‹ Ana sayfa
Danıştay9. DaireTicaret Hukuku

Danıştay 9. Daire E.2023/8675 K.2024/61

Esas No: 2023/8675 · Karar No: 2024/61 · Karar Tarihi: 17.01.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/8675
Karar No : 2024/61

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı

**VEKİLİ:** Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Malz. Müh. Müt. San. ve Tic. Ltd. Şti.

**VEKİLİ:** Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı alanı niteliği bulunan Konya İli, Meram İlçesi, … Mahallesi, … Ada, … parseldeki bağımsız bölümlerin satışı sırasında 05/05/2017-19/11/2018 tarihleri arasında ödenen toplam 207.150,00-TL tapu harcının iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen tutarın yasal faizi ile iadesi istemine ilişkindir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Danıştay Dokuzuncu Dairesince verilen bozma kararına uymak suretiyle; gayrimenkullerin ivaz karşılığında devir ve iktisabının tapu harcına tabi olduğu, ancak 6306 sayılı Kanun uyarınca yapılacak devir ve tescillerin vergi ve harçtan müstesna olduğu, vergiden istisna olan işlemlerden vergi alınmasının ise mevzuda hata olduğu ve dava konusu taşınmazların satışına ilişkin ödenen tapu harcının istisna kapsamında değerlendirilmesi halinde olayda vergi hatası bulunduğunun da kabulü gerektiği sonucuna ulaşıldığı; olayda, dava konusu taşınmazın, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve Uygulama Yönetmeliği kapsamında riskli yapı olduğuna usulüne uygun olarak karar verilerek tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh düşülen yapının bulunduğu alanın, 6306 sayılı Kanun uyarınca uygulama alanı olduğu ve bu alanda, bu Kanunda belirtilen kişi ve kurumlarca kanunun amacına yönelik olarak gerçekleştirilen iş ve işlemlerin tapu harcından muaf olacağı, satış işleminin bu Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu tapu harcının riskli yapı niteliği taşıyan taşınmazların yıkılarak 6306 sayılı Kanun kapsamında yeniden inşası sonrasında oluşan bağımsız bölümlerin ilk satışına ilişkin olduğu, kentsel dönüşüm uygulamasının 6306 sayılı Kanunun amacını gerçekleştirmeye yönelik olduğu, uygulama sonrasında inşa edilen bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere ilk satış işlemlerinin de bu Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve anılan Kanunun olay tarihinde yürürlükte bulunan 7. maddesinin 9. fıkrası uyarınca vergi ve harçtan müstesna olduğu sonucuna varıldığı; bu durumda, dava konusu taşınmazların satışına ilişkin ödenen tapu harçları istisna kapsamında olduğu ve vergiden istisna olan işlemlerden vergi alınması mevzuda hata olarak değerlendirildiğinden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine dair Vergi Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne ve dava konusu işlemin iptali ile ödenen tutarın ödeme tarihinden işleyecek tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 6306 sayılı Kanunun amacı ve harca konu işlem tarihinde Kanunda bu yönde bir düzenleme bulunmadığı dikkate alındığında dönüşümü gerçekleşen yapıların üçüncü kişilere devrinin kentsel dönüşümün bir parçası olarak değerlendirilmesi ve istisna uygulanmasının mümkün olmadığı, 6306 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilen dönüşüm sonrasında inşa edilen yapıların satış işlemlerinin Kanunun 7. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan 9. fıkrası kapsamında harçtan müstesna olmadığı, söz konusu Kanunda 10/12/2018 tarihinde yapılan değişiklikle dönüşüm sonrası üçüncü kişilere yapılan satışların istisna kapsamına alındığından bu tarihten önceki satışların kapsam dışı olduğu, faize ilişkin kısmın da hukuka aykırı olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 17/01/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?