Danıştay8. Daireİdare Hukuku
Danıştay 8. Daire E.2025/965 K.2025/4258
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/965
Karar No : 2025/4258
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR: I-(DAVALI) ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
II-(DAVACILAR) 1- ...
2- ...
...
5- ...
6- ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, davacıların çocukları/kardeşleri ...'ün Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüne bağlı Nizip Yurt Müdürlüğünde intihar etmesi sonucu ölümünde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle anne ... için 3.000,00-TL(miktar artırımı ile 96.411,19-TL) maddi, 75.000,00-TL manevi; baba ... için 3.000,00-TL(miktar artımı ile 73.172,82-TL) maddi, 75.000,00-TL manevi ve kardeşlerin her biri için ayrı ayrı 30.000,00-TL manevi olmak üzere toplamda 169.584,01-TL maddi, 270.000,00-TL manevi tazminatın olayın gerçekleştiği 08/05/2014 tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacıların yakınının intihar etmesi olayına ilişkin olarak yurt müdürü M. K. ile nöbetçi memur H. A. hakkında disiplin cezası verildiği hususu dikkate alındığında, personellerinin kusurundan da sorumlu olan davalı idarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanan hizmet kusurunun somut olayda gerçekleştiği sonucuna varıldığından, davacıların uğramış olduğu zararın davalı idarece tazmin edilmesi gerektiği, hesap bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda genel hükümlere göre belirlenen destekten yoksun kalma tazminatının ve duyulan acı üzüntü nedeniyle manevi tazminatın ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı anne ...'ün 96.411,19-TL ve baba ...'ün 73.172,82-TL olmak üzere toplam 169.584,01-TL maddi tazminat taleplerinin kabulüne, hükmedilen toplam 169.584,01-TL maddi tazminatın, 6.000,00-TL'lik kısmının 11/05/2016 tarihinden itibaren, kalan 163.584,01-TL'lik kısmının ise 18/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, daha önceki döneme ilişkin yasal faiz talebinin ise reddine; manevi tazminat isteminin davacı ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00-TL'lik kısmının kabulüne, 25.000,00-TL'lik kısmının ise reddine, diğer davacılar için ise ayrı ayrı 25.000,00-TL'lik kısmının kabulüne 5.000,00-TL'lik kısmının ise reddine, hükmedilen toplam 200.000,00-TL manevi tazminatın 11/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, daha önceki döneme ilişkin yasal faiz talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; idareye bağlı yurtlarda barınan kişilerin huzur ve güven içerisinde barınmalarından ve bu kişilere belli hizmetleri sağlamaktan idare sorumlu olmakla beraber, müteveffanın intiharından bir gün önce yurt arkadaşıyla yaşanan olaya güvenlik görevlilerince müdahale edildiği, konu hakkında idari tahkikat yapılması için gerekli işlemlerin başlatıldığı, olay hakkında tutanak tutulduğu, disiplin soruşturması başlatıldığı, olay sonrasında intihar girişimde bulunan davacılar yakınına güvenlik görevlilerince anında müdahale edilerek intihar girişiminin engellendiği, akabinde güvenlik görevlisi ve şoför eşliğinde hastahaneye götürülerek gerekli tıbbi müdahalenin yapılmasının sağlandığı, bu arada arayan aile bireylerine (ablası ve babasına) olay hakkında bilgi verildiği, yurda getirildikten sonra önlem olarak giriş katta bulunan başka bir odaya yerleştirildiği ve bir güvenlik görevlisinin o gece davacılar yakının odasının yakınlarında bulunduğu, ara ara odaya bakarak kontrol ettiği ve sabaha kadar güvenlik görevlisinin kontrolünde tutulduğu, daha sonra kendisini iyi hissettiğini belirtmesi üzerine odasına çıkmasına izin verildiği, olay sonrasında gayet sakin ve normal olduğunun yurt arkadaşları tarafından da beyan edildiği, idarenin yurtta kalan öğrencilerin günlük yaşamlarının her anını kontrol etmesi ve reşit birer birey olan bu kişiler hakkında sürekli olarak ailelerini bilgilendirmesinin kişilik haklarını ve özel hayatın gizliliğini ihlal edeceği, hayatın olağan akışına da aykırı olduğu ve bu kadar kalabalık ortamlarda kalan her bireyin her hareketinin kontrol edilebilmesinin hukuken ve fiilen mümkün olmadığı, davacılar yakının intihar olayında idarenin kendi üzerine düşen yükümlülük ve denetim görevini yerine getirdiğinden, meydana gelen olayda, idareye atfedilebilecek bir hizmet kusurun bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, davacıların maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden davanın reddine, bu yönden davanın kabul edilen kısımları yönünden idare mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Danıştay Sekizinci Dairesi Kararının Özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 16/05/2024 tarih ve E:2021/6500, K:2024/2902 sayılı kararıyla; Yurt yetkilileri ve öğrencilerin çoğu tarafından müteveffanın psikolojik sorunları olduğunun bilinmesine rağmen, iki öğrenci arasındaki ilk kavga olayı ve ilk intihar girişiminin aileye ve gerekli mercilere bildirilmediği, nitekim Ş. K.'nın müteveffaya tabldottaki yemeği fırlatması şeklindeki gelişen eylemin silahla yaralama olduğu ve bu durumun ilgili mercilere bildirilmediği gerekçesi ile "Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi" suçu nedeni ile yurt müdürü M.K. ile nöbetçi memur H.A. hakkında ...Asliye Ceza Mahkemesinin E:...sayılı dosyasında dava açıldığı, tabldottaki yemeğin fırlatması şeklinde gelişen eylemin silahla yaralama olduğunun bilinmediği ve olayda kast olmadığı gerekçesi ile ...tarih ve K:... sayılı kararla anılan kişiler hakkında beraat kararı verildiği, davacı yakınlarının intihar etmesinde yurt müdürü M.K. ile nöbetçi memur H.A.'nın da gerekli önlemleri almadığı ve olayda katkıları bulunduğundan bahisle anılan memurlar hakkında disiplin cezası verildiği, kavga sonrası arayan müteveffanın ablası ve babasına durumun önemi hakkında yeterince bilgi verilmediği, yine 08/05/2014 tarihinde saat 16:00 sıralarında kavgalı olan müteveffa ile Ş.K.'nın yurt müdürü M. K.'nın odasına aynı anda çağrılması ve disiplin soruşturmasına esas ifade tutanaklarını teslim etmelerinin de ikinci kavganın çıkmasında etkili olduğu, davacı ile husumeti olduğu bilinmesine rağmen Ş. K. adlı kız ile davacının aynı kata yerleştirildiği hususları dikkate alındığında, personellerinin kusurundan da sorumlu olan davalı idarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanan hizmet kusurunun somut olayda gerçekleştiği sonucuna varıldığından, davacıların uğramış olduğu zararın davalı idarece tazmin edilmesi gerektiği, bu bağlamda; hizmetin yürütülmesinden sorumlu olan idarenin, güvenlik tedbirlerini almaması, gözetim ve denetim yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmemesi ile intihar olayı arasında nedensellik bağının bulunduğu, bunun hizmet kusuruna yol açtığı, bundan kaynaklanan maddi ve manevi zararın, Anayasa'nın 125. maddesi gereği, hizmet kusuru ilkesi ve davacıların müterafik kusur oranına göre, tazmin edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik davalı idarenin istinaf isteminin kabulü ile davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile; idareye bağlı yurtlarda barınan kişilerin huzur ve güven içerisinde barınmalarından ve bu kişilere belli hizmetleri sağlamaktan idare sorumlu olmakla beraber, müteveffanın intiharından bir gün önce yurt arkadaşıyla yaşanan olaya güvenlik görevlilerince müdahale edildiği, konu hakkında idari tahkikat yapılması için gerekli işlemlerin başlatıldığı -olay hakkında tutanak tutulduğu, disiplin soruşturması başlatıldığı- olay sonrasında intihar girişimde bulunan davacılar yakınınca güvenlik görevlilerince anında müdahale edilerek intihar girişiminin engellendiği, akabinde güvenlik görevlisi ve şoför eşliğinde hastahaneye götürülerek gerekli tıbbi müdahalenin yapılmasının sağlandığı, bu arada arayan aile bireylerine (ablası ve babasına) olay hakkında bilgi verildiği, yurda getirildikten sonra önlem olarak giriş katta bulunan başka bir odaya yerleştirildiği ve bir güvenlik görevlisinin o gece davacılar yakının odasının yakınlarında bulunduğu, ara ara odaya bakarak kontrol ettiği ve sabaha kadar güvenlik görevlisinin kontrolünde tutulduğu, daha sonra kendisini iyi hissettiğini belirtmesi üzerine odasına çıkmasına izin verildiği, olay sonrasında gayet sakin ve normal olduğunun yurt arkadaşları tarafından da beyan edildiği, idarenin yurtta kalan öğrencilerin günlük yaşamlarının her anını kontrol etmesi ve reşit birer birey olan bu kişiler hakkında sürekli olarak ailelerini bilgilendirmesinin kişilik hakları ve özel hayatın gizliliği hakkını ihlal edeceği, hayatın olağan akışına da aykırı olduğu ve bu kadar kalabalık ortamlarda kalan her bireyin her hareketinin kontrol edilebilmesinin hukuken ve fiilen mümkün olmadığı hususları da dikkate alındığında müteveffa davacılar yakınının da zararlandırıcı olayda % 50 müterafik kusurunun bulunduğu sonucuna varıldığı, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; genel hükümlere göre anne ...'e ödenebilecek destekten yoksun kalma tazminatının 96.411,19-TL, baba ...'e ödenebilecek destekten yoksun kalma tazminatının ise 73.172,82-TL olduğunun belirtildiği, bu durumda, davacıların yakını müteveffanın intihar sonucu hayatını kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusuru ile davacılar yakınının müterafik kusuru bulunduğu dikkate alındığında, 96.411,19 x50/100= 48.205,60 TL'nin anne ...'e 73.172,82x50/100=36.586,41-TL'nin ise baba ...'e destekten yoksun kalma tazminatı olarak ödenmesine, davacılar istinaf başvurusunda bulunmadıklarından faize ilişkin İdare Mahkemesi kararının usulü hak olarak görülmesine karar verildiği, manevi tazminat istemi yönünden, istinaf başvurusuna konu kararın sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğu, gerekçeye ek olarak Dairece davacılar yakını müteveffanın müterafik kusuruda dikkate alındığı, Mahkemenin verdiği manevi tazminat tutarlarının yerinde olduğu kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı gerekçesiyle, ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı karara karşı yapılan; maddi tazminata ilişkin davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve kısmen anılan gerekçe ile reddine, kararın maddi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasına, Anne ... için 48.205,60 TL baba ... için 36.586,41-TL olmak üzere toplam 84.792,01 TL maddi tazminatın, 6.000,00-TL'lik kısmının 11/05/2016 tarihinden itibaren, kalan kısmının ise 18/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, müteveffanın ya da taraflarının kusurunun bulunmadığı, %50 oranında müterafik kusurlu olduğuna dair değerlendirmenin kabul edilemeyeceği, müterafik kusurun olması durumunda maddi tazminatın hesaplanması için bilirkişiden yeniden rapor alınması gerektiği, idarenin asli kusurlu olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, kusurunun bulunmadığı, temyize konu kararın aleyhe olan kısımının hukuka uygun olmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmakta olup; davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Dava; davacıların yakını ...'ün 08/05/2014 tarihinde Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüne bağlı Nizip Yurt Müdürlüğünde kaldığı odanın penceresinden atlayarak intihar etmesi sonucu ölümünde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğranılan zararının tazmini için 11/05/2016 tarihinde yapılan başvurunun ...tarih ve E:...sayılı işlem ile reddi üzerine, uğranıldığı öne sürülen zararlara karşılık anne ... için 3.000,00-TL(miktar artımı ile 96.411,19-TL) maddi, 75.000,00-TL manevi; baba ... için 3.000,00-TL (miktar artımı ile 73.172,82-TL) maddi, 75.000,00-TL manevi ve kardeşlerin her biri için ayrı ayrı 30.000,00-TL manevi olmak üzere toplamda 169.584,01-TL maddi, 270.000,00-TL manevi tazminatın olayın gerçekleştiği 08/05/2014 tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararın, davacıların maddi tazminat istemlerinin kısmen kabul edilen kısmına ilişkin faiz başlangıç tarihi açısından yapılan inceleme:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının b bendinde "temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı" hükme bağlanmıştır.
Temyize konu Mahkeme kararı taraflarca temyiz edilmiş olup; uyuşmazlıkta, talep edilen tazminatın miktar artırım dilekçesiyle artırılan kısmına yürütülecek faizin başlangıç tarihi yönünden değerlendirme yapılmıştır.
Davacının dava açarken yüksek oranlı yargılama harçları vb. nedenlerden dolayı tazmini isteminde bulundukları bedel dava dilekçesinde düşük belirtilmiş ise de, davacının tazminine karar verilmesi konusunda gerçek iradelerini yansıtan miktarın, ıslah ile arttırılan gerçek zararları olduğunun, bu gerçek zararın esasen idarelere başvuru tarihinde bir başka deyişle idarelerin temerrüde düşürüldüğü tarihte ortaya çıktığı, ancak davacı tarafından miktarı tam olarak bilinemediğinden ve tespit edilemediğinden dava açılırken talep edilemeyen bir zarar olduğunun kabulü, bu kabul doğrultusunda da miktar artırımı ile arttırılan dava değerinin tamamına davalı idarenin temerrüde düştükleri idareye başvurma tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunun kabulü gerekmektedir.
Nitekim; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 09/06/2020 tarih ve E:2019/53, K:2020/853 sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu durumda; hüküm fıkrasında 2. maddesinin "2- Anne ... için 48.205,60 TL, baba ... için 36.586,41 TL olmak üzere toplam 84.792,01 TL madde tazminatın 11/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerekmektedir.
Temyize konu diğer kısımlar yönünden yapılan incelemede;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtildiği şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 05/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/965
Karar No : 2025/4258
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR: I-(DAVALI) ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
II-(DAVACILAR) 1- ...
2- ...
...
5- ...
6- ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, davacıların çocukları/kardeşleri ...'ün Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüne bağlı Nizip Yurt Müdürlüğünde intihar etmesi sonucu ölümünde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle anne ... için 3.000,00-TL(miktar artırımı ile 96.411,19-TL) maddi, 75.000,00-TL manevi; baba ... için 3.000,00-TL(miktar artımı ile 73.172,82-TL) maddi, 75.000,00-TL manevi ve kardeşlerin her biri için ayrı ayrı 30.000,00-TL manevi olmak üzere toplamda 169.584,01-TL maddi, 270.000,00-TL manevi tazminatın olayın gerçekleştiği 08/05/2014 tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacıların yakınının intihar etmesi olayına ilişkin olarak yurt müdürü M. K. ile nöbetçi memur H. A. hakkında disiplin cezası verildiği hususu dikkate alındığında, personellerinin kusurundan da sorumlu olan davalı idarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanan hizmet kusurunun somut olayda gerçekleştiği sonucuna varıldığından, davacıların uğramış olduğu zararın davalı idarece tazmin edilmesi gerektiği, hesap bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda genel hükümlere göre belirlenen destekten yoksun kalma tazminatının ve duyulan acı üzüntü nedeniyle manevi tazminatın ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı anne ...'ün 96.411,19-TL ve baba ...'ün 73.172,82-TL olmak üzere toplam 169.584,01-TL maddi tazminat taleplerinin kabulüne, hükmedilen toplam 169.584,01-TL maddi tazminatın, 6.000,00-TL'lik kısmının 11/05/2016 tarihinden itibaren, kalan 163.584,01-TL'lik kısmının ise 18/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, daha önceki döneme ilişkin yasal faiz talebinin ise reddine; manevi tazminat isteminin davacı ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00-TL'lik kısmının kabulüne, 25.000,00-TL'lik kısmının ise reddine, diğer davacılar için ise ayrı ayrı 25.000,00-TL'lik kısmının kabulüne 5.000,00-TL'lik kısmının ise reddine, hükmedilen toplam 200.000,00-TL manevi tazminatın 11/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, daha önceki döneme ilişkin yasal faiz talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; idareye bağlı yurtlarda barınan kişilerin huzur ve güven içerisinde barınmalarından ve bu kişilere belli hizmetleri sağlamaktan idare sorumlu olmakla beraber, müteveffanın intiharından bir gün önce yurt arkadaşıyla yaşanan olaya güvenlik görevlilerince müdahale edildiği, konu hakkında idari tahkikat yapılması için gerekli işlemlerin başlatıldığı, olay hakkında tutanak tutulduğu, disiplin soruşturması başlatıldığı, olay sonrasında intihar girişimde bulunan davacılar yakınına güvenlik görevlilerince anında müdahale edilerek intihar girişiminin engellendiği, akabinde güvenlik görevlisi ve şoför eşliğinde hastahaneye götürülerek gerekli tıbbi müdahalenin yapılmasının sağlandığı, bu arada arayan aile bireylerine (ablası ve babasına) olay hakkında bilgi verildiği, yurda getirildikten sonra önlem olarak giriş katta bulunan başka bir odaya yerleştirildiği ve bir güvenlik görevlisinin o gece davacılar yakının odasının yakınlarında bulunduğu, ara ara odaya bakarak kontrol ettiği ve sabaha kadar güvenlik görevlisinin kontrolünde tutulduğu, daha sonra kendisini iyi hissettiğini belirtmesi üzerine odasına çıkmasına izin verildiği, olay sonrasında gayet sakin ve normal olduğunun yurt arkadaşları tarafından da beyan edildiği, idarenin yurtta kalan öğrencilerin günlük yaşamlarının her anını kontrol etmesi ve reşit birer birey olan bu kişiler hakkında sürekli olarak ailelerini bilgilendirmesinin kişilik haklarını ve özel hayatın gizliliğini ihlal edeceği, hayatın olağan akışına da aykırı olduğu ve bu kadar kalabalık ortamlarda kalan her bireyin her hareketinin kontrol edilebilmesinin hukuken ve fiilen mümkün olmadığı, davacılar yakının intihar olayında idarenin kendi üzerine düşen yükümlülük ve denetim görevini yerine getirdiğinden, meydana gelen olayda, idareye atfedilebilecek bir hizmet kusurun bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, davacıların maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden davanın reddine, bu yönden davanın kabul edilen kısımları yönünden idare mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Danıştay Sekizinci Dairesi Kararının Özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 16/05/2024 tarih ve E:2021/6500, K:2024/2902 sayılı kararıyla; Yurt yetkilileri ve öğrencilerin çoğu tarafından müteveffanın psikolojik sorunları olduğunun bilinmesine rağmen, iki öğrenci arasındaki ilk kavga olayı ve ilk intihar girişiminin aileye ve gerekli mercilere bildirilmediği, nitekim Ş. K.'nın müteveffaya tabldottaki yemeği fırlatması şeklindeki gelişen eylemin silahla yaralama olduğu ve bu durumun ilgili mercilere bildirilmediği gerekçesi ile "Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi" suçu nedeni ile yurt müdürü M.K. ile nöbetçi memur H.A. hakkında ...Asliye Ceza Mahkemesinin E:...sayılı dosyasında dava açıldığı, tabldottaki yemeğin fırlatması şeklinde gelişen eylemin silahla yaralama olduğunun bilinmediği ve olayda kast olmadığı gerekçesi ile ...tarih ve K:... sayılı kararla anılan kişiler hakkında beraat kararı verildiği, davacı yakınlarının intihar etmesinde yurt müdürü M.K. ile nöbetçi memur H.A.'nın da gerekli önlemleri almadığı ve olayda katkıları bulunduğundan bahisle anılan memurlar hakkında disiplin cezası verildiği, kavga sonrası arayan müteveffanın ablası ve babasına durumun önemi hakkında yeterince bilgi verilmediği, yine 08/05/2014 tarihinde saat 16:00 sıralarında kavgalı olan müteveffa ile Ş.K.'nın yurt müdürü M. K.'nın odasına aynı anda çağrılması ve disiplin soruşturmasına esas ifade tutanaklarını teslim etmelerinin de ikinci kavganın çıkmasında etkili olduğu, davacı ile husumeti olduğu bilinmesine rağmen Ş. K. adlı kız ile davacının aynı kata yerleştirildiği hususları dikkate alındığında, personellerinin kusurundan da sorumlu olan davalı idarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanan hizmet kusurunun somut olayda gerçekleştiği sonucuna varıldığından, davacıların uğramış olduğu zararın davalı idarece tazmin edilmesi gerektiği, bu bağlamda; hizmetin yürütülmesinden sorumlu olan idarenin, güvenlik tedbirlerini almaması, gözetim ve denetim yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmemesi ile intihar olayı arasında nedensellik bağının bulunduğu, bunun hizmet kusuruna yol açtığı, bundan kaynaklanan maddi ve manevi zararın, Anayasa'nın 125. maddesi gereği, hizmet kusuru ilkesi ve davacıların müterafik kusur oranına göre, tazmin edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik davalı idarenin istinaf isteminin kabulü ile davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile; idareye bağlı yurtlarda barınan kişilerin huzur ve güven içerisinde barınmalarından ve bu kişilere belli hizmetleri sağlamaktan idare sorumlu olmakla beraber, müteveffanın intiharından bir gün önce yurt arkadaşıyla yaşanan olaya güvenlik görevlilerince müdahale edildiği, konu hakkında idari tahkikat yapılması için gerekli işlemlerin başlatıldığı -olay hakkında tutanak tutulduğu, disiplin soruşturması başlatıldığı- olay sonrasında intihar girişimde bulunan davacılar yakınınca güvenlik görevlilerince anında müdahale edilerek intihar girişiminin engellendiği, akabinde güvenlik görevlisi ve şoför eşliğinde hastahaneye götürülerek gerekli tıbbi müdahalenin yapılmasının sağlandığı, bu arada arayan aile bireylerine (ablası ve babasına) olay hakkında bilgi verildiği, yurda getirildikten sonra önlem olarak giriş katta bulunan başka bir odaya yerleştirildiği ve bir güvenlik görevlisinin o gece davacılar yakının odasının yakınlarında bulunduğu, ara ara odaya bakarak kontrol ettiği ve sabaha kadar güvenlik görevlisinin kontrolünde tutulduğu, daha sonra kendisini iyi hissettiğini belirtmesi üzerine odasına çıkmasına izin verildiği, olay sonrasında gayet sakin ve normal olduğunun yurt arkadaşları tarafından da beyan edildiği, idarenin yurtta kalan öğrencilerin günlük yaşamlarının her anını kontrol etmesi ve reşit birer birey olan bu kişiler hakkında sürekli olarak ailelerini bilgilendirmesinin kişilik hakları ve özel hayatın gizliliği hakkını ihlal edeceği, hayatın olağan akışına da aykırı olduğu ve bu kadar kalabalık ortamlarda kalan her bireyin her hareketinin kontrol edilebilmesinin hukuken ve fiilen mümkün olmadığı hususları da dikkate alındığında müteveffa davacılar yakınının da zararlandırıcı olayda % 50 müterafik kusurunun bulunduğu sonucuna varıldığı, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; genel hükümlere göre anne ...'e ödenebilecek destekten yoksun kalma tazminatının 96.411,19-TL, baba ...'e ödenebilecek destekten yoksun kalma tazminatının ise 73.172,82-TL olduğunun belirtildiği, bu durumda, davacıların yakını müteveffanın intihar sonucu hayatını kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusuru ile davacılar yakınının müterafik kusuru bulunduğu dikkate alındığında, 96.411,19 x50/100= 48.205,60 TL'nin anne ...'e 73.172,82x50/100=36.586,41-TL'nin ise baba ...'e destekten yoksun kalma tazminatı olarak ödenmesine, davacılar istinaf başvurusunda bulunmadıklarından faize ilişkin İdare Mahkemesi kararının usulü hak olarak görülmesine karar verildiği, manevi tazminat istemi yönünden, istinaf başvurusuna konu kararın sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğu, gerekçeye ek olarak Dairece davacılar yakını müteveffanın müterafik kusuruda dikkate alındığı, Mahkemenin verdiği manevi tazminat tutarlarının yerinde olduğu kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı gerekçesiyle, ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı karara karşı yapılan; maddi tazminata ilişkin davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve kısmen anılan gerekçe ile reddine, kararın maddi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasına, Anne ... için 48.205,60 TL baba ... için 36.586,41-TL olmak üzere toplam 84.792,01 TL maddi tazminatın, 6.000,00-TL'lik kısmının 11/05/2016 tarihinden itibaren, kalan kısmının ise 18/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, müteveffanın ya da taraflarının kusurunun bulunmadığı, %50 oranında müterafik kusurlu olduğuna dair değerlendirmenin kabul edilemeyeceği, müterafik kusurun olması durumunda maddi tazminatın hesaplanması için bilirkişiden yeniden rapor alınması gerektiği, idarenin asli kusurlu olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, kusurunun bulunmadığı, temyize konu kararın aleyhe olan kısımının hukuka uygun olmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmakta olup; davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Dava; davacıların yakını ...'ün 08/05/2014 tarihinde Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüne bağlı Nizip Yurt Müdürlüğünde kaldığı odanın penceresinden atlayarak intihar etmesi sonucu ölümünde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğranılan zararının tazmini için 11/05/2016 tarihinde yapılan başvurunun ...tarih ve E:...sayılı işlem ile reddi üzerine, uğranıldığı öne sürülen zararlara karşılık anne ... için 3.000,00-TL(miktar artımı ile 96.411,19-TL) maddi, 75.000,00-TL manevi; baba ... için 3.000,00-TL (miktar artımı ile 73.172,82-TL) maddi, 75.000,00-TL manevi ve kardeşlerin her biri için ayrı ayrı 30.000,00-TL manevi olmak üzere toplamda 169.584,01-TL maddi, 270.000,00-TL manevi tazminatın olayın gerçekleştiği 08/05/2014 tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararın, davacıların maddi tazminat istemlerinin kısmen kabul edilen kısmına ilişkin faiz başlangıç tarihi açısından yapılan inceleme:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının b bendinde "temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı" hükme bağlanmıştır.
Temyize konu Mahkeme kararı taraflarca temyiz edilmiş olup; uyuşmazlıkta, talep edilen tazminatın miktar artırım dilekçesiyle artırılan kısmına yürütülecek faizin başlangıç tarihi yönünden değerlendirme yapılmıştır.
Davacının dava açarken yüksek oranlı yargılama harçları vb. nedenlerden dolayı tazmini isteminde bulundukları bedel dava dilekçesinde düşük belirtilmiş ise de, davacının tazminine karar verilmesi konusunda gerçek iradelerini yansıtan miktarın, ıslah ile arttırılan gerçek zararları olduğunun, bu gerçek zararın esasen idarelere başvuru tarihinde bir başka deyişle idarelerin temerrüde düşürüldüğü tarihte ortaya çıktığı, ancak davacı tarafından miktarı tam olarak bilinemediğinden ve tespit edilemediğinden dava açılırken talep edilemeyen bir zarar olduğunun kabulü, bu kabul doğrultusunda da miktar artırımı ile arttırılan dava değerinin tamamına davalı idarenin temerrüde düştükleri idareye başvurma tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunun kabulü gerekmektedir.
Nitekim; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 09/06/2020 tarih ve E:2019/53, K:2020/853 sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu durumda; hüküm fıkrasında 2. maddesinin "2- Anne ... için 48.205,60 TL, baba ... için 36.586,41 TL olmak üzere toplam 84.792,01 TL madde tazminatın 11/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerekmektedir.
Temyize konu diğer kısımlar yönünden yapılan incelemede;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtildiği şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 05/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.