‹ Ana sayfa
Danıştay8. Daireİdare Hukuku

Danıştay 8. Daire E.2024/5396 K.2025/3033

Esas No: 2024/5396 · Karar No: 2025/3033 · Karar Tarihi: 19.03.2025
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/5396
Karar No : 2025/3033

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Üniversitesi

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi 5. sınıf öğrencisi olan davacının azami öğrenim süresini doldurduğundan bahisle ... tarih ve ... sayılı Üniversite Senatosu kararına istinaden kaydının silinmesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 2547 sayılı Kanun'un Geçici 67. maddesinin yürürlüğe girdiği 26.11.2014 tarihinde lisans öğrencisi olduğu tartışmasız olan davacının, azami süresinin hesaplanmasında 26.11.2014 tarihinden önceki öğrenim sürelerinin değerlendirme dışında bırakılması gerektiği, önceki öğrenim süresi ile kastedilenin ise öğrenim dönemi olduğu, zira aksinin kabulü halinde, ders dönemine başlayan bir öğrencinin dönemi tamamlayamadan üniversite ile ilişiğinin kesilmesi sonucunun doğacağı, bu durumun ise geçici maddenin getiriliş amacına aykırı olduğu, davacının azami öğrenim süresinin 2014-2015 eğitim öğretim yılı bahar döneminden itibaren hesaplanması gerektiği ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla davacının henüz azami öğrenim süresini doldurmadığı, davacının 9 yıllık öğrenim süresinin 2023-2024 akademik yılının güz döneminin sonunda dolacağı görüldüğünden, davacının azami öğrenim süresini doldurduğundan bahisle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının azami süresini doldurmuş olması nedeniyle ilişiğinin kesilmesi yönünde tesis edilen işlemin mevzuata uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 44. maddesinin (c) fıkrasında; öğrencilerin, öğrenim süresi altı yıl olan lisans programlarını azami dokuz yıl içinde tamamlamak zorunda oldukları belirtilmiştir. Aynı Kanun'a 26.11.2014 tarih ve 29187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 6569 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile eklenen Geçici 67. maddesinde ise; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim sürelerinin dikkate alınmayacağı düzenlenmiştir. Böylece 26.11.2014 itibarıyla yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami süreler baştan başlatılmıştır.
Yukarıda bahsi geçen Geçici 67. madde uyarınca getirilen azami öğretim sürelerine ilişkin düzenlemelerin, derslerin dönemlik verildiği okullarda; 26.11.2014 tarihinden sonraki ilk eğitim öğretim dönemi olan 2014-2015 eğitim-öğretim yılı bahar döneminden itibaren uygulanmaya başlanılmasının, derslerin yıllık olarak verildiği ve sınıf geçme sisteminin uygulandığı okullarda ise; 26.11.2014 tarihinden sonraki 2015-2016 eğitim-öğretim yılı güz döneminden itibaren uygulanmaya başlanılmasının hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklamayla ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 19/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?