Danıştay9. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 9. Daire E.2022/4874 K.2023/5027
T.C. DANIŞTAYDOKUZUNCU DAİRE Esas No: 2022/4874 Karar No: 2023/5027 TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI): ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Şerit Bilgisayar ve Top. Tük. Malz. Tic. Ltd. Şti.'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacının maaşına ve banka hesaplarına uygulanan haciz işleminin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davacının kanuni temsilcisi olduğu asıl borçlu şirket tarafından verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergiler ile davalı idarece yapılan cezalı tarhiyata ilişkin amme alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emirlerinin bir kısmının memur eliyle bir kısmının ilanen tebliğ edildiği; dava konusu haciz işlemleri içeriği amme alacaklarının dayanağı olan ve asıl borçlu şirket ... Şerit Bilgisayar ve Top. Tük. Malz. Tic. Ltd. Şti. adına düzenlenen ödeme emirlerinden davalı idare tarafından sunulan GİB Portal çıktısına göre ilanen tebliğ edildiği belirtilen ödeme emirlerinin tebliğ evrakının dosyaya sunulduğu, ancak davalı idarenin, söz konusu ödeme emirlerinin ilanen tebliğe konu olması için, ödeme emirlerinin tebliğe çıkarıldığı tarihlerde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun yürürlükte bulunan maddelerinde yer alan usulün izlenmediği, söz konusu tebliğ alındılarının bir kısmının sadece dağıtıcı imzasıyla merciine iade edildiği, anılan Yasa'da belirtilen kişiler nezdinde tutanak haline getirilen tebliğ alındılarının ise usulüne uygun olarak ikinci kez tebliğe gönderilmediği, dolayısıyla ilanen tebliğ koşullarının gerçekleşmediği göz önünde bulundurulduğunda, ilanen tebliğ edildiği ileri sürülen amme alacağının şirket nezdinde kesinleştirildiği ve tahsil yollarının tüketildiği ispatlanamadığından asıl borçlu şirket hakkında tahsil süreci tamamlanmadan kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına takip ve bu takip sonucu cebri tahsil yapma olanağı bulunmadığından dava konusu haciz işlemlerinin bu kısmında hukuka uyarlık görülmediği; dava konusu haciz işlemlerinin dayanağı asıl borçlu şirket adına düzenlenen ve memur eliyle tebliğ edilen ödeme emirlerine ilişkin kısma gelindiğinde ise; davalı idarece sunulan belgelerde zamanaşımını kesen neden olarak muhtelif tarihlerde yapılmış tahsilatların gösterildiği, ancak bu kaydi tahsilatların çok cüz'i tutarlarda (0,01 TL, 0,02 TL, 0,03 TL vb.), ekonomik değeri bulunmayan ve kimin tarafından ödendiği bilinmeyen, vezne-nakit şeklinde tahsilatlar olduğu, bu nitelikteki tahsilatların zamanaşımını kesmeye yönelik idare tarafından mükellef hesabına yapılan tahsilatlar olması nedeniyle zamanaşımını kesmeyeceğinin açık olduğu sonucuna ulaşıldığından yapılan ödemelerin zamanaşımını kesen sebep olarak kabul edilmesine hukuken imkan bulunmadığı, bu itibarla idarece, anılan dönemlerde zamanaşımı süresini kesen veya durduran bir işlem yapıldığı hususunda bilgi ve belge sunulmadığı gibi, kimin tarafından ödendiği bilinmeyen ekonomik değeri ve hukuki etkisi bulunmayan çok cüz'i tutarlarda (0,01-TL, 0,02-TL, 0,03-TL vb.) vezne-nakit şeklinde yapılan tahsilatların zamanaşımını kesemeyeceği değerlendirilerek zamanaşımına uğradığı açık olan amme alacaklarının takibine ilişkin davacı hakkında uygulanan haciz işlemlerinin bu kısmında da hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu haciz işlemlerinin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davanın süresinde açılmadığı, konusunun anlaşılamadığı, öte yandan, vade yılı 2007 ilâ 2010 olan amme alacaklarına ilişkin ödeme emirlerinin şirket, kanuni temsilci ve ortaklara tebliğ edildiği, davacının tespit edilen banka hesaplarına 2017 yılında haciz işlemi uygulandığı yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1.Davalının temyiz isteminin reddine,2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
VEKİLİ: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI): ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Şerit Bilgisayar ve Top. Tük. Malz. Tic. Ltd. Şti.'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacının maaşına ve banka hesaplarına uygulanan haciz işleminin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davacının kanuni temsilcisi olduğu asıl borçlu şirket tarafından verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergiler ile davalı idarece yapılan cezalı tarhiyata ilişkin amme alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emirlerinin bir kısmının memur eliyle bir kısmının ilanen tebliğ edildiği; dava konusu haciz işlemleri içeriği amme alacaklarının dayanağı olan ve asıl borçlu şirket ... Şerit Bilgisayar ve Top. Tük. Malz. Tic. Ltd. Şti. adına düzenlenen ödeme emirlerinden davalı idare tarafından sunulan GİB Portal çıktısına göre ilanen tebliğ edildiği belirtilen ödeme emirlerinin tebliğ evrakının dosyaya sunulduğu, ancak davalı idarenin, söz konusu ödeme emirlerinin ilanen tebliğe konu olması için, ödeme emirlerinin tebliğe çıkarıldığı tarihlerde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun yürürlükte bulunan maddelerinde yer alan usulün izlenmediği, söz konusu tebliğ alındılarının bir kısmının sadece dağıtıcı imzasıyla merciine iade edildiği, anılan Yasa'da belirtilen kişiler nezdinde tutanak haline getirilen tebliğ alındılarının ise usulüne uygun olarak ikinci kez tebliğe gönderilmediği, dolayısıyla ilanen tebliğ koşullarının gerçekleşmediği göz önünde bulundurulduğunda, ilanen tebliğ edildiği ileri sürülen amme alacağının şirket nezdinde kesinleştirildiği ve tahsil yollarının tüketildiği ispatlanamadığından asıl borçlu şirket hakkında tahsil süreci tamamlanmadan kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına takip ve bu takip sonucu cebri tahsil yapma olanağı bulunmadığından dava konusu haciz işlemlerinin bu kısmında hukuka uyarlık görülmediği; dava konusu haciz işlemlerinin dayanağı asıl borçlu şirket adına düzenlenen ve memur eliyle tebliğ edilen ödeme emirlerine ilişkin kısma gelindiğinde ise; davalı idarece sunulan belgelerde zamanaşımını kesen neden olarak muhtelif tarihlerde yapılmış tahsilatların gösterildiği, ancak bu kaydi tahsilatların çok cüz'i tutarlarda (0,01 TL, 0,02 TL, 0,03 TL vb.), ekonomik değeri bulunmayan ve kimin tarafından ödendiği bilinmeyen, vezne-nakit şeklinde tahsilatlar olduğu, bu nitelikteki tahsilatların zamanaşımını kesmeye yönelik idare tarafından mükellef hesabına yapılan tahsilatlar olması nedeniyle zamanaşımını kesmeyeceğinin açık olduğu sonucuna ulaşıldığından yapılan ödemelerin zamanaşımını kesen sebep olarak kabul edilmesine hukuken imkan bulunmadığı, bu itibarla idarece, anılan dönemlerde zamanaşımı süresini kesen veya durduran bir işlem yapıldığı hususunda bilgi ve belge sunulmadığı gibi, kimin tarafından ödendiği bilinmeyen ekonomik değeri ve hukuki etkisi bulunmayan çok cüz'i tutarlarda (0,01-TL, 0,02-TL, 0,03-TL vb.) vezne-nakit şeklinde yapılan tahsilatların zamanaşımını kesemeyeceği değerlendirilerek zamanaşımına uğradığı açık olan amme alacaklarının takibine ilişkin davacı hakkında uygulanan haciz işlemlerinin bu kısmında da hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu haciz işlemlerinin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davanın süresinde açılmadığı, konusunun anlaşılamadığı, öte yandan, vade yılı 2007 ilâ 2010 olan amme alacaklarına ilişkin ödeme emirlerinin şirket, kanuni temsilci ve ortaklara tebliğ edildiği, davacının tespit edilen banka hesaplarına 2017 yılında haciz işlemi uygulandığı yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1.Davalının temyiz isteminin reddine,2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.