Danıştay9. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 9. Daire E.2023/5465 K.2024/1428
Özet: Uyuşmazlık, davacının 2010 ve 2011 yıllarıyla ilgili vergi borçlarına ilişkin ödeme emrinin iptali ve ihbarnamelerin tebligat işlemlerinin geçerliliği üzerineydi. Mahkeme, temyiz isteğini reddederek Bölge İdare Mahkemesi’nin kararının o kısmını onayladı ve ilgili eyleme devam edilmesine karar verdi.
T.C. DANIŞTAY DOKUZUNCU DAİRE
Esas No: 2023/5465
Karar No: 2024/1428
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, vergi borcunun tahsili için düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan 2010 yılı vergi borçlarına ilişkin ihbarnamelerin 20/12/2016 tarihinde "… Mahallesi …. Cad. No:… Çankaya/ANKARA" adresinde tebliğe çıkarıldığı, ancak davacının adreste tanınmaması nedeniyle iade edilmesi üzerine bilinen adresinde bulunamaması sebebiyle ilan yoluyla tebligat yapılarak borcun tahakkuk ettirildiği, davacının mernis sistemine kayıtlı adresinin 01/08/2014 tarihinde "... Mahallesi ... Cad. No:.. Çankaya/ANKARA" olarak beyan edildiği, 13/07/2016 tarihinde ise adres değişikliği sonucu "… Mah. … Bulvarı No:… Çankaya/Ankara" adresinin beyan edildiği, ödeme emrinin dayanağı tarhiyata ilişkin tebligatın, 20/12/2016 tarihinde eski adrese yapıldığı anlaşıldığından, ödeme emri içeriği 2010 yılına ilişkin vergi borçlarının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinden bahsedilemeyeceği; dava konusu ödeme emri içeriğindeki 2011 yılına ilişkin vergi borçlarına ait ihbarnamelerin ise 29/03/2017 tarihinde dairede tebliğ edildiği, ihbarnameye karşı dava açılmayarak borcun tahakkuk ettiği anlaşıldığından, davacının böyle bir borcu olmadığı veya anılan borcun ödendiği yolunda bir iddiasının bulunmadığı, ilgili borçların vade tarihinin de 2017 yılı olması nedeniyle borçların zamanaşımı nedeniyle ortadan kalktığı iddiasına da itibar edilmediği, dolayısıyla uyuşmazlık konusu ödeme emri içeriği 2011 yılına ilişkin vergi borçlarının davacıdan tahsil edilmek istenilmesinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu ödeme emrinin 2010 yılına ilişkin vergi borçları yönünden iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından, dava konusu ödeme emrinin dayanağını oluşturan, 2011 yılına ilişkin vergi borçlarına ait ihbarnameler yönünden ileri sürülen iddiaların, kararın bu kısmına ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği; Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin 2010 yılı vergi borçlarına ilişkin kısmına karşı, davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusuna gelince, ödeme emri içeriğini oluşturan 2010 yılı vergi borçları için düzenlenen ihbarnamelerin 20/12/2016 tarihinde "... Mahallesi ... Cad. No:.. Çankaya/ANKARA" adresinde tebliğe çıkarıldığı, ancak gösterilen adres mesai saatlerinde sürekli kapalı olduğundan muhatap ismen tanınmıyor, muhtarlık kayıtlarında kaydı çıkmadığından tebliği mümkün olmadığından iade edilmesi üzerine 21/12/2016 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca "... Mahallesi ... Cad. No:.. Çankaya/Ankara" adresinde mahalle muhtarına teslim edilmek ve muhtarın imzası alınmak suretiyle tebliğ edildiği, davacının mernis sistemine kayıtlı adresinin 01/08/2014 tarihinde "... Mahallesi ... Cad. No:.. Çankaya/Ankara" olarak beyan edildiği, 13/07/2016 tarihinde ise adres değişikliği sonucu "… Mah. … Bulvarı No:… Çankaya/Ankara" adresinin beyan edildiği, ödeme emrinin dayanağı 2010 yılı tarhiyatlara ilişkin tebligatın, 21/12/2016 tarihinde davacının eski adresinin bağlı olduğu ... mahallle muhtarına yapıldığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun tebliğ işlemlerini düzenleyen hükümlerinde, muhtara teslim edilmek suretiyle tebligat yapılabileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmayıp, söz konusu tebliğ işleminde, anılan Kanun'un 102 ve devamı maddelerinde belirtilen usuller izlenerek tebligat yapılmaya çalışılması gerekirken, Kanun'un tebliğe ilişkin uygulanması zorunlu kurallarının dışına çıkılarak mahalle muhtarına teslim edilmek suretiyle tebligat yapılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, bu durumda, ihbarname ile usulüne uygun tebliğ edilerek kesinleştirilmiş bir amme alacağının varlığından söz edilemeyeceğinden, usulsüz olarak yapılan tebligat esas alınarak amme alacağının kesinleştirildiğinden ve ödenmediğinden bahisle düzenlenen ödeme emrinin 2010 yılı vergi borçlarına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davacı istinaf isteminin reddine, davalı idare istinaf isteminin belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İdarece yapılan işlemlerin yerinde ve hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu kısmının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 25/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2023/5465
Karar No: 2024/1428
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, vergi borcunun tahsili için düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan 2010 yılı vergi borçlarına ilişkin ihbarnamelerin 20/12/2016 tarihinde "… Mahallesi …. Cad. No:… Çankaya/ANKARA" adresinde tebliğe çıkarıldığı, ancak davacının adreste tanınmaması nedeniyle iade edilmesi üzerine bilinen adresinde bulunamaması sebebiyle ilan yoluyla tebligat yapılarak borcun tahakkuk ettirildiği, davacının mernis sistemine kayıtlı adresinin 01/08/2014 tarihinde "... Mahallesi ... Cad. No:.. Çankaya/ANKARA" olarak beyan edildiği, 13/07/2016 tarihinde ise adres değişikliği sonucu "… Mah. … Bulvarı No:… Çankaya/Ankara" adresinin beyan edildiği, ödeme emrinin dayanağı tarhiyata ilişkin tebligatın, 20/12/2016 tarihinde eski adrese yapıldığı anlaşıldığından, ödeme emri içeriği 2010 yılına ilişkin vergi borçlarının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinden bahsedilemeyeceği; dava konusu ödeme emri içeriğindeki 2011 yılına ilişkin vergi borçlarına ait ihbarnamelerin ise 29/03/2017 tarihinde dairede tebliğ edildiği, ihbarnameye karşı dava açılmayarak borcun tahakkuk ettiği anlaşıldığından, davacının böyle bir borcu olmadığı veya anılan borcun ödendiği yolunda bir iddiasının bulunmadığı, ilgili borçların vade tarihinin de 2017 yılı olması nedeniyle borçların zamanaşımı nedeniyle ortadan kalktığı iddiasına da itibar edilmediği, dolayısıyla uyuşmazlık konusu ödeme emri içeriği 2011 yılına ilişkin vergi borçlarının davacıdan tahsil edilmek istenilmesinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu ödeme emrinin 2010 yılına ilişkin vergi borçları yönünden iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından, dava konusu ödeme emrinin dayanağını oluşturan, 2011 yılına ilişkin vergi borçlarına ait ihbarnameler yönünden ileri sürülen iddiaların, kararın bu kısmına ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği; Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin 2010 yılı vergi borçlarına ilişkin kısmına karşı, davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusuna gelince, ödeme emri içeriğini oluşturan 2010 yılı vergi borçları için düzenlenen ihbarnamelerin 20/12/2016 tarihinde "... Mahallesi ... Cad. No:.. Çankaya/ANKARA" adresinde tebliğe çıkarıldığı, ancak gösterilen adres mesai saatlerinde sürekli kapalı olduğundan muhatap ismen tanınmıyor, muhtarlık kayıtlarında kaydı çıkmadığından tebliği mümkün olmadığından iade edilmesi üzerine 21/12/2016 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca "... Mahallesi ... Cad. No:.. Çankaya/Ankara" adresinde mahalle muhtarına teslim edilmek ve muhtarın imzası alınmak suretiyle tebliğ edildiği, davacının mernis sistemine kayıtlı adresinin 01/08/2014 tarihinde "... Mahallesi ... Cad. No:.. Çankaya/Ankara" olarak beyan edildiği, 13/07/2016 tarihinde ise adres değişikliği sonucu "… Mah. … Bulvarı No:… Çankaya/Ankara" adresinin beyan edildiği, ödeme emrinin dayanağı 2010 yılı tarhiyatlara ilişkin tebligatın, 21/12/2016 tarihinde davacının eski adresinin bağlı olduğu ... mahallle muhtarına yapıldığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun tebliğ işlemlerini düzenleyen hükümlerinde, muhtara teslim edilmek suretiyle tebligat yapılabileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmayıp, söz konusu tebliğ işleminde, anılan Kanun'un 102 ve devamı maddelerinde belirtilen usuller izlenerek tebligat yapılmaya çalışılması gerekirken, Kanun'un tebliğe ilişkin uygulanması zorunlu kurallarının dışına çıkılarak mahalle muhtarına teslim edilmek suretiyle tebligat yapılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, bu durumda, ihbarname ile usulüne uygun tebliğ edilerek kesinleştirilmiş bir amme alacağının varlığından söz edilemeyeceğinden, usulsüz olarak yapılan tebligat esas alınarak amme alacağının kesinleştirildiğinden ve ödenmediğinden bahisle düzenlenen ödeme emrinin 2010 yılı vergi borçlarına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davacı istinaf isteminin reddine, davalı idare istinaf isteminin belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İdarece yapılan işlemlerin yerinde ve hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu kısmının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 25/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.