Danıştay 9. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 9. Daire E.2022/1279 K.2024/4158
Özet: Uyuşmazlık, davacı Sanayi A.Ş.'nin ihracat teslimi nedeniyle ücretli katma değer vergisi iadesi talebinin, serbest bölgeden yurt dışına gerçekleştirilen teslimat nedeniyle kabul edilmemesi üzerine 2021/Şubat dönemine ilişkin tahakkuk işleminin iptali istemidir. Danıştay, 9. Daire, 2024/4158 kararında, başvurduğu geçici kararın, serbest bölgenin Türkiye Gümrük Bölgesi içinde yer almadığını ve vergi muafiyetinin geçerli olmadığını belirterek, davalıya yapılan iptal talebini reddetti.
T.C. DANIŞTAY DOKUZUNCU DAİRE
Esas No: 2022/1279
Karar No: 2024/4158
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Defterdarlığı - ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av....
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Sanayi A.Ş.
VEKİLİ: Av....
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:......, K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, ihracat teslimleri nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisi iadesi talebinin teslimlerin serbest bölgeden yurt dışına gerçekleştirilmesi sebebiyle kabul edilmemesi üzerine ihtirazi kayıtla verilen 2021/Şubat dönemine ilişkin katma değer vergisi beyannamesi üzerinden gerçekleştirilen tahakkuk işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu gereğince, ihracat teslimlerinin katma değer vergisinden istisna kılındığı ve bir teslimin ihracat teslimi sayılabilmesi için iki şart öngörüldüğü, birinci şartın teslimin yurtdışındaki bir müşteriye yapılması, ikinci şartın ise teslim konusu malın Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkarak dış ülkeye vasıl olması gerektiği, davacı şirketin de ihracatını yurt dışındaki bir müşteriye gerçekleştirdiği ve anılan birinci şartın sağlandığı, bu yönden taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, ikinci şart yönünden ise ihtilaf bulunduğu, 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununa ve 4458 sayılı Gümrük Vergisi Kanununa göre, serbest bölgelerin Türkiye Gümrük Bölgesinin bir parçası olduğunun, ülkenin siyasi sınırları içinde olmakla beraber ithalat vergileri ile ticaret politikası önlemlerinin ve kambiyo mevzuatının uygulanması bakımından Türkiye Gümrük Bölgesi dışında olduğunun kabul edildiği, anılan Yasalar uyarınca serbest bölgelerin Kanunda belirtilen anılan haller dışında Türkiye Gümrük bölgesinin bir parçası olduğu, serbest bölgelerin kuruluş amaçlarından birinin de ihracat hedefli yatırım ve üretimi artırmak olduğu, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'ndaki ihracat istisnasında da, malın Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkması ifadesinin, esasında malın Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinden çıkarılması ve dış ülkeye ihraç edilmesinin olduğu, bu bölgeden yurtdışına gerçekleştirilen teslimlerin de bu doğrultuda ihracat teslimi olduğundan, davacı şirketin ihracat teslimlerinden kaynaklı katma değer vergisi iadesinin kabul edilmemesi nedeniyle ihtirazi kayıtla verilen beyannameye istinaden yapılan tahakkuk işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Savunma dilekçesindeki iddialar tekrarlanarak kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalının istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ...... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2022/1279
Karar No: 2024/4158
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Defterdarlığı - ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av....
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Sanayi A.Ş.
VEKİLİ: Av....
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:......, K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, ihracat teslimleri nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisi iadesi talebinin teslimlerin serbest bölgeden yurt dışına gerçekleştirilmesi sebebiyle kabul edilmemesi üzerine ihtirazi kayıtla verilen 2021/Şubat dönemine ilişkin katma değer vergisi beyannamesi üzerinden gerçekleştirilen tahakkuk işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu gereğince, ihracat teslimlerinin katma değer vergisinden istisna kılındığı ve bir teslimin ihracat teslimi sayılabilmesi için iki şart öngörüldüğü, birinci şartın teslimin yurtdışındaki bir müşteriye yapılması, ikinci şartın ise teslim konusu malın Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkarak dış ülkeye vasıl olması gerektiği, davacı şirketin de ihracatını yurt dışındaki bir müşteriye gerçekleştirdiği ve anılan birinci şartın sağlandığı, bu yönden taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, ikinci şart yönünden ise ihtilaf bulunduğu, 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununa ve 4458 sayılı Gümrük Vergisi Kanununa göre, serbest bölgelerin Türkiye Gümrük Bölgesinin bir parçası olduğunun, ülkenin siyasi sınırları içinde olmakla beraber ithalat vergileri ile ticaret politikası önlemlerinin ve kambiyo mevzuatının uygulanması bakımından Türkiye Gümrük Bölgesi dışında olduğunun kabul edildiği, anılan Yasalar uyarınca serbest bölgelerin Kanunda belirtilen anılan haller dışında Türkiye Gümrük bölgesinin bir parçası olduğu, serbest bölgelerin kuruluş amaçlarından birinin de ihracat hedefli yatırım ve üretimi artırmak olduğu, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'ndaki ihracat istisnasında da, malın Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkması ifadesinin, esasında malın Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinden çıkarılması ve dış ülkeye ihraç edilmesinin olduğu, bu bölgeden yurtdışına gerçekleştirilen teslimlerin de bu doğrultuda ihracat teslimi olduğundan, davacı şirketin ihracat teslimlerinden kaynaklı katma değer vergisi iadesinin kabul edilmemesi nedeniyle ihtirazi kayıtla verilen beyannameye istinaden yapılan tahakkuk işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Savunma dilekçesindeki iddialar tekrarlanarak kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalının istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ...... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.