Danıştay9. DaireVergi Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 9. Daire E.2022/3939 K.2024/1449
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3939
Karar No : 2024/1449
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
2-(DAVACI) … İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti.
**VEKİLİ:** Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, Uray Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi ..., İstiklal Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi ... ve ... vergi kimlik numaralı mükellefi ...'den aldığı faturaların sahte olduğu yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak; 2017/Ocak-Şubat dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/6. ve mükerrer 355/4. maddeleri uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporu ile dava konusu dönemde davacıya fatura düzenleyen ... hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu, ... hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu, ... hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporundaki tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden adı geçen mükelleflerin davacıya düzenlediği faturaların sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgeler olduğu sonucuna varıldığından söz konusu faturalara ilişkin katma değer vergisi indirimleri reddedilerek yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısmı yönünden; olayda tekerrüre esas alınan cezanın 08/08/2016 tarihinde tebliğ edildiği ve ihtilafsız kesinleştiğinin görüldüğü, dava konusu edilen vergi ziyaı cezalarının ise 2017 yılına ait olup; birinci eylemin cezasının kesinleştiği yılı takip eden yılın başından itibaren beş yıllık süre içeisinde ikinci eylemin gerçekleştiği, ikinci işlenen eylemin beş yılık süre içerisinde gerçekleşmesi nedeniyle ceza artırılarak uygulanacağından, dava konusu vergi ziyaı cezasının tekerrüre ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmediği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmı yönünden; davacı tarafından söz konusu mükelleflerden alınan faturaların, gerçek bir mal ve hizmet alımına dayanmadığı ve sahte faturalar olduğu sonucuna varıldığından; gerçek bir mal ve emtia alımına konu olmayan ve karşılığı gerçek olarak ödenmeyen faturalar nedeniyle yükümlünün anılan faturalara isabet eden tutarları banka kanalı ya da benzeri finans kurumları veya posta idareleri vasıtasıyla ödemesi de beklenemeyeceğinden, davacının sahte faturalarda belirtilen tutarlara konu ödemeleri banka kanalı ile yapmadığından bahisle kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/6.maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısıma gelince; davacının bilanço usulüne göre defter tutan mükellefin uyması gereken, muhasabe standartlarına, tekdüzen hesap planına ve mali tablolara ilişkin usul ve esaslara uymadığı görüldüğünden, davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalı idare tarafından yapılan istinaf isteminin reddine, davacının istinaf başvurusuna gelince; davacı adına vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısımlarına ilişkin olarak, olayda, tekerrüre esas alınan cezanın 08/08/2016 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine davacı tarafından dava açılmaması üzerine kesinleştiği, ihtilafsız kesinleşen vergi ziyaı cezasının kesinleşme tarihinden sonraki takvim yılına ilişkin uyuşmazlık konusu dönem vergileri üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının arttırılmasına dayanak alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ancak 7338 sayılı Kanunla yapılan değişikle "arttırım tutarının kesinleşen cezadan fazla olamayacağı" kurala bağlandığından ve lehe olan kanun hükmünün geçmişe yürüyeceği yönündeki ceza hukuku genel ilkesi karşısında, tekerrür fiili nedeniyle arttırım tutarının tekerrüre dayanak alınan vergi ziyaı cezası tutarına isabet eden kısımlarında hukuka aykırılık, fazlaya ilişkin kısımlarında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davacı istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, mahkeme kararının tekerrüre ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan tutarının tekerrüre dayanak alınan vergi ziyaı cezasını aşan kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Uyuşmazlığa konu alımlarının gerçek olduğu, somut veriler içermeyen, eksik inceleme sonucunda hazırlanan raporlara istinaden yapılan dava konusu cezalı tarhiyatta ve kesilen cezada hukuka uyarlık bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Dava konusu vergi ziyaı cezasına tekerrür hükümlerinin uygulanmasında ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz isteminin reddine,
… Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca aleyhe onanan kısım üzerinden hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 26/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3939
Karar No : 2024/1449
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
2-(DAVACI) … İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti.
**VEKİLİ:** Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, Uray Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi ..., İstiklal Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi ... ve ... vergi kimlik numaralı mükellefi ...'den aldığı faturaların sahte olduğu yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak; 2017/Ocak-Şubat dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/6. ve mükerrer 355/4. maddeleri uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporu ile dava konusu dönemde davacıya fatura düzenleyen ... hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu, ... hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu, ... hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporundaki tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden adı geçen mükelleflerin davacıya düzenlediği faturaların sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgeler olduğu sonucuna varıldığından söz konusu faturalara ilişkin katma değer vergisi indirimleri reddedilerek yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısmı yönünden; olayda tekerrüre esas alınan cezanın 08/08/2016 tarihinde tebliğ edildiği ve ihtilafsız kesinleştiğinin görüldüğü, dava konusu edilen vergi ziyaı cezalarının ise 2017 yılına ait olup; birinci eylemin cezasının kesinleştiği yılı takip eden yılın başından itibaren beş yıllık süre içeisinde ikinci eylemin gerçekleştiği, ikinci işlenen eylemin beş yılık süre içerisinde gerçekleşmesi nedeniyle ceza artırılarak uygulanacağından, dava konusu vergi ziyaı cezasının tekerrüre ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmediği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmı yönünden; davacı tarafından söz konusu mükelleflerden alınan faturaların, gerçek bir mal ve hizmet alımına dayanmadığı ve sahte faturalar olduğu sonucuna varıldığından; gerçek bir mal ve emtia alımına konu olmayan ve karşılığı gerçek olarak ödenmeyen faturalar nedeniyle yükümlünün anılan faturalara isabet eden tutarları banka kanalı ya da benzeri finans kurumları veya posta idareleri vasıtasıyla ödemesi de beklenemeyeceğinden, davacının sahte faturalarda belirtilen tutarlara konu ödemeleri banka kanalı ile yapmadığından bahisle kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/6.maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısıma gelince; davacının bilanço usulüne göre defter tutan mükellefin uyması gereken, muhasabe standartlarına, tekdüzen hesap planına ve mali tablolara ilişkin usul ve esaslara uymadığı görüldüğünden, davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalı idare tarafından yapılan istinaf isteminin reddine, davacının istinaf başvurusuna gelince; davacı adına vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısımlarına ilişkin olarak, olayda, tekerrüre esas alınan cezanın 08/08/2016 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine davacı tarafından dava açılmaması üzerine kesinleştiği, ihtilafsız kesinleşen vergi ziyaı cezasının kesinleşme tarihinden sonraki takvim yılına ilişkin uyuşmazlık konusu dönem vergileri üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının arttırılmasına dayanak alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ancak 7338 sayılı Kanunla yapılan değişikle "arttırım tutarının kesinleşen cezadan fazla olamayacağı" kurala bağlandığından ve lehe olan kanun hükmünün geçmişe yürüyeceği yönündeki ceza hukuku genel ilkesi karşısında, tekerrür fiili nedeniyle arttırım tutarının tekerrüre dayanak alınan vergi ziyaı cezası tutarına isabet eden kısımlarında hukuka aykırılık, fazlaya ilişkin kısımlarında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davacı istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, mahkeme kararının tekerrüre ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan tutarının tekerrüre dayanak alınan vergi ziyaı cezasını aşan kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Uyuşmazlığa konu alımlarının gerçek olduğu, somut veriler içermeyen, eksik inceleme sonucunda hazırlanan raporlara istinaden yapılan dava konusu cezalı tarhiyatta ve kesilen cezada hukuka uyarlık bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Dava konusu vergi ziyaı cezasına tekerrür hükümlerinin uygulanmasında ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz isteminin reddine,
… Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca aleyhe onanan kısım üzerinden hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 26/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.