Danıştay9. DaireVergi Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 9. Daire E.2022/1661 K.2023/3537
Özet: (1) Davaya, 2016’da şirketin sahte belge düzenlemiyle ortaya çıkan vergi inceleme raporu ve bu rapora dayanarak mahsup edilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması talebiyle girişilmiştir. (2) Mahkeme, davacının sahte belge düzenlediğine dair kanıtların somut ve şüpheden uzak olduğunu, bu nedenle vergi inceleme raporunu teyit eden, vergi ziyaı cezasını kaldıran kararını bozulmakla birlikte, terri gören 2022/1661 sayılı kararı 2023/3537 sayılı kararla kesinleştirmiştir.
T.C. DANIŞTAY DOKUZUNCU DAİRE
Esas No: 2022/1661
Karar No: 2023/3537
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Organik Tarım Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte belge düzenlediğinden bahisle tanzim edilen vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen 2016 yılı kurumlar vergisi ve 2016/Temmuz-Eylül ve Ekim-Aralık dönemleri geçici vergi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararıyla; olayda, davacı şirketin sahte müstahsil makbuzu düzenlediği hususunun somut ve her türlü şüpheden uzak, kesin bir ispat ile ortaya konulması gerektiği, sahte belge düzenleme fiilini işlediği kanaati kesin ise cezai anlamda da soruşturma olması gerektiği, ortada böyle bir cezai soruşturmanın bulunmadığı, Ege yöresinde "çengelci" olarak tabir edilen aracı kişilerin kimlerden ve kaç kişiden oluştuğu ve yaptığı işlemlerin neler olduğu, yörede bu kişilerin nasıl ve hangi usullerle çalıştığının ortaya konulması gerektiği, raporda yer verilen ifadelerde incir ticaretini hiç yapmayana rastlanmadığı, verilen ifadelerin hiçbirinde incir ticareti yapılmadığı veya ilgili tarihte hiç yapılmadığı şeklinde bir beyana da rastlanmadığı, dolayısıyla ifadelerde adı geçen kimselerin incir alım satımı ile bir dönem uğraştığının sahih olduğu, çengelcinin, bölgedeki köylerden alım yapan aracı kişi olarak tanımlandığı, dolayısıyla aracı kişinin kim ya da kimlerden oluştuğu, sistemin nasıl işlediği, incir alınan köylülerin kimliklerinin net olarak ortaya konulması gerektiği, dava konusu dönemde incir alım satımını yaptığı hususunda tereddüt bulunmayan davacı şirket hakkında, çengelci olarak tabir edilen kişilerin mal aldığı köylülerin kimlik bilgilerinin yanlış veya eksik olmasından bahisle, sahte belge düzenlendiği iddiasıyla re'sen yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ve vergi inceleme raporuyla sahte belge düzenlediğinin tespit edilmesi üzerine tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2022/1661
Karar No: 2023/3537
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Organik Tarım Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte belge düzenlediğinden bahisle tanzim edilen vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen 2016 yılı kurumlar vergisi ve 2016/Temmuz-Eylül ve Ekim-Aralık dönemleri geçici vergi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararıyla; olayda, davacı şirketin sahte müstahsil makbuzu düzenlediği hususunun somut ve her türlü şüpheden uzak, kesin bir ispat ile ortaya konulması gerektiği, sahte belge düzenleme fiilini işlediği kanaati kesin ise cezai anlamda da soruşturma olması gerektiği, ortada böyle bir cezai soruşturmanın bulunmadığı, Ege yöresinde "çengelci" olarak tabir edilen aracı kişilerin kimlerden ve kaç kişiden oluştuğu ve yaptığı işlemlerin neler olduğu, yörede bu kişilerin nasıl ve hangi usullerle çalıştığının ortaya konulması gerektiği, raporda yer verilen ifadelerde incir ticaretini hiç yapmayana rastlanmadığı, verilen ifadelerin hiçbirinde incir ticareti yapılmadığı veya ilgili tarihte hiç yapılmadığı şeklinde bir beyana da rastlanmadığı, dolayısıyla ifadelerde adı geçen kimselerin incir alım satımı ile bir dönem uğraştığının sahih olduğu, çengelcinin, bölgedeki köylerden alım yapan aracı kişi olarak tanımlandığı, dolayısıyla aracı kişinin kim ya da kimlerden oluştuğu, sistemin nasıl işlediği, incir alınan köylülerin kimliklerinin net olarak ortaya konulması gerektiği, dava konusu dönemde incir alım satımını yaptığı hususunda tereddüt bulunmayan davacı şirket hakkında, çengelci olarak tabir edilen kişilerin mal aldığı köylülerin kimlik bilgilerinin yanlış veya eksik olmasından bahisle, sahte belge düzenlendiği iddiasıyla re'sen yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ve vergi inceleme raporuyla sahte belge düzenlediğinin tespit edilmesi üzerine tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.