Danıştay9. DaireVergi Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 9. Daire E.2022/3105 K.2023/4912
T.C. DANIŞTA YDOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/3105 Karar No : 2023/4912
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) ... Sac Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket adına, bir kısım hasılatını kayıt dışı bıraktığı ve sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiğinden bahisle vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2017/Ocak-Aralık dönemlerine ilişkin katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen ... tarih, ... sayılı vergi inceleme raporu ile ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden, davacının yoklamaların çoğunluğunda adreste bulunduğu ve faal olduğuna dair tespitler yapılmış ise de, söz konusu yoklamalarda davacının cirosuna uygun donanıma sahip olduğunu ispat edecek verilere rastlanılmadığı, ilgili dönemlerde yüksek tutarlı cirolar elde edilmesine karşın bunu sağlayamaya yarayacak işçi, motorlu taşıt, depo, şube, emtia vs. bulunmadığı, yaklaşık 3.6 milyon TL vergi borcu olmasına karşın herhangi bir ödeme yapılmadığı, banka hesaplarına yatırılan paraların kısa süre içinde geri çekildiği, yüksek vergi matrahları beyan etmesine karşın ödenecek verginin cüzi olduğu, mal/hizmet alınan kişilerin çoğunluğu hakkında inceleme olduğu hususları değerlendirildiğinde, davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan sahte faturalar olarak değerlendirilmesi gerektiği, sahte belge düzenlediğinden bahisle davacı adına 2017 yılına ilişkin salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı, tarhiyatın 2017/Ocak-Nisan dönemlerine tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmına gelince, söz konusu dönemlere ilişkin olarak kesilen ve hukuka uygun bulunan vergi ziyaı cezasının üç kat olan kısmına tekerrür hükümleri uygulanmasının hukuka uygun olduğu, ancak, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinde, 7338 sayılı Kanunun, 26/10/2021 tarihinde yürürlüğe giren 38. maddesiyle yapılan değişiklikle, azami artırım tutarına yönelik olarak getirilen cezalandırmaya ilişkin lehe düzenlemenin, lehe olan kanun hükümlerinin geçmişe yürüyeceği yolundaki ceza hukukunun genel prensibi uyarınca idari cezaya ilişkin somut uyuşmazlıkta da uygulanması gerektiği, bu itibarla, davalı idarece gönderilen belgelerden 21/10/2016 tarihli ihbarname ile kesilen 176,83 TL'lik vergi ziyaı cezasının 2017/Ocak-Nisan dönemleri için kesilen vergi ziyaı cezalarında hesaplanan tekerrür esas alındığı belirtildiğinden, tekerrür yoluyla artırılacak cezanın kesinleşen cezadan fazla olamayacağına ilişkin 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinde yapılan değişiklik dikkate alındığında, 2017/Ocak-Nisan dönemleri için davacı adına kesilen üç kat vergi ziyaı cezalarına uygulanan tekerrürün 176,83-TL'lik kısmında hukuka aykırılık, aşan kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı, tarhiyatın 2017/Mayıs-Aralık dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılan kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2017/Ocak-Nisan dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalarına uygulanan tekerrürün 176,83-TL'yi aşan kısmı ile 2017/Mayıs-Aralık dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalarının tekerrüre ilişkin kısımlarının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Şirket yetkilisi ile bilgisine başvurulan diğer kişilerin ifadesinde iş yerinin faal olduğu, çalışanı bulunduğu, mal aldığı firmaların büyük ve profesyonel şirketler olduğu, tüm ödemelerin çek, senet ve banka yoluyla yapıldığı, incelemenin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: İlk savunma ve istinaf başvurusu dilekçelerindeki iddialar tekrarlanarak kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, davacı şirket hakkında sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiğinden bahisle re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı 2017 yılı kurumlar vergisi ile aynı yılın tüm dönemlerine ilişkin geçici verginin kaldırılması istemiyle açılan davanın üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi yönünden kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı Dairemizin 29/11/2023 tarih ve E:2022/2848, K:2023/4913 sayılı kararı ile onanmıştır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;Tarafların temyiz isteminin reddine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 29/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) ... Sac Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket adına, bir kısım hasılatını kayıt dışı bıraktığı ve sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiğinden bahisle vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2017/Ocak-Aralık dönemlerine ilişkin katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen ... tarih, ... sayılı vergi inceleme raporu ile ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden, davacının yoklamaların çoğunluğunda adreste bulunduğu ve faal olduğuna dair tespitler yapılmış ise de, söz konusu yoklamalarda davacının cirosuna uygun donanıma sahip olduğunu ispat edecek verilere rastlanılmadığı, ilgili dönemlerde yüksek tutarlı cirolar elde edilmesine karşın bunu sağlayamaya yarayacak işçi, motorlu taşıt, depo, şube, emtia vs. bulunmadığı, yaklaşık 3.6 milyon TL vergi borcu olmasına karşın herhangi bir ödeme yapılmadığı, banka hesaplarına yatırılan paraların kısa süre içinde geri çekildiği, yüksek vergi matrahları beyan etmesine karşın ödenecek verginin cüzi olduğu, mal/hizmet alınan kişilerin çoğunluğu hakkında inceleme olduğu hususları değerlendirildiğinde, davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan sahte faturalar olarak değerlendirilmesi gerektiği, sahte belge düzenlediğinden bahisle davacı adına 2017 yılına ilişkin salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı, tarhiyatın 2017/Ocak-Nisan dönemlerine tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmına gelince, söz konusu dönemlere ilişkin olarak kesilen ve hukuka uygun bulunan vergi ziyaı cezasının üç kat olan kısmına tekerrür hükümleri uygulanmasının hukuka uygun olduğu, ancak, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinde, 7338 sayılı Kanunun, 26/10/2021 tarihinde yürürlüğe giren 38. maddesiyle yapılan değişiklikle, azami artırım tutarına yönelik olarak getirilen cezalandırmaya ilişkin lehe düzenlemenin, lehe olan kanun hükümlerinin geçmişe yürüyeceği yolundaki ceza hukukunun genel prensibi uyarınca idari cezaya ilişkin somut uyuşmazlıkta da uygulanması gerektiği, bu itibarla, davalı idarece gönderilen belgelerden 21/10/2016 tarihli ihbarname ile kesilen 176,83 TL'lik vergi ziyaı cezasının 2017/Ocak-Nisan dönemleri için kesilen vergi ziyaı cezalarında hesaplanan tekerrür esas alındığı belirtildiğinden, tekerrür yoluyla artırılacak cezanın kesinleşen cezadan fazla olamayacağına ilişkin 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinde yapılan değişiklik dikkate alındığında, 2017/Ocak-Nisan dönemleri için davacı adına kesilen üç kat vergi ziyaı cezalarına uygulanan tekerrürün 176,83-TL'lik kısmında hukuka aykırılık, aşan kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı, tarhiyatın 2017/Mayıs-Aralık dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılan kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2017/Ocak-Nisan dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalarına uygulanan tekerrürün 176,83-TL'yi aşan kısmı ile 2017/Mayıs-Aralık dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalarının tekerrüre ilişkin kısımlarının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Şirket yetkilisi ile bilgisine başvurulan diğer kişilerin ifadesinde iş yerinin faal olduğu, çalışanı bulunduğu, mal aldığı firmaların büyük ve profesyonel şirketler olduğu, tüm ödemelerin çek, senet ve banka yoluyla yapıldığı, incelemenin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: İlk savunma ve istinaf başvurusu dilekçelerindeki iddialar tekrarlanarak kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, davacı şirket hakkında sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiğinden bahisle re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı 2017 yılı kurumlar vergisi ile aynı yılın tüm dönemlerine ilişkin geçici verginin kaldırılması istemiyle açılan davanın üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi yönünden kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı Dairemizin 29/11/2023 tarih ve E:2022/2848, K:2023/4913 sayılı kararı ile onanmıştır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;Tarafların temyiz isteminin reddine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 29/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.