBL0000003,4 sayılı ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup davalı idare tarafından ileri sürülen temyiz iddiaları, kararın belirtilen kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu 17/08/2022 tarih ve 2022081766aBL0000002 sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin incelenmesinden ise;
Önceki yapılandırma kanunlarından farklı olarak 7256, 7326, 7440 sayılı Kanunlarla, kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemlerinin ilgili mevzuat kapsamında yapılacağı ve kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği yönünde hüküm getirildiği, bu hüküm dikkate alındığında 7256 ve 7326 sayılı Kanunlar uyarınca yapılandırılıp koşulları ihlal edilen kamu alacaklarının yeniden takibi sırasında yapılandırma öncesi yapılan işlemlerin geçerliliğini koruduğu ve takibin, hangi aşamada kaldıysa o aşamadan devam edeceği hususunun açıkça belirtildiği görülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden; kanuni temsilcisi olduğu ... Temizlik Gıda Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına ödeme emirleri düzenlendiği, ödeme emirlerine konu borçlar için asıl borçlu şirket tarafından, 29/11/2020 tarihinde 7256 sayılı Kanun, 29/07/2021 tarihinde ise 7326 sayılı Kanun uyarınca taksitlendirme talebinde bulunulduğu, ödeme yapılmaması nedeniyle oluşturulan tecilin kaldırıldığı, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan borçlar için 05/12/2016 ila 06/03/2017 tarihleri arasında kanuni temsilci olan davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Vergi Mahkemesince, ödeme emirleri içeriği borçların asıl borçlu şirket tarafından 7256 ve 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılmadan önce kanuni temsilciliği sona eren davacının anılan borçlardan sorumlu tutulması mümkün olmadığından davacı adına tanzim edilen dava konusu ... sayılı ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle anılan ödeme emri yönünden verilen kabul kararına yönelik davalı idare istinaf istemi Bölge İdare Mahkemesi tarafından reddedilmişse de; yapılandırma şartlarının ihlali nedeniyle tecil dosyasının iptali üzerine 7256 ve 7326 sayılı Kanunların yayımı öncesinde başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceğinden anılan kararda hukuka uyarlık bulunmamakla birlikte, dava konusu ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan vergi borçlarının 14/11/2019 tarihinde verilen katma değer vergisi düzeltme beyannamelerinden kaynaklandığı, düzeltme beyannamesinin verildiği ve söz konusu borçların vade tarihlerinde davacının anılan şirketin kanuni temsilcisi olmadığı, dolayısıyla söz konusu borçlardan sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından, ... sayılı ödeme emri yönünden davanın kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı idare istinaf istemini reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, ... sayılı ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, ... sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasının ise yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 19/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.