‹ Ana sayfa
Danıştay9. Daireİdare Hukuku

Danıştay 9. Daire E.2022/2470 K.2023/6031

Esas No: 2022/2470 · Karar No: 2023/6031 · Karar Tarihi: 20.12.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/2470
Karar No : 2023/6031

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi ...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)

**VEKİLİ:** Av....


İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, 2016/Temmuz ilâ Eylül, Aralık ve 2017/Kasım, Aralık dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ve gecikme faizi ile 2018/Ağustos dönemine ilişkin damga vergisinin tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emrinin 2016 ve 2017 dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve gecikme faizinden kaynaklanan kısmının incelenmesinden, idarece ara karara verilen cevabi yazı ve eklerin incelenmesinden, davacının 28/12/2015 tarihiden itibaren elektronik tebligat adresini kullanmaya başladığı ve hali hazırda kullanmaya devam ettiği, nitekim dava konusu ödeme emirlerinin de elektronik tebligat yoluyla davacıya tebliğ edildiği, ödeme emri içeriği ihbarnameler ile dava konusu ödeme emrinin tebliğ usulünde bir farklılık bulunmadığının belirtildiği görülmekte olup, elektronik tebligat sistemini kullanan davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin elektronik tebligat yoluyla 24/02/2020 tarihinde davacının elektronik tebligat adresine gönderildiği ve beşinci gün olan 29/02/2020 tarihinde yasal olarak tebliğ edildiği ve tebligatın usulüne uygun şekilde yapıldığı ve anılan ihbarnamelere karşı dava açılmadığı, bununla birlikte elektronik tebligat yoluyla gönderilen ihbarnamelerle ilgili mesaj/e-posta yoluyla bilgilendirilme yapılmadığı ileri sürülmüşse de, 456 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 19/10/2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 511 sıra nolu Tebliğin 3. maddesi ile değişik 6. maddesinde de, kendisine elektronik ortamda tebligat yapılacak muhatap tarafından elektronik tebligat sistemine başvuru sırasında veya daha sonra bildirilen mobil telefon numarasına ve/veya e-posta adresine, kendisine gönderilen tebligata ilişkin bilgilendirme mesajı gönderilebileceği, bilgilendirme mesajının herhangi bir nedenle muhataba ulaşmamış olmasının tebligat süresini ve geçerliliğini etkilemeyeceğinin düzenlendiği, bu halde sms ve e-posta yoluyla bilgilendirmenin muhataba ulaşmamış olması tebligatın geçerliliğini etkilemeyeceğinden, davacının söz konusu iddiasının yerinde görülmediği, bu durumda, olayda davacı adına düzenlenen ihbarnamelerin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve kamu alacaklarının dava açılmamak suretiyle kesinleştiği, öte yandan 7143 sayılı Kanun kapsamında tesis edilen matrah arttırımı işlemiyle ilgili itirazların incelenmesinden ise, 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un "Matrah ve vergi artırımı" başlıklı 5. maddesinin 3. fıkrasında, mükelleflerin, bu fıkrada belirtilen şartlar dahilinde katma değer vergisini artırarak bu maddede belirtilen süre ve şekilde ödemeleri halinde, kendileri nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi kabul ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak katma değer vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmaz" hükümlerine, "Ortak Hükümler" başlıklı 9. maddesinin 6. fıkrasında, "Bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır. İlk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir. Bu hüküm her bir madde ve alacaklı idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanır." hükümlerine yer verildiği, davacı tarafından, 2016 ve 2017 dönemlerine ilişkin olarak 7143 sayılı Kanun kapsamında tesis edilen matrah arttırımına ilişkin olarak oluşturulan ödeme planlarında yer alan 6. taksitlerin ödenmeyerek yapılandırmanın ihlal edildiğinin anlaşıldığı, ihlal edilen tutarlara ilişkin olarak sonradan herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının ara kararla davacı ve davalı idareye sorulduğu, ancak bu hususa ilişkin olarak herhangi bir evrakın (makbuz, tahsilat belgesi vs.) dosyaya sunulmadığından davacı tarafından yapılan matrah arttırımının ihlali sebebiyle davacı adına vergi inceleme raporu düzenlenmesinin usule uygun olduğu ve davacının bu yöndeki iddialarına itibar edilmediği, bu durumda, davacı şirket adına düzenlenen ihbarnameler usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve kamu alacakları dava açılmamak suretiyle kesinleşmiş olduğundan, davacının diğer iddiaları da 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde sayılan iddialardan olmadığından dava konusu ödeme emrinin 2016 ve 2017 dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve gecikme faizinden kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu ödeme emrinin 2020/Ağustos dönemi damga vergisine ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede, vergi beyannamelerine ilişkin damga vergisinin beyannamelerin verilmesiyle doğduğu, olayda söz konusu damga vergisinin 2020/Ağustos döneminde davacı tarafından verilen katma değer vergisi beyannamesine istinaden davacının beyanı üzerine tahakkuk ettiği ve amme alacağının kesinleşerek ödenmesi gereken safhaya geldiği görüldüğünden, ödeme emrinin bu kısmında da hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Vergi Usul Kanununa Muhalefet suçundan hakkında devam eden ceza dosyasından beraat ettiği; ihbarnamelerin tebliğinin usulüne uygun yapılmadığı; bununla birlikte ödeme emri içeriği borçlara ilişkin 7143 sayılı Kanun'dan yararlanılarak katma değer vergisi yönünden matrah artırımında bulunulduğu, hakkında vergi incelemesi yapılmasının hukuka aykırı olduğu, matrah artırımının iptali ile tahakkuka yönelik davalı idare işlemlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı, mahkemece istenmesine rağmen davalı idarece ödemeye yönelik belgelerin sunulmadığının taraflarınca tespiti üzerine, ödemeye ilişkin belgelerin dosyaya sunulmakta olduğu ve görüleceği üzere bütün ödemelerin gecikmiş matrah artırımına yönelik ödemeler de dahil tamamlandığı, bilirkişi incelemesi yaptırıldığında durumun açıklığa kavuşacağı, ayrıca 7143 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinde matrah artırımında bulunan mükelleflere, ödemelerin aksatıldığının tespiti halinde durumun bir yazı ile tebliğinin zorunlu olduğunun düzenlendiği, salt 6. taksitin vadesinde ödemediğinden bahisle Anayasal matrah artırımı hakkından mahrum edilerek hakkında vergi incelemesi ve inceleme sonucuna göre düzenlenen rapora istinaden cezalı tarhiyat yapılıp, ihbarname konusu vergi ve cezalar da usulüne uygun tebliğ edilmeden ödenecek safhaya geldiğinden bahisle ödeme emri düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**
MADDİ

**OLAY:**
Davacı adına, 2016/Temmuz ilâ Eylül, Aralık ve 2017/Kasım, Aralık dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ve gecikme faizi ile 2018/Ağustos dönemine ilişkin damga vergisinin tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.

**İLGİLİ MEVZUAT:**
7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un "Matrah ve vergi artırımı" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında; gelir ve kurumlar vergisi, 2. fıkrasında; gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi, 3. fıkrasında; katma değer vergisi matrahlarının fıkralarda belirlenen şartlar dahilinde artırılarak belirlenen süre ve şekilde ödenmesi halinde artırımda bulunulan yıllar için ilgili vergi türleri yönünden vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağı hususu kurala bağlanmış; 9. maddenin 6. fıkrasında; "Bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır. İlk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir. Bu hüküm her bir madde ve alacaklı idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanır." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin 2020/Ağustos dönemi damga vergisine ilişkin kısmınına yönelik hüküm fıkrasının dayandığı sebepler ve gerekçesi Dairemizce de uygun görülmüş olup davacı tarafça ileri sürülen iddialar temyize konu kararın bu hususa ilişkin kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.

Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin 2016 ve 2017 dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve gecikme faizlerine ilişkin kısmına yönelik davacı temyiz isteminin incelenmesinden ise,
Dosyanın incelenmesinden, 7143 sayılı Kanun uyarınca matrah artırımında bulunan davacı hakkında vergi incelemesi sonucunda 2016 yılına ilişkin düzenlenen ... tarih ve ...sayılı vergi inceleme raporu ile 2017 yılına ilişkin düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporunda, davacının 7143 sayılı Kanun kapsamında 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin katma değer vergisi yönünden matrah artırımında bulunduğu, ancak matrah artırımlarına ilişkin sadece 6. taksitleri süresinde ödemediğinden bahisle vergi inceleme raporları düzenlenerek vergi ziyaı cezalı tarhiyatlar yapılmışsa da davacı tarafından bütün ödemelerin tamamlandığı beyan edilip istinaf ve temyiz aşamasında (bir kısmının içeriği okunamayan) vergi tahsil alındıları, mahsup alındıları ve banka dekontları dosyaya sunulduğundan, anılan belgelerin incelenerek ödeme iddiasının değerlendirilmesi gerekmektedir.
7143 sayılı Kanun'da yapılan düzenlemeler ile, mükelleflerin geçmiş yıllara ilişkin vergisel iş ve işlemleri için bir takım kolaylıklar sağlanması, mükelleflerin gerek yapılandırma gerekse de matrah artırımı yoluyla, çeşitli nedenlerle ödemediği ya da eksik beyan ettiği vergi borçlarını ödemelerinin önünü açmak ve matrah/ vergi artırılan yıllarla ilgili oluşabilecek vergi cezalarından korunması amaçlanmıştır. Bu halde davacı tarafından dosyaya sunulan ve ödeme iddiasına dayanak tutulan belgelerin incelenerek davacı iddiasının değerlendirilmesi, ayrıca altı taksiti süresinde ödeyen davacının, borcu ödeme yönünde ortaya çıkan iradesi gözetilerek ödenmeyen taksit varsa haberdar olup olmadığı, değilse bu taksiti Yasada belirtilen tarihte ödemediği taktirde matrah/vergi artırımının kaldırılacağı yönünde davacıya bir bildirimde bulunulup bulunulmadığı hususları ile Kanunda yapılan düzenlemelerin amacı, birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine
... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; dava konusu ödeme emrinin 2020/Ağustos dönemi damga vergisine ilişkin kısmının ONANMASINA, dava konusu ödeme emrinin 2016 ve 2017 dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve gecikme faizlerine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Temyiz isteminde bulunan davacıdan ...-TL maktu harç alınmasına,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 20/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?