Danıştay9. DaireVergi Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 9. Daire E.2022/2276 K.2023/4484
T.C. DANIŞTAY DOKUZUNCU DAİRE
Esas No: 2022/2276
Karar No: 2023/4484
TEMYİZ EDENLER:1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü- ...
2- (DAVACI) ... Petrol Turizm Nak. İnş. Gıda San. ve
Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıttığı ve bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle 2018/Aralık döneminden devreden katma değer vergisi de sıfır olarak dikkate alınmak suretiyle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen 2019/Ocak, Şubat, Nisan-Ağustos dönemlerine ilişkin bir kat, 2019/Eylül-Kasım dönemlerine ilişkin tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımından kaynaklanan kısmı bakımından; davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, 2019 yılı yasal defterleri üzerinden 100-Kasa hesabına ait işlemlerin incelendiği, kasa hesabında yüksek tutarda para bulundurulduğunun tespit edildiği, şirket yetkilisine günlük ticari işlemler için kasada bulundurulması gereken tutarın ne kadar olduğu, kasada bu kadar yüksek tutarda para bulundurulmasının sebebinin sorulduğu, cevaben, kasada bulunan paraların ticari faaliyette borçların ödenmesinde kullanıldığı, satışlara ilişkin tutarların tamamının kasa hesabına atılarak kasa hesabının çalıştırıldığı, kasa bakiyesinin bu nedenle yüksek olduğu, 2019 yılı için günlük nakit ihtiyaçlarının yaklaşık olarak 50.000,00-TL olduğunun ifade edildiği, kanuni defter kayıtlarında ortaklar adına tahakkuk etmiş faiz kaydına rastlanılmadığı, 100-Kasa hesabında bulunan nakit para için herhangi bir adat hesaplaması yapılmadığının tespit edildiği, davacının 100 Kasa hesabında bulunan kaynağını, ortaklara finansman hizmeti olarak kullandırdığının kabulü ile 100 Kasa hesabı bakiyesi için, ortalama 50.000-TL nakit ihtiyacı dikkate alınarak adatlandırma işlemi yapıldığında 2019 yılı için hesaplanan net faiz tutarının katma değer vergisi hariç 781.257,32-TL olduğunun tespit edildiği, faiz gelirine ilişkin hesaplanan 140.626,31-TL katma değer vergisinin de 2019 yılı matrahına eklenmesi suretiyle beyanların yeniden düzenlenmesi sonucu dava konusu tarhiyatın yapıldığının anlaşıldığı; olayda, hukuken geçerli başkaca ispat vasıtaları ile desteklenmeden, kasa bakiyesinin ticari temüllere uygun olmayacak şekilde yüksek olması durumunun her işletme bazında farklılık göstereceği göz önünde bulundurulmadan, şirketin tahsilat ve ödemelerinin tetkiki ile ticari teamüllere uygun davranmayarak kasadaki parayı değerlendirmemek suretiyle elde edebileceği faiz gelirinden yoksun bıraktığına ve kazancın dağıtıldığına dair somut tespitlere yer verilmeden, davacı şirketin nakit ihtiyacından daha fazla miktardaki kasa mevcudunun, ortaklara örtülü olarak dağıtıldığı hususu açıkça ve hukuken geçerli şekilde tespit edilmeden eksik inceleme ve varsayıma dayalı olarak hesaplanan faiz gelirinin kurum kazancına dahil edilmesinde ve bu sebeple dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı; dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin belgesiz motorin satışlarından kaynaklanan kısmı bakımından; davacının yasal defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dönem başı ve dönem sonu stok durumu, dönem içi alış ve satışlar ve fire oranı dikkate alınarak yapılan hesaplamada 33.768,71 litre belgesiz satış tespit edildiği, bu tespitlere karşı şirket temsilcisinin sehven hata yapıldığı, söylemek istediği husus olmadığı ve herhangi bir kastının olmadığını ifade ettiği, yine, şirket temsilcisinin beyanına istinaden karlılık oranı dikkate alınarak fire oranları da düşülerek ortalama satış fiyatının tespit edildiği ve davacının 2019 yılına ilişkin beyan dışı bıraktığı tutar üzerinden ödenmesi gereken vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin tarh edildiğinin anlaşıldığı, dava konusu tarhiyatın bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin düzeltilen beyan tablosundan kaynaklanan kısmı bakımından; davacı şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve... sayılı vergi inceleme raporunda 2019/Ocak, Şubat dönemlerinin önceki dönemden devreden ve sonraki döneme devreden katma değer vergilerinin sıfır olarak düzeltildiği, bu rapora istinaden 2018/Aralık dönemi devreden katma değer vergisi sıfır kabul edilerek 2019/Ocak, Şubat dönemleri için tarh edilen üç kat ve bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin Mahkemelerinin E:.... sayılı dosyasında dava konusu edildiği ve ... tarih ve K:... sayılı kararla davanın reddine karar verildiği, ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile de davacının istinaf başvurusunun temyiz yolu kapalı olmak üzere reddine karar verildiği anlaşıldığından, düzeltilen beyan tablosunun bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; davacı şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporunda, 2019 yılı Şubat ayına ilişkin düzeltme beyannamesi verildiği fakat diğer aylar için herhangi bir düzeltme beyannamesi verilmediği, davacı şirketin 2019/Ocak dönemine ait düzeltme işlemini yapmadığı ve 2019/Şubat dönemine ait sonraki döneme devreden katma değer vergisi sıfır olmasına rağmen 2019/Mart dönemine ait önceki dönem devreden katma değer vergisinin 24.949,24-TL olarak kaydedildiği ve beyannamelerin bu şekilde verildiğininbelirtildiği, şirket yetkilisinin de Şubat dönemi dışında düzeltme yapılacağını bilmediklerini ifade ettiği anlaşıldığından, davacı şirketin 2019/Ocak-Şubat dönemlerine ait beyan tablosunun düzeltilmesinde ve dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin bu düzeltmeden kaynaklanan kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı; tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan vergi ziyaı cezasına gelince; olayda, söz konusu vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilmesinin sebebinin, 2018 yılı kurumlar vergisi için kesilen vergi ziyaı cezası olduğu, buna ilişkin vergi ceza ihbarnamesinin 23/09/2019 tarihinde tebliğ edilerek dava açılmaması sebebiyle kesinleştiğinin anlaşıldığı, tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için tekerrüre esas ilk cezanın kesinleşmesini takip eden yılın başından başlamak üzere yeniden ceza kesilmesinin gerektiği, bu halde anılan ilk cezanın kesinleştiği tarihi takip eden 2020 yılının başından başlamak üzere yeniden ceza kesilmesi halinde tekerrür hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu, dava konusu vergi ziyaı cezasının ise 2019 yılında gerçekleştirilen fiil sebebiyle kesildiği anlaşıldığından, kesilen cezanın tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan kısımları ile vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımından kaynaklanan kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görüldüğü, taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığı belirtilerek tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Davacı şirketin kayıt dışı satışı ve faiz geliri bulunmadığı, vergi inceleme raporunda belirtilen tutarsızlıkların ise dağıtıcı firmadan kaynaklandığı, bu hususta sorumlulukları bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda yer alan tespitler kapsamında dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir. Davalının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz isteminin reddine,
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik tarafların istinaf başvurularının reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2022/2276
Karar No: 2023/4484
TEMYİZ EDENLER:1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü- ...
2- (DAVACI) ... Petrol Turizm Nak. İnş. Gıda San. ve
Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıttığı ve bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle 2018/Aralık döneminden devreden katma değer vergisi de sıfır olarak dikkate alınmak suretiyle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen 2019/Ocak, Şubat, Nisan-Ağustos dönemlerine ilişkin bir kat, 2019/Eylül-Kasım dönemlerine ilişkin tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımından kaynaklanan kısmı bakımından; davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, 2019 yılı yasal defterleri üzerinden 100-Kasa hesabına ait işlemlerin incelendiği, kasa hesabında yüksek tutarda para bulundurulduğunun tespit edildiği, şirket yetkilisine günlük ticari işlemler için kasada bulundurulması gereken tutarın ne kadar olduğu, kasada bu kadar yüksek tutarda para bulundurulmasının sebebinin sorulduğu, cevaben, kasada bulunan paraların ticari faaliyette borçların ödenmesinde kullanıldığı, satışlara ilişkin tutarların tamamının kasa hesabına atılarak kasa hesabının çalıştırıldığı, kasa bakiyesinin bu nedenle yüksek olduğu, 2019 yılı için günlük nakit ihtiyaçlarının yaklaşık olarak 50.000,00-TL olduğunun ifade edildiği, kanuni defter kayıtlarında ortaklar adına tahakkuk etmiş faiz kaydına rastlanılmadığı, 100-Kasa hesabında bulunan nakit para için herhangi bir adat hesaplaması yapılmadığının tespit edildiği, davacının 100 Kasa hesabında bulunan kaynağını, ortaklara finansman hizmeti olarak kullandırdığının kabulü ile 100 Kasa hesabı bakiyesi için, ortalama 50.000-TL nakit ihtiyacı dikkate alınarak adatlandırma işlemi yapıldığında 2019 yılı için hesaplanan net faiz tutarının katma değer vergisi hariç 781.257,32-TL olduğunun tespit edildiği, faiz gelirine ilişkin hesaplanan 140.626,31-TL katma değer vergisinin de 2019 yılı matrahına eklenmesi suretiyle beyanların yeniden düzenlenmesi sonucu dava konusu tarhiyatın yapıldığının anlaşıldığı; olayda, hukuken geçerli başkaca ispat vasıtaları ile desteklenmeden, kasa bakiyesinin ticari temüllere uygun olmayacak şekilde yüksek olması durumunun her işletme bazında farklılık göstereceği göz önünde bulundurulmadan, şirketin tahsilat ve ödemelerinin tetkiki ile ticari teamüllere uygun davranmayarak kasadaki parayı değerlendirmemek suretiyle elde edebileceği faiz gelirinden yoksun bıraktığına ve kazancın dağıtıldığına dair somut tespitlere yer verilmeden, davacı şirketin nakit ihtiyacından daha fazla miktardaki kasa mevcudunun, ortaklara örtülü olarak dağıtıldığı hususu açıkça ve hukuken geçerli şekilde tespit edilmeden eksik inceleme ve varsayıma dayalı olarak hesaplanan faiz gelirinin kurum kazancına dahil edilmesinde ve bu sebeple dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı; dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin belgesiz motorin satışlarından kaynaklanan kısmı bakımından; davacının yasal defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dönem başı ve dönem sonu stok durumu, dönem içi alış ve satışlar ve fire oranı dikkate alınarak yapılan hesaplamada 33.768,71 litre belgesiz satış tespit edildiği, bu tespitlere karşı şirket temsilcisinin sehven hata yapıldığı, söylemek istediği husus olmadığı ve herhangi bir kastının olmadığını ifade ettiği, yine, şirket temsilcisinin beyanına istinaden karlılık oranı dikkate alınarak fire oranları da düşülerek ortalama satış fiyatının tespit edildiği ve davacının 2019 yılına ilişkin beyan dışı bıraktığı tutar üzerinden ödenmesi gereken vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin tarh edildiğinin anlaşıldığı, dava konusu tarhiyatın bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin düzeltilen beyan tablosundan kaynaklanan kısmı bakımından; davacı şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve... sayılı vergi inceleme raporunda 2019/Ocak, Şubat dönemlerinin önceki dönemden devreden ve sonraki döneme devreden katma değer vergilerinin sıfır olarak düzeltildiği, bu rapora istinaden 2018/Aralık dönemi devreden katma değer vergisi sıfır kabul edilerek 2019/Ocak, Şubat dönemleri için tarh edilen üç kat ve bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin Mahkemelerinin E:.... sayılı dosyasında dava konusu edildiği ve ... tarih ve K:... sayılı kararla davanın reddine karar verildiği, ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile de davacının istinaf başvurusunun temyiz yolu kapalı olmak üzere reddine karar verildiği anlaşıldığından, düzeltilen beyan tablosunun bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; davacı şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporunda, 2019 yılı Şubat ayına ilişkin düzeltme beyannamesi verildiği fakat diğer aylar için herhangi bir düzeltme beyannamesi verilmediği, davacı şirketin 2019/Ocak dönemine ait düzeltme işlemini yapmadığı ve 2019/Şubat dönemine ait sonraki döneme devreden katma değer vergisi sıfır olmasına rağmen 2019/Mart dönemine ait önceki dönem devreden katma değer vergisinin 24.949,24-TL olarak kaydedildiği ve beyannamelerin bu şekilde verildiğininbelirtildiği, şirket yetkilisinin de Şubat dönemi dışında düzeltme yapılacağını bilmediklerini ifade ettiği anlaşıldığından, davacı şirketin 2019/Ocak-Şubat dönemlerine ait beyan tablosunun düzeltilmesinde ve dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin bu düzeltmeden kaynaklanan kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı; tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan vergi ziyaı cezasına gelince; olayda, söz konusu vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilmesinin sebebinin, 2018 yılı kurumlar vergisi için kesilen vergi ziyaı cezası olduğu, buna ilişkin vergi ceza ihbarnamesinin 23/09/2019 tarihinde tebliğ edilerek dava açılmaması sebebiyle kesinleştiğinin anlaşıldığı, tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için tekerrüre esas ilk cezanın kesinleşmesini takip eden yılın başından başlamak üzere yeniden ceza kesilmesinin gerektiği, bu halde anılan ilk cezanın kesinleştiği tarihi takip eden 2020 yılının başından başlamak üzere yeniden ceza kesilmesi halinde tekerrür hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu, dava konusu vergi ziyaı cezasının ise 2019 yılında gerçekleştirilen fiil sebebiyle kesildiği anlaşıldığından, kesilen cezanın tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan kısımları ile vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımından kaynaklanan kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görüldüğü, taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığı belirtilerek tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Davacı şirketin kayıt dışı satışı ve faiz geliri bulunmadığı, vergi inceleme raporunda belirtilen tutarsızlıkların ise dağıtıcı firmadan kaynaklandığı, bu hususta sorumlulukları bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda yer alan tespitler kapsamında dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir. Davalının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz isteminin reddine,
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik tarafların istinaf başvurularının reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.