Danıştay9. DaireAile Hukuku
Danıştay 9. Daire E.2022/285 K.2023/4757
213 sayılı Vergi Usul Kanun6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun213 sayılı Vergi6183 sayılı Amme
Özet: Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/285 E. , 2023/4757 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/285 Karar No : 2023/4757 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/285
Karar No : 2023/4757
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, 2015 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin kesinleşen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi, özel usulsüzlük cezası ve gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emri içeriği vergi borçlarına ilişkin düzenlenen ihbarnamelerin 17/08/2020 ve 08/09/2020 tarihlerinde elektronik ortamda davacıya tebliğ edildiği, ancak davacının, vergi dairesi müdürlüğüne 01/02/2017 tarihinde işi bırakma dilekçesi verdiği ve yoklama fişi ile 31/12/2016 tarihi itibariyle işi terk işleminin gerçekleştiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 101/3. maddesinde, işin bırakılması halinde tebliğin, gerçek kişilerin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı hüküm altına alındığından, dava konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin, davacının MERNİS adresine gönderilmesi gerekirken, davacıya işini terk ettikten sonra vergi mükellefiyetine bağlı olarak dahil olduğu elektronik tebligat sistemi üzerinden tebliğ yapılmış olduğundan, yapılan söz konusu elektronik tebliğin usulüne uygun olmadığı, nitekim, defter ve belge isteme yazısının da davacının mernis adresinde tebliğ edildiği anlaşılmış olup; davacının adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine usulüne uygun olarak tebliğ edilmeyen ihbarnameler içeriği tarhiyatların bu haliyle kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden, kesinleşmemiş amme alacaklarının takibi amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının 2015 yılı vergilendirme dönemi hesaplarının sahte belge yönünden incelenmesinin istenmesi üzerine yasal defter ve belgelerinin incelemeye ibraz edilmesi istem yazısının davacının mernis adresinde aynı evde kendisi ile birlikte ikamet eden eşine 29/06/2020 tarihinde tebliğ edildiği, ancak davacı tarafından defter ve belgelerin ibraz edilmediği ve herhangi bir mücbir sebep de bildirilmediği, davacı adına 2015 yılına ilişkin olarak düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden vergi-ceza ihbarnamelerinin düzenlendiği ve e-tebligat olarak tebliğ edildiği, davacı tarafından ödenmesi gereken borçların ödenmediği ve söz konusu ihbarnamelere karşı da herhangi bir dava açılmadığı, davacının işe başladıktan sonra e-tebligat aktivasyonunu gerçekleştirdiği, mükellefin 31/12/2016 tarihi itibari ile işi terk işleminin yapıldığı, davacının işi terk esnasında ve sonrasında e-tebligat aktivasyonunun kapatılmasına ilişkin herhangi bir talebinin bulunmadığı ve e-tebligat aktivasyonunun halen açık olduğu, vergilendirme işlemlerinin mevzuata uygun şekilde yapıldığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:** Davacı adına, 2015 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin kesinleşen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi, özel usulsüzlük cezası ve gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Elektronik Ortamda Tebliğ" başlıklı 107/A maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığı'nın, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen yetkiye dayanılarak 27/08/2015 tarihinde yayımlanan 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış" başlıklı 7. maddesi: "Zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanların aşağıdaki durumlar dışında sistemden çıkmaları mümkün değildir.
Gerçek kişilerde ise ilgilinin ölümü veya gaipliğine karar verildiğinin idare tarafından tespit edildiği durumlarda ölüm/karar tarihi itibarıyla ilgilinin elektronik tebligat adresi re’sen kapatılır. ..." şeklinde düzenlenmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un olay tarihinde yürürlükte bulunan 58. maddesinde; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Elektronik tebligat, vergilendirme ile ilgili evrakın Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından e-imzalı olarak muhatabın elektronik tebligat adresine gönderilmesi işlemidir.
Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ evrakı muhatabın elektronik ortamdaki adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılacaktır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 2015 yılı hesaplarının incelenmeye alındığı ve bu döneme ilişkin defter ve belge isteme yazısının davacının mernis adresinde aynı evde kendisi ile birlikte ikamet eden eşine 29/06/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davacının defter ve belgelerini ibraz etmemesi nedeniyle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle 2015 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı yapıldığı, bu tarhiyat ve cezalara ilişkin vergi/ceza ihbarnamelerin 17/08/2020 ve 08/09/2020 tarihlerinde e-tebligat usulü ile davacıya tebliğ edildiği, davacının 01/02/2017 tarihinde işi bırakma dilekçesi verdiği ve mükellefiyetinin 31/12/2016 tarihinde sonlandırılmış olduğu, vergi/ceza ihbarnamelerinde yer alan amme borçlarının vadesinde ödenmeyerek kesinleştiğinden bahisle söz konusu borçların tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlenerek 02/12/2020 tarihinde elektronik ortamda tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, gerçek kişi mükelleflerin ölüm veya gaipliğine karar verilmesi halleri dışında elektronik tebligat sisteminden çıkmaları mümkün görülmediği gibi elektronik tebligat adresinin kapatılmasını gerektiren haller arasında mükellefiyetin sona ermesi hali yer almadığından, mükellefiyetleri sona erse de gerçek kişilere e-posta yoluyla tebliğ yapılabileceği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, dava konusu ödeme emirlerinin davacıya 02/12/2020 tarihinde usulüne uygun olarak elektronik ortamda tebliğ edildiği, işbu davanın ise 30/12/2020 tarihinde açıldığı anlaşıldığından, 15 günlük dava açma süresi geçirildikten sonra açılan davanın süre aşımı yönünden reddi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin kabulüne,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 21/11/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X)KARŞI OY : Davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyoruz.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/285
Karar No : 2023/4757
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, 2015 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin kesinleşen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi, özel usulsüzlük cezası ve gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emri içeriği vergi borçlarına ilişkin düzenlenen ihbarnamelerin 17/08/2020 ve 08/09/2020 tarihlerinde elektronik ortamda davacıya tebliğ edildiği, ancak davacının, vergi dairesi müdürlüğüne 01/02/2017 tarihinde işi bırakma dilekçesi verdiği ve yoklama fişi ile 31/12/2016 tarihi itibariyle işi terk işleminin gerçekleştiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 101/3. maddesinde, işin bırakılması halinde tebliğin, gerçek kişilerin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı hüküm altına alındığından, dava konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin, davacının MERNİS adresine gönderilmesi gerekirken, davacıya işini terk ettikten sonra vergi mükellefiyetine bağlı olarak dahil olduğu elektronik tebligat sistemi üzerinden tebliğ yapılmış olduğundan, yapılan söz konusu elektronik tebliğin usulüne uygun olmadığı, nitekim, defter ve belge isteme yazısının da davacının mernis adresinde tebliğ edildiği anlaşılmış olup; davacının adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine usulüne uygun olarak tebliğ edilmeyen ihbarnameler içeriği tarhiyatların bu haliyle kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden, kesinleşmemiş amme alacaklarının takibi amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının 2015 yılı vergilendirme dönemi hesaplarının sahte belge yönünden incelenmesinin istenmesi üzerine yasal defter ve belgelerinin incelemeye ibraz edilmesi istem yazısının davacının mernis adresinde aynı evde kendisi ile birlikte ikamet eden eşine 29/06/2020 tarihinde tebliğ edildiği, ancak davacı tarafından defter ve belgelerin ibraz edilmediği ve herhangi bir mücbir sebep de bildirilmediği, davacı adına 2015 yılına ilişkin olarak düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden vergi-ceza ihbarnamelerinin düzenlendiği ve e-tebligat olarak tebliğ edildiği, davacı tarafından ödenmesi gereken borçların ödenmediği ve söz konusu ihbarnamelere karşı da herhangi bir dava açılmadığı, davacının işe başladıktan sonra e-tebligat aktivasyonunu gerçekleştirdiği, mükellefin 31/12/2016 tarihi itibari ile işi terk işleminin yapıldığı, davacının işi terk esnasında ve sonrasında e-tebligat aktivasyonunun kapatılmasına ilişkin herhangi bir talebinin bulunmadığı ve e-tebligat aktivasyonunun halen açık olduğu, vergilendirme işlemlerinin mevzuata uygun şekilde yapıldığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:** Davacı adına, 2015 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin kesinleşen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi, özel usulsüzlük cezası ve gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Elektronik Ortamda Tebliğ" başlıklı 107/A maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığı'nın, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen yetkiye dayanılarak 27/08/2015 tarihinde yayımlanan 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış" başlıklı 7. maddesi: "Zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanların aşağıdaki durumlar dışında sistemden çıkmaları mümkün değildir.
Gerçek kişilerde ise ilgilinin ölümü veya gaipliğine karar verildiğinin idare tarafından tespit edildiği durumlarda ölüm/karar tarihi itibarıyla ilgilinin elektronik tebligat adresi re’sen kapatılır. ..." şeklinde düzenlenmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un olay tarihinde yürürlükte bulunan 58. maddesinde; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Elektronik tebligat, vergilendirme ile ilgili evrakın Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından e-imzalı olarak muhatabın elektronik tebligat adresine gönderilmesi işlemidir.
Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ evrakı muhatabın elektronik ortamdaki adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılacaktır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 2015 yılı hesaplarının incelenmeye alındığı ve bu döneme ilişkin defter ve belge isteme yazısının davacının mernis adresinde aynı evde kendisi ile birlikte ikamet eden eşine 29/06/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davacının defter ve belgelerini ibraz etmemesi nedeniyle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle 2015 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı yapıldığı, bu tarhiyat ve cezalara ilişkin vergi/ceza ihbarnamelerin 17/08/2020 ve 08/09/2020 tarihlerinde e-tebligat usulü ile davacıya tebliğ edildiği, davacının 01/02/2017 tarihinde işi bırakma dilekçesi verdiği ve mükellefiyetinin 31/12/2016 tarihinde sonlandırılmış olduğu, vergi/ceza ihbarnamelerinde yer alan amme borçlarının vadesinde ödenmeyerek kesinleştiğinden bahisle söz konusu borçların tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlenerek 02/12/2020 tarihinde elektronik ortamda tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, gerçek kişi mükelleflerin ölüm veya gaipliğine karar verilmesi halleri dışında elektronik tebligat sisteminden çıkmaları mümkün görülmediği gibi elektronik tebligat adresinin kapatılmasını gerektiren haller arasında mükellefiyetin sona ermesi hali yer almadığından, mükellefiyetleri sona erse de gerçek kişilere e-posta yoluyla tebliğ yapılabileceği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, dava konusu ödeme emirlerinin davacıya 02/12/2020 tarihinde usulüne uygun olarak elektronik ortamda tebliğ edildiği, işbu davanın ise 30/12/2020 tarihinde açıldığı anlaşıldığından, 15 günlük dava açma süresi geçirildikten sonra açılan davanın süre aşımı yönünden reddi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin kabulüne,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 21/11/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X)KARŞI OY : Davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.